12 Ekim 2016 23:54

Başarılı olmasa da gönülden bağlı olduğumuz filmler

Dünya çapında eleştirmenler tarafından düşük not alsa da büyük bir zevkle izlediğimiz filmler.

Bazı filmler vardır ki adını, sinema tarihine altın harflerle yazdırmamış da olsa izleyicilerin gönlünde ayrı bir yer tutar. Belki iyi pazarlanmadıklarından çok başarılı olamadılar belki de sadece bizde belli anıları canlandırdığı için bu filmleri seviyoruz diyoruz. Sebebi her ne olursa olsun, can-ı gönülden bağlı olduğumuz bu “nostaljik” filmleri gelin hep beraber tekrardan hatırlayalım.


Space Jam (1996)
Televizyonlardan izlemeye en keyif aldığımız program spor müsabakalarıysa ikincisi de herhalde çizgi filmlerdir. Ya bunları aynı anda hem de beyazperdede imkanı yakalasaydık? 96'da Space Jam bize bu iyiliği yaparak bu iki keyifli alanı birleştirdi. Hem de ne birleştirme! Bir yanda Looney Tunes karakterleri öteki yanda efsane basketbolcu Micheal Jordan. Parke sahalardan emekli olan Jordan, bir beysbol oyuncusu olmuştur. Onun basketbolla işi bitmiştir ancak basketbol onun yakasını bırakmaz. Çünkü Nerdlucks adındaki bir çete Looney Tunes karakterlerini esir almıştır. Onların serbest kalması için tek yol, geri kalan karakterlerin, bazı basketbol oyuncularının yeteneklerini çalmış olan çeteyi potada alt etmektir. Tabi Bugs Bunny tek başına bunları yenemez. Onların tek çaresi Micheal Jordan'dır. Basketbol maçına zar zor ikna edilen Jordan, dünya karmasına karşı nasıl bir mücadele verecektir?


Signs (2002)
Evinizin önündeki tarlanın başına gelecek en kötü şey onun, uzaylılar tarafından "yazı tahtasına" dönüştürülmesi olacaktır. Eski bir rahip olan Graham Hess (Mel Gibson), iki çocuğu ve bir kardeşi ile beraber insanlardan uzakta bir yaşam sürmektedir. Bu yarı inziva halinin asıl sebebi ise karısının acıklı ölümüdür. Ancak hem dünyada hem de evinin önündeki tarlada gerçekleşen insanüstü olaylar onu bir nebze olsun hayata bağlayacaktır. Çünkü evini ve içindekileri korumak zorundadır. Filmin bize duygusal yakınlığı ile beraber profesyonel olarak da bir sahneyle efsaneler arasına girmiştir. Hangi sahneden bahsettiğimizi herhalde anlamışsınızdır. Hani şu uzaylı ile ilk göz göze geldiğimiz sahne. Aniden geçip giden ve bir anlık kameraya bakan uzaylıdan korkmadım diyen kişi muhtemelen yalan söylüyordur.


It (1990)
Stephen King'in romanından uyarlanan It, iki bölümlü bir televizyon filmidir. Gelecek sene sinemaya uyarlanacak olan korku filmi, palyaço temasını uçuran yapımlardan biriydi. "Şeytan Palyaço" tarafından öldürülen arkadaşlarından sonra uzunca bir süre görüşmeyen altı arkadaşın hikayesini anlatan film, üç saati aşan süresi ile geniş bir gerilimi televizyon ekranlarına sunmuştu. Sinema seyircisi, her ne kadar yeniden uyarlamalardan memnun olan bir kesim olmasa da genellikle her remake, ciddi seyirci kitlelerini salonlara taşıyor. Ayrıca bu filmin bir edebiyat uyarlaması olduğunu ayrıca 90'lardaki yapımın bir sinema filmi olmadığını hatırlamakta fayda var. İçeriğin aynı olması bir şey değiştirmez. Çünkü sinema ve televizyon için çekilen filmler arasında kesinlikle bir ayrım vardır.


Pokemon: The First Movie (1999)
Pokemon'un bu filmine geçmeden önce geçtiğimiz aylarda aniden patlayan Pokemon oyununu hatırlamakta fayda var. Belki de oyunun, Türkiye'nin Pokemon'un yasaklanması ile beraber gelen hasreti giderdiğini söyleyebiliriz. Ancak yine de oyunla takılı kalmayıp Pokemon'un ilk filmini de listemize ekleyelim dedik. Nasılsa Pokemon, Pokemondur! Laboratuarda yaratılmış bir Pokemon olan Mewtwo'nun kontroldan çıkması ile başlayan film, Mew ile Mewtwo'nun savaşı teması ile gelişecektir.


Home Alone (1990)
Bir dönemin hayallerinin "hareketli" hali olan Home Alone, bir seriye dönüşse de hiçbir bölüm, ilk film kadar sevilmemiştir. Yılbaşı tatili için toplanan McCallister ailesinin en küçük üyelerinden olan Kevin (Macaulay Culkin) ailesi ile bir türlü geçinemeyen bir çocuktur. Kevin, dileklerin kabul olduğuna inanılan yılbaşında ailesinden kurtulmuş bir güne uyanmak ister. Dileği de şans eseri kabul olur. Peki bu dilek gerçekten güzel günlerin başlangıcı mı olacaktır?


Wild Wild West (1999)
Amerikan başkanı bir süikast tehditi altındır. Loveless adındaki bir doktor Tarantula adını verdiği silah ile bu süikati gerçekleştirmek ister. Ancak Amerika'nın kozu da sağlamdır. Çünkü elinde çok yetenekli iki adam vardır. Will Smith ve Kevin Kline tarafından canlandırılan West ve Gordon ikilisi. Men in Black ile ciddi bir başarı yakalayan yönetmen Barry Sonnenfeld, bu yapımla beklenilen gişe başarısının altında kaldı. Film, eleştirmenlerden pek olumlu not almasa da ne zaman görsek izleyeceğimiz bir yapım haline dönüştü.


BONUS: Önümüzdeki ayların merakla beklenen 10 filmi







AHMET TOĞAÇ

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir