1 Temmuz 2016 10:01

2000'li yılların en dikkat çeken 14 İngiliz dizisi

İngiliz dizileri, hep bir ekol oldu. 2000'lerde hayatımıza giren ve kesinlikle izlemeniz gereken İngiliz dizileri bir arada.

Televizyonculuk geleneğinden ve bir televizyonculuk tarihinden bahsedeceksek, İngilizlerden bağımsız iki cümle kuramayız. Kamu yayıncılığının en nadide eserlerini onlarla birlikte gördük, onlarla birlikte izledik. Dünyanın her yerinde izlenen efsane dizilere yıllardır imza attılar ve atmaya da evam ediyorlar. Yakın zamanda da İngiliz dizileri, anaakımın büyük bir parçası haline geldi Amerikan kültüründe. Önce Doctor Who vardı, bundan bahsedeceğiz. Sonra Downton Abbey geldi, sonra da Benedict Cumberbatch ile bir ekol haline gelen Sherlock'u izledik. Bu saydıklarımızdan Downton Abbey dışında hepsi devam ediyor. Bir blogta dolaşırken Sherlock ve Doctor Who gifleriyle, görselleriyle karşılaşmanız kaçınılmaz oldu artık. Hepsinin yayınlanan her bölümü gündem oluyor, karakterleri ve oyuncuları hakkında onlarca şey okuyor, onlarca şey duyuyoruz. Fakat en büyük dezavantajları, dizilerin kısa sezonlardan oluşması. Birkaç bölümle tüm bir yılınızı esir alabiliyorlar. Genellikle 8-9 bölümden oluşan sezonları bitirip daha sonra sanki bir ömür bekliyormuş gibi yeni sezonunu bekliyorsunuz. Bunun dışında İngiliz dizileri, beğenmeme riskinizi en aza indiren ekollerden birisi. İngilizce dizi izleyereK dil öğrenebilmek çabasıyla başlayan süreci, kısa vadede "Sherlock'un yeni sezonu biraz daha gelmezse cinnet geçireceğim" gibi sitem dolu cümlelere evirdi İngiliz dizileri. İngiliz gerilim dizileri en iyi korkutan, İngiliz komedi dizileri en iyi güldürendir. Madem öyle, 2000'lerin en iyi İngiliz dizilerinden tavsiye edebileceğimiz 14 tanesini sıraladık.

Fresh Meat


Amerikan komedileri elbette çok seviliyor. Bunun Friends'i, Seinfeld'i var. Ancak İngiliz komedi dizileri, birçok noktada Amerikan komedilerinden daha iyidir. Bunu sağlayan en büyük avantaj da, İngiliz dizilerinin sanür kapsamı dışında tutulması. Özel kablolu yayın dizileri, her zaman Amerikan dizilerinden daha kaliteli ve daha rahattır çünkü senaristlerin omzunda baskıcı bir sansür gözü yoktur. Madem gerçek hayatta sansür yok, neden dizilerde olsun ki?
Fresh Meat, işte bu yüzden sıradan bir kanalda yayınlanamayacak olsa da kendine yer bulabiliyor. Bununla birlikte olabildiğince eğlenceli. Üniversitedeki ilk yılında olan gençlerin birlikte bir evde yaşamak zorunda kalmasıyla başlıyor. İlk üniversite yılınızda yaşadığınız zorlukları ve güzellikleri hatırlıyor musunuz? Hatırlamasanız da makul nedenleriniz vardır, üzerinden geçen zaman da değil bunun nedeni tabii. Her neyse, Fresh Meat bu yüzden oldukça gerçekçi.

Threesome


İngiliz dizileri gerçekten çok rahat derken şaka yapmıyorduk. Threesome'ın bir benzerini Türkiye'de yayınlayacak bir kanal bulabilmek mümkün değildir muhtemelen. Üç arkadaşın çok alkollü oldukları bir gece birlikte olmaları, daha sonra da içlerinden kadın olanın (Alice) hamile kalmasıyla işler karışıyor Threesome'da. Peki, sonra ne oluyor? Çocuğu üçü birlikte büyütmeye karar veriyorlar. Bu zor süreç, diziyi baştan sona alıp götürüyor.
Being Human


İsminin Türkçe karşılığı "İnsan Olmak", ki bu tek başına oldukça çekici yapıyor. Gerçeküstü kabul edilebilecek dizide vampirler ve kurt adamlar var. Ancak senaryo, bu kurt adam ve vampir klişesinden çok daha derin. Evinden çıkma fobisi olan bir kişinin, cinsel ilişki bağımlısı bir kişinin ve öfke problemleri nedeniyle birlikte yaşamak ile topluma adapte olmak gibi konularda sıkıntı yaşayan bir adamınn hikayesi aslında bu. Daha sonra bu karakterler hayaletlere, vampirlere ve kurt adamlara dönüşüyor. İşte şimdi işler güzelleşmeye başladı!
Peep Show


İngiliz dizileri genellkle kısa ömürlü oluyor, yayıncılık geleneklerine göre. Fakat Peep Show, 2003'te yayınlanmaya başladığından beri, yayıncısının en uzun süredir devam eden dizisi. Karakterleri rahatsız edici ve utanç verici durumlar içinde bırakmak üzerine kurulu olan İngiliz sit com geleneğini, 2003'te başladığı gün itibariyle müthiş bir başarıyla devam ettirdi dizi.


HER ZAMAN DOĞRU YATIRIM ZAMANIDIR!

The Hour


Şimdiye kadarkilerinin içinde en hafife alınanlardan birisi The Hour. Skyfull'dan tanıdığımız Ben Whishaw, The Wire'dan Dominic West ve Atonement'tan Romola Gatai, dramanın kurallarını bu diziyle tekrar belirledi. Üstelik tam bir dönem dizisi. 1950'lerin İngiltere'sinde geçen öykülere tanık olmak kimi mutlu etmez ki? Bir grup gazetecinin 1950'lerde araştırmacı gazeteci yaparak çıkardığı derginin öyküsünü anlatıyor The Hour. Öyle de başarılı ki, uzaklaşamıyorsunuz.

Him & Her


Yirmili yaşlarında ve tembel bir çift. Söyleyeceklerimiz bu kadar. Böyle sıradan bir öykünün haliyle diğer dizilere benzemesini bekliyor insan. Ancak sizi temin ederiz Him & Her, bir Whitney değil. Russell Tovey ve Sarah Solemani'nni başrolleri paylaştiği Him & Her, Steve ve Becky'nin ve karmaşık arkadaş ilişkilerinin etrafında dönüyor. Bu da yine bilindik İngiliz dizilerine benzetmenize neden olabilir. Ancak sıradan İngiliz dizilerine benzeyen en güzel yanı, birkaç bölüm kaçırsanız bile kolaylıkla konuyu yakalayabilmenizi sağlaması. Güçlü bir şekilde örülen diyaloglar da cabası.
Doctor Who


En tanındık, en bilindik olanına sıra geldiğinde şler dğeişir. Hiçbir şey Doctor Who'dan daha iyi dğeildir. Hala en uzun süredir devam eden bilim kurgu dizisi unvanını elinde bulunduruyor. BBC'de 1963 yılında yayın hayatına başladı Doctor Who. BBC için büyük bir başarı öyküsü haline geldi. Dünya çapında büyük bir üne kavuştu. Çok fazla dizi Doctor Who'daki kadar başarılı bir katharsis etkisi yaratamadı.
Ayrıca, düşündüğünüz zaman Doctor Who gerçekten dahice bir konsepte sahip. Bir tane ana karakter var, asla, hiçbir şekilde ölmüyor ve bir zaman makinesinin içinde yaşıyor. Bu zaman makinesi kendisinin zaman, gezegenler, evrenler ve gerçeklikler arasında gezmesini sağlıyor. Doctor Who'yu canlandıran oyuncular yaşlansa da, dizi her seferinde buna bir çözüm buldu: Doctor kendisini rejenere etti. Yeni bir vücutla ve her seferinde. Böylelikle dizi, birçok farklı aktörle çalışıp uzun vadeli olabilme şansını yakaladı.
Black Mirror


Türkiye'de hayli popüler olan bu fütürist dizi, dünyanın her yerinde dikkatleri üzerine çekti. The Twilight Zone veya Tales of the Unexpected kadar vurucu olarak tanımlanan herhangi bir diziyi izlememe şansınız var mı, bizce yok. Black Mirror, antoloji dizileri tarzını American Horror Story gibi koruyor. Üstelik her bölümde farklı oyuncular, farklı gerçeklikler ve farklı bir ortam canlandırılıyor.
Teknolojinin karanlık tarafını yakalayıp "böyle olsa e olurdu" diye saatlerce düşünebilmek, gerilmek, rahatsız olmak, evinizdeki teknolojik aletlerden kurtulmak istiyorsanız, Black Mirror tam sizlik. Çünkü bu konuda aslında çok da fazla seçeneğiniz yok.

Shameless

Showtime'ın 2011'de başlayıp başladığı günden beri büyük eleştirilerin odağı haline gelen dizisi Shameless'ten yedi yıl kadar önce bu Shameless vardı! 2004'te başlayan dizi ABD yapımı Shameless ile aynı temelde birleşiyor. Gallagher ailesi, yine illegal yollarla hayatını sürdürmeye çalışıyor. Bu arada dizinin, Türkiye'de de bir uyarlamasının çekileceği söylentisi sıklıkla duyuluyor.

The Fall


Gillian Anderson, The Fall'u izlemeniz için belki de en büyük neden. Hala ikna olmadıysanız, bir de konusunu anlatallı. CSI ve Luther kadar etkileyici bir suç dizisi The Fall. Kuzey Irlanda'da geçen dizi, bir dedektifin bir seri katilin peşine düşmesini anlatıyor. Evet, dedektif rolünde Anderson var.

Misfits



Kolaylıkla anlatılamaz, ama es de geçilemez bir dizi. Bir kez içine girdiğinizde, kurtulmanız pek de olası değil. Aşırı derecede bağımlılık yapıyor. Kamu görevini yerine getiren birkaç gencin yaşadıklarını izlerken kendilerini birden süper güç sahibi yapan bir yıldırımın düşmesiyle şaşkına dönüyorsunuz. Zaten dizi de esasen bundan sonra başlıyor.

Sherlock


Sherlock Holmes'un hikayesi gerçekten yaşlı, ama asla eskimiyor. Robert Downey Jr ve Jude Law'lı 2009 yapımı filmden sonra (yönetmeni Guy Ritchie'ydi) Sherlock yeniden bir modern pop kültür ögesi olarak üretilmeye başladı. Ancak Sir Arthur Conan Doyle'un eserinin hakkını en iyi şekilde veren yapım, Benedict Cumberbatch'i kdrosunda bulundurduğu için bile 10 farkla maçı kazanıyor gibi görünen BBC yapımı Sherlock dizisi oldu. Sherlock benzer öyküleri ve kötüleri barındırıyor gibi görünse de onları hep başarılı bir şekilde modernize etti. Hakkında çok şey söylemeye esasen gerek de yok.
Downton Abbey


Bu dizinin Amerika'da ve dünyanın büyük bir kısmında popüler olmasının önemli bir nedeni var: İngiliz aksanına hepimiz bayılıyoruz ve Downton Abbey bize sınırsız İngiliz aksanı vadediyor. Harry Potter filmlerinden tanıdığımız Dame Maggie Smith de işin içine dahil olunca, mümkün değil Downton AbbeY'den uzak durmak. 1900'lerin başında geçen dönem dizisi, neredeyse her bölümde bir "Hadi be!" noktası veriyor izleyiciye.

Episodes

Matt LeBlanc, şu Friends'teki Joey değil mi? Evet, ta kendisi! Ne işi var bir İngiliz dizisinde? Aslında çok işi var. Çünkü bu İngiliz dizisi, ikisi de senarist olan bir çiftin İngiltere'den Amerika'ya davet edilip bir televizyon dizisi yapmaları için çağırılıyor. Eh, dizinin başrolü kim? "Friends'teki Joey!"
İnanılmaz ustaca kurulmuş öykü, televizyonculuğa ve dizi sektörüne çok yakından bakma fırsatı ve İngiliz aksanı ile Amerikan aksanının karşılıklı mücadelesi. Bazen, çok tutan bir işi yapmak daha sonra başınıza çok fazla iş açabiliyor.
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir