30 Kasım 2013 01:00

Başka Sinema yeni seyircisiyle buluşuyor!

Başka Sinema bir ayını geride bıraktı. Proje Direktörü İmre Tezel, Başka Sinema'yı anlattı...

Sezin Bala/Mynet Sinema Editörü


Festivallerde bilet bulamadığınız, gününü ve saatini ayarlayamadığınız için kaçırdığınız filmleri bir düşünün. "Bize Her Gün Festival" diyerek yola çıkan Başka Sinema işte tam da bu noktada sinemaseverlere yepyeni bir deneyim sunuyor ve festival ruhunu 'özgürleştiriyor'.

Bir ayını geride bırakan projeye ilgi çok büyük. Seyircinin verdiği bu destekle Başka Sinema daha da gelişiyor, büyüyor ve yayılıyor. İstanbul'da üç, Ankara'da ise bir sinemayla başlayan Başka Sinema macerası, hem İstanbul'daki salon sayısını arttırdı hem de iki yeni şehirde daha kapılarını açtı. Artık Eskişehir ve Bursa'daki sinemaseverler de bu ayrıcalığı yaşayabilecek. Üstelik Başka Sinema, Aralık ayında da dopdolu bir programla seyircisinin karşısına çıkacak.

Proje Direktörü İmre Tezel'e Başka Sinema hakkında merak ettiklerimizi sorduk. Ve gördük ki proje kapsamında sinemaseveleri daha pek çok sürpriz bekliyor.

Başka Sinema'yı bize biraz anlatabilir misiniz? Fikir nasıl çıktı? Proje nasıl gelişti?

Başka Sinema hem yurt içinde hem de yurt dışında ses getiren fakat Türkiyede vizyon şansı bulamayan ya da son anda vizyona girip çok kısa sürede vizyonda kalan filmlere bir yaşam alanı sağlamak için ortaya çıktı. İzleyicinin bu filmlerden haberdar olması ve haberdar olduktan sonra da filmlere gitmek için bir vakti olmasını hayal ediyorduk diyebilirim. M3 Film ve Kariyo & Ababay Vakfı'nın meydana getirdiği bir oluşum Başka Sinema. Festivallerde salonlar dolup taşıyor fakat daha sonra filmler vizyona girince salonlar bomboş kalıyor. Bir yandan da bu festival heyecanını bütün yıla yaymak bizim amacımız. Ama Başka Sinema bir yıllık bir proje, ya da süreli bir proje değil. Sürekli bir proje. Bazen içeriğinden dolayı festival sanılıyor. O yüzden bunu da eklemek istiyorum.

Görüşmelerinizi yaparken belli sinema salonlarını mı tercih ettiniz? Onların projeye yaklaşımları nasıl oldu?

Hayır, belli sinema salonlarını tercih etmedik. Aslında çıkış noktası tabii ki bu tip filmleri uzun yıllardır salonlarına alan sinemalardı belki de. Bunlardan biri de Beyoğlu Beyoğlu Sineması. Aynı zamanda kapanma tehlikesiyle de karşı karşıya olduğu söyleniyodu. Bu yüzden belki çıkış noktamız orası diyebiliriz. Fakat bu aşağı yukarı bir yıllık bir süreç ve bu süreçte görüşmediğimiz hiçbir yer yok. Yani görüşmediğimiz, dışarıda bıraktığımız, projeye uygun olmadığını düşündüğümüz bir salon yok. Herkesle görüştük. Çünkü bir yandan da sadece belli kurum ve kuruluşların ortaya çıkardığı bir proje olmaktan da öte, Başka Sinema, Türkiye'deki sinema sektörünün ihtiyacı olan, birçok kişi, kurum ve kuruluş tarafından yokluğu hissedilen bir proje. O yüzden hiçkimseyi dışarıda bırakmadık.

Bu sinemalarla başlamamızın sebebi, bu tip filmleri göstermeye alışık olmaları ve zaten, bu tip filmlerin izleyicisinin de bu filmler vizyonda olduğu sürece bu sinemalara gitmeleriydi. Uzun sürede M3 Film ile de çalışan sinemalar bir yandan da bunlar. (Projenin) bazı aşamalarını onlarla birlikte de oluşturduk belki de. Bazı yerleri karşılıklı görüşmeler sonucu şekillendi. O yüzden sinemaların önüne koyduğumuz ve onların imzaladığı bir anlaşmadan çok bu aslında hem sinemaları hem birçok başka yeri de kapsayan, daha herkesi içine alan bir yapı. O yüzden sinemalarla da hiçbir sorun yaşamıyoruz. Salon sayıları da şu anda zaten artma aşamasında.

Başka Sinema sürekliliği olan bir proje mi, yoksa belli bir dönem için mi geçerli?

Belli bir dönem için geçerli değil. Şu andaki herhangi bir sinema salonu ne kadar sürekliyse Başka Sinema salonları da aynı şekilde sürekli. Herhangi bir süre kısıtlaması yok. Öyle bir yanlış algı olabilir "Bize Her Gün Festival" dememizden ötürü. Fakat öyle bir şey değil, sürekli bir proje. Umarız çok uzun yıllar devam eder.

Projenin yurt dışında bir örneği var mı?

Biz herhangi bir benchmarking yaparak yola çıkmadık. Belki biraz benzer bir şey Sinematek olabilir. Fakat yurtdışında birebir bir örneği var diyemem. Varsa da biz bilmiyoruz. Tamamen Türkiye’deki sektörün ihtiyacından, bizim ihtiyacımızdan, seyircinin ihtiyacından ortaya çıktı.

Filmleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? Karar aşamasında nasıl bir süreçten geçiliyor?

Bir seçici kurul diyelim, tabiki seçen insanlar var. Fakat burada da çok katı kurallar ya da herhangi bir filmi ya da bir yönetmeni dışlayan bir yapı yok. Daha önce de söylediğim esneklik durumu aslında burada da geçerli. Şu ana kadar gördüklerinizin birçoğu aslında uluslararası festivallerde ve ulusal festivallerde ses getirmiş filmlerdir. Bu tip filmleri görmeye devam edeceğiz. Fakat Başka Sinema’nın programı bunlarla sınır değil. Birçok değişkene bağlı olarak film almamız mümkün. Bu yönetmene bağlı olur, oyuncusuna bağlı olur. Mesela şimdi Byzantium (Bir Vampir Hikayesi) var, Neil Jordan’dan ötürü bu programın içinde. Ya da Türkiye’den bir yönetmenin ilk filmi olur. O da programda olabilir. Herhangi katı bir kuralımız yok. Sadece içinde hem bizim sevdiğimiz, hem de izleyicinin sevebileceği bir şeyler olan herhangi bir şey, izleyiciye çekici gelecek bir filmi programa zevkle dahil ediyoruz.

Başka Sinema henüz yeni yola çıkmasına rağmen ilgi oldukça yoğun görünüyor. Siz bu işe başlarken nasıl bir geri dönüş beklemiştiniz?


Aslında, bu belki biraz klişe bir şeydir ama bu kadarını kişisel olarak en başta ummuyordum. Yani büyük bir ilgi olacağını biliyordum fakat şu anda beklediğimizin çok daha üstünde bir ilgiyle karşı karşıyayız ve ilgiden öte bir doluluk oranıyla karşı karşıyayız. Elimizde artık bir istatistiki bilgi var. Başka Sinema'da ilk ayın sonuna geldik. Daha çok yeni olmamıza rağmen, sosyal medya hesaplarımızdan da görebileceğiniz gibi, ilk günden itibaren inanılmaz bir ilgiyle karşılandı. Şu anda da gerçekten böyle bir oluşum için ve ilk ayındaki bir oluşum için çok yüksek takipçi rakamlarımız var. Bunun ötesinde izleyici de salonları dolduruyor. Birçok filme bilet bulunamadığını duyuyoruz hepimiz. Belki okuyucuların da kulağına gelmiştir bunlar.


Şu anda Türkiye’deki salon doluluk ortalamalarının çok çok üstünde bir doluluk ortalamalarıyla oynuyoruz filmleri. Ve bunun için de çok mutluyuz. Tabii ki bütün bunlar gerçekleşirken bir yandan da şunun etkisi çok büyük, bize birçok destek veren, hatta Başka Sinema oluşumunu birlikte meydana getirdiğimiz yerler oldu. Hala destekleri sürüyor. Belki burada onların adlarını söylemek doğru olur. Altyazı Dergisi, Sinema Dergisi, Hürriyet Keyif / Pazar, Radikal, TV2, Radyo ODTÜ gibi destekçilerimiz var. Onun dışında Türkiye’deki festivallerin de büyük desteği oldu. Sadece fikir aşamasında olabilir bunlar, başka alanlarda tanıtım destekleri olabilir. Fikir geliştirme olabilir. Birçok alanda bize destek oldular. Aslında Başka Sinema çok daha yaygın şekilde bir işbirliğiyle ortaya çıkmış bir proje. Gerçekten sektörün her alanından insanın desteğiyle ortaya çıktı ve en önemlisi de seyircinin büyük desteğiyle devam ediyor.

Sürpriz Film Geceleri'nden bahseder misiniz? Bunun gibi başka etkinlikler de olacak mı?

Sürpriz Film Geceleri özelinde değil de Başka Çarşamba üzerinden gidelim isterseniz. Başka Çarşamba belki Başka Sinema’nın küçük bir alt markası diyebiliriz. Her Çarşamba akşamı normal film akışımızın dışında bir gece düzenliyoruz. Şu anda dört farklı gece var. Bunlar zamanla değişebilir ya da evrilebilir, bunları hep birlikte göreceğiz. Belgesel Gecesi, Öngösterim Gecesi, Sürpriz Film Gecesi ve Kısa Film Gecesi. Öngösterim Gecesi’nde ekiple daha sonra söyleşi imkanı oluyor. Sürpiz Film Gecesi’nde de aslında bizim bütün Başka Sinema’ya hakim olmasını umduğumuz ve bütün bu süreçte en başından beri içimizde taşıdığımız bir heyecan var ve o heyecanın aslında bir şekilde son ana kadar seyirciyle birlikte paylaşılması ve son ana kadar tutulması diyebiliriz.


Hatta geçen gün bir salon sahibi şöyle dedi: ‘Makiniste sordum bana bile söylemiyor. Nasıl tembihlemişsiniz siz bu insanları”. Sahiden de son ana kadar kimse bilmesin ve sürpriz olsun istiyoruz. Biraz riskli bir yanı da vardı tabii ki. Bize “Söyleyin artık” diye kızan bir sürü izleyicimiz de oldu. Fakat sonunda herkesin mutlu olduğunu düşünüyorum. Bunlar devam edecek. Bu arada bu doluluk oranları Kısa Film Gecesi’nde, Belgesel Gecesi’nde, Öngösterim Gecesi’nde de sürdü. Her birini yapmanın çeşitli riskleri de vardı fakat seyirci gerçekten Başka Sinema’nın arkasından desteğini çekmiyor. Bundan çok mutluyuz. Sürpriz Film Gecesi ile de ilgili söylemek istediğim şöyle bir şey var. Bu sefer 1914 yapımı bir film göstermiştik. Ama bu demek değildir ki bu hep böyle devam edecek. Birbirinden çok farklı filmler olacak bu gecede. O yüzden izleyicide bir önyargı oluşmasın ya da sürprizi artık bitti sanmasın desem daha doğru olur.

Gösterimlerde yalnızca yeni filmler mi olacak yoksa eski, klasikleşmiş ama bulunması zor filmleri de beyazperdede görebilecek miyiz?

Evet, vizyona giren filmlerin hepsi yeni olacak. Fakat bunun yanında söylediğim gibi Başka Çarşamba içindeki etkinliklerde tabii ki eski filmler olacak, ki oldu da. Onun dışında bundan sonraki dönemlerde de bu gecelerin isimleri ve içerikleri değiştirilerek çok daha geniş bir seçkiyle izleyicinin karşısına çıkılacak diye düşünüyorum.

Proje İstanbul ve Ankara ile başladı. Ancak şimdiden diğer illerden de izleyici talepleri gelmeye başlamış durumda. Bu konuda bir çalışmanız var mı?

Tabii ki. Biz en baştan beri sürdürdüğümüz çalışmaya devam ediyoruz. Yani bu da hem İstanbul’daki salon sayımızı arttırmak hem de daha fazla şehre yayılmak. Şu anda bir de Ankara’da varız. Ankara’daki salon ayımızı artırmak da planlarımızın ve uğraşlarımızın arasında.


Aslında şimdiden güzel haberlerim var. İstanbul’da Levent Metro city Cinema Pink, Haramidere Cinetech Torium ve Moda Sahnesi eklendi. Kasım ve Aralık ayında Levent Metro city Cinema Pink ve Haramidere Cinetech Torium’da izleyiciler film izleyebilecekler. Moda Sahnesi’nde de 3 Ocak’tan itibaren tamamen Başka Sinema programı gösterilmeye başlanacak. Ama onun dışında da Moda Sahnesi’nde de filmler gösterilecek. Bu sinemalar dışında iki yeni şehirdeyiz. Çok mutluyuz. Bir ay içinde gerçekten birçok yeni salon eklendi Başka Sinema’ya. Bunlardan biri Eskişehir diğeri Bursa. Eskişehir’de Eskişehir Kanatlı Cinema Pink. Bursa’da da Cinetech KoruPark’ta olacağız. 6 Aralık’tan itibaren sinemaseverler buralarda da Başka Sinema salonlarını bulabilecekler.

Gösterime girecek filmlerin aylık olarak belirlendiğini biliyoruz. Aralık ayında hangi filmleri izleyeceğimiz kesinleşti mi? Bizimle paylaşabilir misiniz?

Tabii ki. Aralık ayında hangi filmleri izleyeceğiz artık belli. 6 Aralık’ta Yozgat Blues. Yine 6 Aralık’ta Saroyan Ülkesi (Saroyanland). 20 Aralık’ta Özür Dilerim. Yine 20 Aralık’ta Bir Hurdacının Hayatı (An Episode In The Life Of An Iron Picker). Ve 27 Aralık’ta da Genç ve Güzel (Young and Beautiful), François Ozon’un filmi izleyiciyle buluşacak. Bunun dışında yine her Çarşama gecesi Başka Çarşamba etkinlikleri altında dört ayrı gecemiz olacak.

BAŞKA SİNEMA İLE İLGİLİ DETAYLI BİLGİ İÇİN:

www.baskasinema.com

https://www.facebook.com/baskasinema

https://twitter.com/Baska_Sinema

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir