2 Haziran 2010 00:00

Altın Koza'ya protesto

17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, İsrail'in yardım gemilerine saldırısı nedeniyle iptal edildi ama programında 'Filistin: Barışa Hasret' başlıklı bir bölümün olduğu etkinliğin iptal olması sadece sanata adanmış bir film festivalinin önünü tıkamış olacak.

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 7-13 Haziranda gerçekleştirilecek ''17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali''nin, İsrail'in yardım gemilerine saldırısı ve Hatay'ın İskenderun ilçesindeki terör saldırısı nedeniyle ertelendiği bildirildi.

Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Tuncel, yaptığı yazılı açıklamada, Gazze'ye giden yardım gemilerine yapılan saldırıyı ve İskenderun'daki terör saldırısını kınadığını belirterek, ''İnsanlar kan ağlarken, biz eğlenemeyiz'' ifadesini kullandı.

Alin Taşçıyan ise konuyla ilgili şunları yazdı:

FİLİSTİN'E BİR DARBE DE ALTIN KOZA'DAN
Altın Koza Yönetim Kurulu, İsrail'in Türkiye'den Gazze'ye giden yardım gemilerini vurduğu gün Filistin: Barışa Hasret programının yer aldığı, Filistin'de Sinema Yapmak açık oturumunun düzenleneceği, önemli Filistinli sinemacı ve gazetecilerin davetli olduğu Adana Altın Koza Film Festivali'ni iptal etti.

Uluslararası bir kültür skandalına yol açmanın yanı sıra dayanışmaya en çok ihtiyaç duyulan bir zamanda Gazze'de çekilen en kapsamlı belgesel olan ve Berlin Film Festivali'nde bir ödül kazanan "Aisheen: Still Alive in Gaza" ve Filistin'de çalışan Amerikalı gönüllülerden birinin öldürülmesi olayını anlatan "Rachel" adlı uzun metrajlı belgesellerin gösterimi de yapılamayacak.

ERTELEME DEĞİL

Film kiralarının ödendiği, pek çok kopyanın Türkiye'ye getirtildiği, yarışmaların ilan edildiği, konukların uçak biletlerinin bile kesildiği bir tarihte, Festival'in açılışına yedi gün kala İskenderun'daki terör saldırısını gerekçe gösteren Altın Koza Yönetim Kurulu, Festival'in ertelendiğini açıkladı ancak bu aşamada erteleme söz konusu değil.

Uluslararası sinema etkinliklerinde deneyimi bulunmayan Yönetim Kurulu'nun bir film festivalini eğlence sayarak yas tutma amacıyla aldığı bu kararda ısrar etmesi durumunda çok büyük bir skandal kopacak. Bir daha Adana'da ciddi nitelikte sinema kültürü ve sanatına adanmış bir film festivali gerçekleştirmenin de önünü tıkamış olacak.

17. Adana Altın Koza Film Festivali'nin belirlenen tarihte ve verilen taahhütler uyarınca yapılmaması ciddi sonuçlar doğuracak.

ADANA'YA GELMEYİN, DAVETİNİZİ İPTAL EDİYORUZ
Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu - FIPRESCI'nin keşiflerinden oluşan özel bölüm ve Onur Konuğu Theo Angelopoulos seçkisinin iptali sonucunda, FIPRESCI Genel Sekreteri Klaus Eder ve büyük usta Angelopoulos' a "Adana'ya gelmeyin, davetinizi iptal ediyoruz" mesajı gönderilecek.

Özellikle yaşadıkları sorunları anlatmak ve Adanalı izleyicilerle paylaşmak üzere yola çıkmaya hazırlanan Filistinli sinemacı dostlara bu durumu böyle bir günde bildirmek festival koordinasyonunun en büyük sıkıntısı olmalı.

Yeni Sinemacılar da konuyla ilgili bir açıklama yaptı:

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE AÇIK MEKTUP
31 Mayıs sabahı dünyanın ama daha çok Türkiye’nin yüreğini sızlatan haberler geldi. Bu haberleri dikkate alan Adana Büyükşehir Belediyesi “İnsanlar kan ağlarken, biz eğlenemeyiz” diye bir gerekçe sunup bu seneki film festivalini ertelediğini açıkladı.

Öncelikle sizin için “eğlence” olan bu festivalin Adana halkı için yılın en önemli kültür-sanat faaliyeti ve biz sinemacılar için de seyircimizle buluşmak için en önemli vesile olduğunu hatırlatmak isteriz. Film dünyası üretenleri, göstericileri, seyircileri ve bu seyircilerle üretenleri bir araya getirme görevi olan festivallerle bir bütündür. Üreten insanların seyircilerle bir araya gelerek yoğun olarak filmler ve o filmlerin içeriği hakkında konuşması bir eğlence değil, verimli bir bilgi alışverişidir.

Bir film, eğlence aracı değil, sanat eseridir; insanların ortak aklına ve vicdanına seslenir, bilgi ve duygu paylaşımına hizmet eder. Sinema, bu ülkede ve başka ülkelerde yaşanan acıların neler olduğu, zorda kalan insanların neler yapabileceklerini ve aklınıza gelmeyecek bir çok durumu gözler önüne serer. Bu gözler önüne serme seyircinin yaşanan durumla empati kurmasını sağlar. En önemlisi seyirciye sorular sordurtur. Bu sorular arasında pek tabidir ki içimizi kanatan olaylarla ilgili sorular olacaktır.

İçinde “Filistin: Barışa Hasret” programının yer aldığı, “Filistin'de Sinema Yapmak” açık oturumunun düzenleneceği, önemli Filistinli sinemacı ve gazetecilerin davetli olduğu dolayısıyla onlara destek verilecek günlerin silahların gölgesinde yok olmasına yol açmak bu festivalin asıl sahibi olan Adana seyircisini de çok üzecektir. Bu gibi durumlarda ülkelerinden ayrılmaları zor olan Filistinliler, İsrail ablukası yüzünden gelemeseler bile bugünlerin düzenlenmesi ve İsrail’in teşhir edilmesi gerekir.

Bütün rezervasyonların yapıldığı, filmlerin kopyalarının gittiği, bütün hazırlıkların tamamlandığı şu anda festivali iptal etmek ya da ertelemek hem tartışma ve bilgi alma yollarını tıkayacak hem de insanları terörün en çok istediği şey olan sessizliğe gömecektir. Bugünkü ve geçmişteki tüm bu hazin olaylarla ilgili acılar daima içimizdedir.

Sinemacılar olarak hem seyirciyle buluşmak, hem ilk çıkışını yapacak filmcilere destek olmak ama en önemlisi sessiz kalmamak ve hayatın her şeye rağmen biriktirerek devam ettiğini göstermek için bu sene de Adana Altın Koza film festivalinin yapılmasını istiyoruz. Asla unutmamak üzere…

SİYAD'ın açıklaması ise şöyle:

SANATA VE DAYANIŞMAYA İZİN YOK MU?

17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali ani bir kararla ertelendi. Kararın sahibi Adana Büyükşehir Belediyesi, gerekçe olarak İsrail’in Gazze’ye giden yardım gemilerini vurması ve Hatay’ın İskenderun ilçesindeki terör saldırısını gösterdi. Bu trajedilerin boyutu tartışılmaz, her ikisi de lanetlenmesi gereken saldırılar, ancak belediyenin "İnsanlar kan ağlarken, biz eğlenemeyiz" cümlesiyle festivali erteleme kararını açıklaması gerçek bir talihsizliktir. Belli ki sanatın, sinemanın bir dayanışma biçimi olduğu akıllarına gelmemiş.

Ayrıca film festivallerini sadece ‘eğlence’ aracı olarak gören bu zihniyet kabul edilemez. Başlamasına bir hafta kalan kendi festivalinin programına göz atmayı dahi akıl edememekse tam bir sorumsuzluk örneğidir.

Baksalardı eğer, Altın Koza’nın tam da gündemin nabzını yakalayan “Filistin: Barışa Hasret” adlı özel programını göreceklerdi. Filistin’in trajedisini anlatan usta işi filmler ve belgesellerin yanı sıra “Filistin'de Sinema Yapmak” başlıklı açık oturum da engellenmiş oldu. Yani Filistin’in hiç değilse sanatla sesini duyurabileceği bu platform iptal edildi. Üstelik Filistinli sinemacılar tam tersini düşünürken! Daha önce işleri nedeniyle gelemeyeceğini açıklayan Filistinli yönetmen Najwa Najjar, bu sabah taziyelerini bildirdi ve ‘dayanışma adına’ festivale gelmek için elinden geleni yapacağını açıklayan bir mesaj gönderdi.

Peki şimdi dayanışma ruhuna ve sinemanın birleştirici gücüne en fazla ihtiyaç duyulduğu bu zamanlarda Filistinli konuklarımıza ne diyeceğiz? Panelin konuşmacılarından gazeteci-yazar Bashar Ibrahem, yönetmenler Kamal Aljafari, Nasri Hajjaj ve Mohamed Soueid, film eleştirmeni Nadim Jarjoura’yı yarı yolda bırakmış olacağız. Çünkü hem onlar bir kez daha ‘susturulmuş’ hem de Altın Koza’nın uluslararası alanda ses getirecek bu sinemasal etkinliğe imza atması engellenmiş durumda.

Film festivalleri ‘kötü gidişata rağmen’ var olan etkinliklerdir. Bir ‘direniş’ ve ‘dayanışma’ platformudur da aynı zamanda. Her türlü baskı ve genel geçer dayatmalara karşı alternatif bakışlara yer verirler. 17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde sadece Filistin yok. Angelopoulos gibi uluslararası usta sinemacılar, gazeteci ve film eleştirmenleri davet edilmiş, uçak biletleri kesilmiş, film kiraları ödenmiş, film bobinlerinin çoğu yerine ulaşmışken, bu iptal kararının maddi ve manevi kaybı çok büyüktür.

Uluslararası ciddi bir etkinlik olarak küllerinden yeniden doğan bir festivalden ‘eğlencelik’ olarak bahsedilmesi ve erteleme adı altında iptal kararının alınması hem sinema hem de insanlık adına büyük gaflettir.

Bu erteleme kararı ani değil aslında. Festivalin yapılmaması için baskıların bir süredir devam ettiği biliniyor. Dolayısıyla saldırıların sonucu olarak alınmış bir karar olduğu hiç inandırıcı değil, aksine bunun bir bahane olarak karşımıza çıkarıldığı gerçeği gün gibi aşikâr.

Ayrıca 'erteleme' açıklaması da son derece belirsiz. Bütün hazırlıkları yapılmış bir festivalin ertelenmesi söz konusu olamaz ancak iptal edilebilir. Ama bu, maddi/manevi ve uluslararası çapta bir skandal anlamına geleceği için kelime oyununa başvurulduğu şüphesi doğuyor. Adana'nın uluslararası alandaki geleceği de yok ediliyor.

Bu kararın sorumlularına soruyoruz: Bu zararı kim karşılayacak?

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir