4 Ağustos 2016 20:02

5 filmde Zeki Demirkubuz sineması

Bağımsızlar çağının en önemli yönetmenlerinden olan Zeki Demirkubuz'un kendine has filmleri.

90'ların ortaları ile beraber Türk Sineması, tarihinde daha önce hiç görmediği bir döneme girmiştir. Sinema tarihçileri tarafından post-yeşilçam ya da daha sık kullanımı ile "Bağımsızlar" ismi bu dönemi tanımlamaktadır. Bu döneme bağımsızlar adının verilmesindeki sebep kriz üstüne kriz yiyen Türk Sineması'nın artık kar getirmeyen bir alan oluşu sebebi ile yapımcıların sektörden çekilmesidir. Böylece her önüne gelenin giremediği film sektörü artık "bağımsızlaşmıştır". Sinemacılar bir yandan özgürleşirken bir yandan da özellikle son birkaç seneye kadar kısıtlı olanaklarla film yapmışlardı. Zeki Demirkubuz ise bu dönemin ilk ve en önemli yönetmenlerinden biridir. Onun filmlerini bir bütünlük içinde yorumlamak mümkün. Her filmi birbirini andırırken bir yandan da birbirlerinden bağımsızdırlar. Belki de onu dönem içinde böylesine önemli kılan temel konu budur. Öznel hikayelere yönelen Türk Sineması içinde uzun bir süre daha Zeki Demirkubuz'u görmemiz muhtemel.


C Blok - 1994
Krzysztof Kieslowski'nin "A Short Film About Love" filminden ciddi biçimde etkilenen Zeki Demirkubuz, Kieslowski'nin başka filmlerinden de mizansenlerini bu yapıma aktarmıştır. Zeki Demirkubuz'un ilk filmi olan C Blok, yönetmenin sinema anlayışındaki birçok öğeyi içeriyor. Saplantılı, kendini sosyal hayattan soyutlanmış veya trajedi içindeki karakterlerin hikayesini neredeyse her filmde anlatan yönetmen, sinemasının yapıtaşlarını bu filminde oturtuyor. Zeki Demirkubuz C Blok'a, "Oyuncu yönetimi açısından en kötü filmim" diye yorumda bulunmuştur. Yönetmenin sinemasına canı gönülden hayran olanlar da genel olarak yönetmenle aynı fikirdedir. Hatta bazıları o kadar ileriye gitmiştir ki yönetmenin, kendini etkileyen filmlerdeki sahneleri C Blok'a uyarlamak yerine direkt olarak kopyaladığını iddia etmektedir. Ancak Fikret Kuşkan'ın oynadığı kapıcı karakterinin blok apartman içindeki aşkına ulaşabilme "macerası" Zeki Demirkubuz sinemasını tanımak için uygun bir program.


Masumiyet - 1997
Zeki Demirkubuz'un asıl üne sahip olmasını sağlayan film Masumiyet'tir. Bu durumda seyircilerin yakından tanıdığı Derya Alabora, Güven Kıraç ve Haluk Bilginer gibi isimlerin filmde rol almasının payı tartışılmaz. Ancak yine de asıl başarı tabi ki de Zeki Demirkubuz'un oluşturduğu hikayede yatıyor. Hayata çocuğu ile beraber tutunmaya çalışan bir hayat kadını Uğur, onun saplantılı aşığı Bekir ve senelerin yıpratamadığı ikili ile bir otelde tanışan Yusuf. Sıkıntılı hayat şartları altındaki insanlar için fazlasıyla saf biri olan Yusuf, "sert" ikilinin arkadaşı oldukça ikisinin de yaşamını neredeyse onlardan bile çok sahiplenmeye başlar. Masumiyet ile çapraz hikayeye sahip olan "Kader" filmi, Uğur ile Bekir'in tanışma hikayelerine odaklanıyor.


Yazgı - 2001
Dışarıdan bakıldığında "tam bir Zeki Demirkubuz filmi" diyebileceğiniz bir yapım olan Yazgı, aslında Albert Camus'un Yabancı isimli romanından uyarlanmıştır. Zaten edebiyattan fazlası ile yardım alan Zeki Demirkubuz, bu sefer de kendinden beklenen şekilde tam bir uyarlama yapmak yerine Albert Camus'dan etkilenerek filmini oluşturmuştur. Hatta filmdeki sorgu sahnesinde komiserin Musa karakterine söylediği "Bir roman karakterine benziyorsun" repliği de uyarlamanın film içindeki dışavurumu olarak kabul edilebilir. Annesinin ölümüne tepki vermediği gibi kendisine yapılan evlenme teklifini çok sıradan şekilde karşılayan "ruhsuz" bir adamdır. Fazlası ile tepkisiz Musa, Albert Camus'un Meursaul'tunun beyazperdeki görüntüsü olsa da Zeki Demirkubuz'un öteki karakterleri ile "akraba" bile sayılabilir.


Kader - 2006
Daha önce Masumiyet filmini anlatırken hikayesininden bahsettiğimiz Kader, Zeki Demirkubuz'un en popüler filmlerinden biridir. Film, birçok sahnesi ile izlemeyen insanların bile akıllarına kazınmıştır. Bekir, ailesinin kendine belirlediği kaderi delip kendine yeni bir kader çizmiştir. Çalıştığı dükkana gelen kadına aşık olan Bekir, hayatını tamamen bu kadına adar. Kadının ise başka bir aşığı vardır, Zagor. Masumiyet'teki Uğur-Bekir ilişkisinin aksine Kader'de sürekli uzaklaşan bir Uğur ve sürekli sevdiğinin peşinden gelen Bekir görüntülerini izliyoruz. Bu ikilinin geçirdiği iki dönem de başka hikayelere odaklansa da karakterlerin ortak noktası isteseler de ayrılamamalıdır. Kader işte.


Yeraltı - 2012
Sırada Zeki Demirkubuz'dan gelen yine bir "yarı uyarlama" film var. Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar romanından esinlenen film, Muharrem'in roman yazarak ödül alan arkadaşı ile hesaplaşmasını anlatıyor. Fikirlerinin çalındığını düşünen Muharrem'in yıpranmış ruh hali yönetmenin kamera açıları ile seyirciye verilmeye çalışılır. Karakterin dağınık zihni, televziyondan, camlardan veya aynalardan yansıtılır. Böylece "bin parçaya ayrılan karakter" bir yandan da yakın geçmişi ile hesaplaşma halindedir.

AHMET TOĞAÇ

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir