31 Mart 2018 14:16

Başlat: Ready Player One Filmi Eleştirisi

80’ler Pop Kültür Vitrini

Geeklerin ve sinefillerin maksimum keyif alacağı, Spielberg'in özlediğimiz bilimkurgu/fantezi yeteneğini sayısız referanslarla ve görsel efekt/aksiyon matematiğiyle sunduğu çılgın bir eğlence.


Ernest Cline’ın 2011’de yayınlanan Ready Player One’ı sanal gerçeklik ve bilimkurgu tabanlı hikayesine 80’lerin video oyunlarını, müziklerini, filmlerini, karakterlerini adeta bir popüler kültür referansı bombardımanıyla dahil eden, geekleri oldukça heyecanlandıran bir kitaptı. 2014’te Warner Bros yetkilileri bu kitabı beyazperdeye uyarlaması için Christopher Nolan’a bir teklif sunmuştu lakin filmin yönetmenliği Artifical Intelligence, E.T., Minority Report gibi türün klasiklerine imza atmış Steven Spielberg’e teslim edildi. 2005’te yönettiği War of the Worlds’ten bu yana bilimkurgu çekmeye ara veren Spielberg, yetkin olduğu ve izleyiciyi en çok heyecanlandırdığı bu türe esaslı bir eğlenceyle geri döndü.


Hikayesi 2045 yılında geçen Ready Player One, artırılmış gerçeklik olarak tanımlanan OASIS adlı bir dünya düzenindeki mücadeleyi ele alıyor. 2045’te dünyanın geldiği hali genel bir perspektiften, politik iklimden, devlet yapılanmasından yansıtmaktan ziyade Spielberg’in hemen hemen her filminde olduğu gibi ‘fazla Amerika odaklı’ bir vitrinden izliyoruz. Hem geeklere hem sinefillere fazlasıyla hitap eden ve tek amacı eğlence olan bu pop kültür vitrininde neler yok ki! King Kong’tan Mechagodzilla’ya, Avatar’dan Batman’a, Back to the Future’dan The Shining’e, Mortal Kombat’tan The Iron Giant’a, Final Fantasy’den Buckaroo Banzai’ye, sayısız atari oyunundan müzik albümlerine kadar çok keyifli bir görsel efekt/aksiyon matematiği mevcut. Özellikle filmin uzun The Shining sekansı hafızalardan çıkmayacak kadar harika kotarılmış. Spielberg kuşkusuz Amerikan sinemasının mega bütçelerle vizyoner eğlencelere imza atan en önemli yönetmenlerinden biri. Burada da sinema ve oyun sektörüyle ilgili elde o kadar geniş bir yelpaze mevcut ki, Spielberg tüm bunları anlatım dili olarak klasik, aksiyon sahneleri açısından IMAX’e yaraşır bir çılgınlıkta gözler önüne seriyor. Bu bağlamda özellikle oyun evrenindeki tüm yarışmacıların filmdeki ilk yarış sekansı haz verici olduğu kadar beyin yakıcı bir deneyime de dönüşebiliyor.


Ready Player One kimileri tarafından ‘çocuklar için bir eğlence filmi’ olarak adlandırılabilir. Evet, belki bu bir çocuk filmi fakat arada çok temel bir fark var; daha çok 70’lerde 80’lerde doğan, 30-50 yaş arasındaki ‘çocuklar’ın filmi bu. Nostalji hissiyatına bağlı, içindeki çocuğu asla kaybetmeyen, bir paskalya yumurtasının peşinden koşup kötü adamlarla savaşarak dünyayı kurtaran naiflikte bir ruhun filmi. İyi ve kötünün net çizgilerle belirlendiği, ana odak noktasına Harry Pottervari bir serüveni alarak referanslar kombinasyonunda sınır tanımayan bir izlek. Spielberg’in de Minority Report (2002)’tan bu yana bu türdeki en hakkını veren filmi, hatta türü dışarı bırakırsak Munich (2005)’ten bu yana belki de en iyi filmi.


The Tree of Life, Mud ve Joe filmleriyle sinema kariyerinde bağımsız filmlerden yükselerek dikkat çekici bir çıkış yapan genç yetenek Tye Sheridan, bu filmle birlikte blockbuster arenasına geçiş yaparak tanınırlığını iyice artırıyor. Kitabın meşhur karakteri Parzival’a da yakışıyor doğrusu, diğer kilit karakter Art3mis’i canlandıran Olivia Cooke ile beraber hem filmi sürüklüyorlar hem de gelecek için ümit vadediyorlar. Dört yıl önceki Spielberg filmi Bridge of Spies ile ilk Oscar ödülünü kazanan İngiliz aktör Mark Rylance, romanın ve filmin evreninin kilit karakteri Halliday rolünde kısa ama etkili. En son Darkest Hour’da Kral 6. George rolünde izlediğimiz Ben Mendelsohn ise filmin kötü adamı Nolan Sorrento rolünde eski filmlerin o korkunç ve ürpertici, tek tip düşman portresini başarıyla uyguluyor. Spielberg’in adeta blockbuster ve bilimkurgu arenasında tamamen eğlence ve nostalji odaklı bir şov yaptığı, tabir-i caizse ‘bu dünyanın kralı benim’ dediği filmde kötü karakterin adının ‘Nolan’ olması elbette başlangıçta durup düşünülecek bir detay. Spielberg’in artık yaşlandığı, nadiren eski filmlerinin tadında eserler ürettiği bu arenanın yeni altın çocuğunun Christopher Nolan olması –filmin ilk olarak yönetilmesi için Nolan’a teklif yapıldığını da unutmamak lazım- bir ‘meydan okuma’ olarak düşünülebilir. Lakin filmin bir roman uyarlaması olduğu ve romanda da kötü karakterin adının Nolan olması düşünüldüğünde bu tespitin zorlama bir öngörü olduğu da varsayılabilir.


Puan: 8/10


HALİL İBRAHİM SAĞLAM


Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Vizyondaki Filmler

    Vizyondaki yeni filmler
    Vizyondaki eski filmler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir