17 Kasım 2016 22:39

Aynı anda hem nefret edip hem sevdiğimiz 6 film

90'larda en çok güldüğümüz ancak aynı zamanda da saçma bulduğumuz en güzel filmler.

Filmler her ne kadar teknik bir süreç içinden geçip biz seyircilere varıyor olsa da onlarla duygusal bağlar kurmak çok kolay. Zaten anlatılan hikayeler de seyirciyi bu şekilde etkileyip kendine çekmek istiyor. Ancak bazı filmler var ki onların ne kadar saçma veya kötü olduğunu kabul etsek de onları sevmekten vazgeçmiyoruz. İşten sevdiğimi bu kötü filmler içinden 90’lardaki en rezil komediler.


BASEketball (1988)
Filmin ismi size yanlışmış gibi gelebilir ancak David Zucker'ın senaryosunu yazıp çektiği film, beysbol (İngilizce'de baseball) ise basketbolu birleştiren yeni bir spor müsabakalarını karşımıza çıkartıyor. South Park'ın yaratıcılarından Trey Parker ve Matt Stone'nin canlandırdığı Coop ve Remer karakterleri, bu "baseketball"ı icat etmiştir. İki sporun kurallarını birleştiren ikili, sadece bir spor yaratmakla kalmadılar. Aynı zamanda 90'ların en eğlenceli ve en saçma komedi filminin başrolünü çektiler.


Braindead (1992)
Filmi daha önce görmemiş olanlara duyuru, herkes Braindead'den boşlanmayacaktır. Öteki filmlerin "samimiyetin"den çok başka bir yerde olan Braindead kimilerine göre eğlenceyi doruklara çıkartırken bazıları da ondan nefret eder. Ancak herkes Lord of the Rings'in yönetmeni Peter Jackson'un orta dünyaya taşınmadan önce böyle bir yapım çekmiş olduğunu öğrendiğinde şaşıracaklardır. Ekranınızın, kana benzeyen yeşil bir balçıkla kaplanmasından hoşlanacaksanız bu film tam da size göre. Korku türünü komediyle harmanlayarak bir ironi yaratma peşinde olan filmlerin 90'lar içindeki kültü olan Braindead listenin herhalde en "acayip" yapımıdır. Özellikle Evil Dead ile yükselen B tipi film furyasının "kaliteli" yapımlarından olan film, bu tarzdan hoşlananların kaçırmaması gereken bir yapımdır.


Bio-dome (1996)
Bilim ile komedinin bu kadar uyumlu olduğu başka bir film var mıdır? Tamam, filmi izleyenler bu yorumum sonucunda katıla katıla gülüyor olabilir ancak itiraf edin, filmde de bu kadar gülmüştünüz. Tam bir yanlışlıklar komedyası içinde kalan iki "moron", tüm film boyunca saçmalayıp dursa da bu bizi güldürmeye yetiyor. Belli bir bölge üzerinde deney yapacak olan bilim insanları, bir fanus inşa etmişlerdir. Uzunca bir süre bu mekandaki biyolojik değişimleri test edecek bilim insanları fanusun kapısını deney sonuna kadar kilitlerler. Unuttukları şey ise bu iki arkadaştır. Deney gereği kapıları açamayan bilim insanları bu iki "acayip denek" ile nasıl başa çıkacaktır?


Booty Call (1997)
Tür olarak romantik komedi diye sınıflandırılmış olsa da ergenler için bir cinsellik komedisi olan Booty Call, adını bir deyimden alıyor. Booty Call, gece yarısı, aslında illa gece de olmasına gerek yoktur, rastgele ya da bilinçli olarak çevrilen bir numara ile tek gecelik ilişki yaşama manasına gelir. Tabi başarıya ulaşana kadar olan tüm denemeleri de booty call içinde değerlendirebiliriz. Her neyse Jamie J. Foxx gibi sert ve havalı bir aktörün bu rollerden geçtiğini bilmek hayranlarını yaralayacaktır ancak gerçek bu. Ülkemizde "telefon sapığı" gibi bir karşılığı olsa da kültürler arası fark bu deyimin yanlış anlaşılmasına yol açabilir. Gerçi yanlış anlasanız ne çıkar, neticede film komik daha ne olsun?


Weekend at Bernie's II (1993)
1989 senesinde iki kafadarın bir ceset ile gittiği tatil macerasını hatırlayanlarınız vardır. Hani şu ölü olan Bernie Lomax’ın (Terry Kiser), bir büyü sonucunda müzik çaldığından yürümeye başladığı eşsiz kara komedi. “Çılgın Hafta Sonu” diye Türkçe’ye çevrilen serinin ilk filmi yüzde yüz civarı bir karla vizyon macerasını geçirse de ikinci film, ilk yapıma göre biraz daha az karlıdır. Ancak bu ikinci sınıf komedilerine göre vizyondan çok büyük paralar elde etmese de matematiksel olarak karlı çıkan bir film kendi ayakları üzerinde durabilmiş demektir. Köküne kadar saçmalık dolu bu komediyi bize eğlenceli kılan şey herhalde bir ceset üzerinden böylesine bir komedi çıkarmasından kaynaklanıyordur.


B*A*P*S (1997)
Black American Princesses’in (Siyahi Amerikan Prensesleri) kısaltması olan B*A*P*S, Halle Berry’nin 2000’lerin başındaki çıkışında etkin bir rol oynamasa da kariyeri içinde gülümseten bir ayrıntı olarak hafızalarda kalacak. Her ne kadar film, ekonomik olarak batmış olsa da bir kültür karmaşası içindeki Nisi karakterini canlandıran Halle Berry, gösterdiği performans ile Acapulco Siyahi Filmler Festivali’nde en iyi aktris ödülüne aday olmuştur. Gerçi adaylık üzerine biraz düşünürsek bunun öyle çok da takdir görülecek bir şey olmadığını kabullenebiliriz.


AHMET TOĞAÇ
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir