28 Aralık 2016 21:55

2016'nın batan filmleri

Film çekilmek için toplanan bütçeleri gişelerden toplayamayan yapımlar.

Bir film kağıt üzerinde doğup, kamera karşısında hayat bulsa da gösterim ve dağıtım sırasında belli sorunlar yaşadığı zaman ölümle burun buruna gelebiliyor. Çünkü film için bütçeyi denkleştiren yapımcılar, filmleri göstererek bu paralarının karşılığını almak istiyorlar. Ancak gelin görün ki dünyanın en büyük sinemacıları bile bu evrede çuvallayabiliyor. Gelin şimdi 2016’nın “batan filmlerine” bir göz atalım.


Snowden
Scarface’nin senaristi, Natural Born Killers ve Platoon gibi kült filmlerin de yönetmeni olan yılların Oliver Stone’sini bu listenin başındaki bir filmin yönetmeni olarak görmek gerçekten üzücü. Ancak sinema gibi büyük paralar dönen bir sektörde kazanmak da kaybetmek de büyük oluyor. Her zaman olduğu gibi gösterişli Amerika’nın hastalıklı tarafına bakan Stone bu sefer de Merkezi İstihbarat Teşkilatı ve Ulusal Güvenlik Dairesi’nde çalışan Edward Snowden’in, Pentagon’a ait gizli belgeleri nasıl sızdırdığını beyazperdeye aktarıyor. Snowden şimdilerde Rusya’da sığınmacı olarak yaşayan bir kişidir. Tabi böylesine bir adamın biyografisini çekmek için bütçe toplamak pek kolay olmamıştır. Şimdi ise yapımcılar bu topladıkları bütçenin altında kalmış durumdalar. Çünkü filmin 40 milyon doları bulan bütçesine rağmen yapımın ABD’deki vizyon hasılatı 20 milyonu biraz aştı. Dünya çapından gelen gelir ile beraber 31 milyon dolara çıkan hasılat yapımcıları tamamen batırmış durumda. Bu durumda herhalde faturanın büyük kısmı Stone’ye çıkacaktır. Ki yapımcılardan daha önce Stone ile çalışmış isimler de vardı.



Zoolander 2
Şimdi Zoolander’in ilk filmine gülmediğinizi iddia etmeyin. Ancak 2016’da çıkan bu devam filmini herkes gibi siz de pek sevmemiş olabilirsiniz. Herhalde birçok seyirci de sizinle aynı duyguları paylaşıyor olmalı ki Zoolander’e talep, oldukça azalmış. Serinin ilk filmine göre neredeyse %100 artış gösteren yapım bütçesine karşılık gişede elde edilen hasılat aynı kaldı. Hatta filmin yalnız ABD hasılatına bakacak olursak Zoolander 45 milyon dolar kazanç sağlamışken Zoolander 2 30 milyonu bulamadı. Ancak yine de 50 milyonluk bütçe ile 56 milyon dolar kazanan film tam anlamıyla batmaktan kurtuldu. Son anda.


The Huntsman: Winter's War
Türkiye’de Pamuk Prenses ve Avcı ismi ile vizyona çıkan film, herkesin bildiği Pamuk Prenses masalını daha önce görmediğimiz bir açıdan beyazperdeye taşımıştı. Ancak serinin ikinci filmi yani “Winter’s War” ilk yapımdaki başarının çok çok aşağısında kaldı. İlk filme göre daha geniş bir senaryo ekibi ile çalışan film, yönetmen koltuğuna daha önce görsel efekt departmanlarında çalışan Cedric Nicolas-Troyan’ı getirmişti. İlk filmin yönetmeni Rupert Sanders’in, ilk uzun metraj deneyimini bu filmle yaşadığını düşündüğümüzde bu değişim çok da önemli görülmemişti. Ancak işler öyle olmamış anlaşılan. Çünkü ilk film, 170 milyon dolarlık bütçesiyle dünya çapında 400 milyon dolara yaklaşan bir hasılat elde etmişti. Bu sefer yapımcılar bütçeyi 115 milyon dolara çekmeyi başardı ancak gişede pek bir gelişim sağlayamadılar. The Huntsman: Winter's War ABD’de 48, dünya çapında ise yaklaşık 165 milyon bütçe yapabildi. Yapımcıların cimriliğe kaçmamaları gerektiğini anlaşılmıştır herhalde.


The BFG
2016’nın en büyük hayal kırıklıklarından biri herhalde Steven Spielberg’in hem yapımcılığını hem de yönetmenliğini yaptığı “The BFG” filmidir. “Big Friendly Giant” (Büyük dost dev) kelimelerinin kısaltılmışı olan BFG Roald Dahl’ın aynı isimli öyküsünden uyarlanmıştı. Sinemayla çok haşır neşir olmayanların bile bildiği bir isim olan Steven Spielberg’in böylesine bir yapımcılık hatasına düşmesi herkesi şaşırtmış olsa gerek. Hele bir de yapımcı ve dağıtımcı şirket olarak Disney’in de içinde olduğu bir film nasıl olur da batmaktan son anda kurtulur. Normal şartlarda hem Spielberg hem Disney varsa bir filmin milyon değil milyar dolarlar kazanması beklenirdi. Demek ki her şey isme bakmıyormuş. Çalışmayan “zeki çocuklar” 140 milyon dolarlık bütçe ile ABD’de yalnızca 55 milyon dolar kazanabiliyormuş. Film, yurt dışı satışları sonrası düze çıktı ancak ne Disney ne de Spielberg toplamda edilen 40 milyon dolarlık bir karı önemsemeyecektir.


Ben – Hur
Ben – Hur da batar. Böylesine büyük bir öykünün, şimdiki yapım bütçeleri göz önüne alındığında çok da astronomik olmayan bir bütçeyi çıkartamaması gerçekten çok üzücü. 100 milyon dolar ile dünya çapında 94 milyon dolarlık hasılat elde eden bu epik film gözlerimiz önünde erimiş. Amerika’da yalnızca 26 milyon dolar kazanan film ne yazık ki batmaktan kurtulamadı. 1959 yılında Lew Wallace’nin bu eserini beyazperdeye uyarlanan ve 11 dalda Oscar kazanan film nerede bu film nerede.


AHMET TOĞAÇ
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir