11 Nisan 2016 01:14

Bye Bye Man bizi düşündürdü...

Korku filmlerinin -gerçek- klişesi ne kadar doğru?

Stacy Title yönetmenliğinde The Bye Bye Man adlı yeni korku filminin fragmanı yayınlandı. Robert Damon Schneck’in yazdığı senaryonun gerçek olaylara dayandığı söyleniyor. Korku filmlerinin daha çok gişe yapması için konunun gerçek olaylara dayandığını söylemenin bir klişe haline geldiği ve bu filmin iddiasının da gerçekçi olmadığı gibi tartışmalar var. Zira konu malum, üç üniversite öğrencisi yeni bir eve taşınır ve eve musallat olan ne idüğü belirsiz bir korku figürü kendini gösterir. Filmde Carrie-Anne Moss, Faye Dunaway, Douglas Smith gibi başarılı isimler de göze çarpıyor. Filmin ülkemizdeki vizyon tarihi henüz kesin değil.

O zaman önce The Bye Bye Man filminin yeni fragmanını izleyelim, daha sonra da gerçek olaylara dayandığı iddiasıyla bizi koltuklarımıza gömen korku filmlerinden birkaçını hatırlayalım.






A Nightmare on Elm Street:
1984 Wes Craven imzalı film, yönetmenin anlattığına göre gerçek bir hikayeden yola çıkmış. Uykusuz gecelerimizin, kabuslarımızın baş karakteri Freddy Krueger o kadar kurgusal bir karakter gibi ki, nasıl olur da gerçek hikaye olur dediğinizi duyar gibiyiz. Craven LA Times gazetesinde okuduğu bir makaleden yola çıktığını anlatıyor bir söyleşisinde. Kamboçya’da 1975 yılında başa gelen Pol Pot’un kolektif çiftlikler kurarak halk üzerinde adeta bir deney yaptı, o yıllarda nüfusun dörtte biri Kızıl Kmerler tarafından katledildi. O tarlaların adı da ölüm tarlaları oldu ve toprağın altında 400 kadar insanın yattığı biliniyor. La Times gazetesindeki habere göre o tarlalardan sağ kurtulan bir ailenin çocuğu sürekli kabuslar görüyor,uykusunda birinin onu sürekli takip ettiğini anlatıyor ailesine, bu yüzden günlerce uykusuz kalıyor ve bir gece uykusunda korkudan kalbi duruyor. Craven bu hikayeden esinlenerek Freddy Krueger karakterini oluşturduğunu anlatıyor.





Psycho: 1960 yapımı Hitchcock’un kült filmi Psycho’da patronunun parasını çalıp bir motele yerleşen Marion hunharca öldürülüyordu. Motele de adını veren katil Norman Bates için, yönetmenin katil Ed Gein’den esinlenilmiş olduğu söyleniyor. Ed Gein annesiyle yaşayan yalnız bir adamken annesinin ölümü sonrası delirir ve insanları öldürmeye başlar. Amacı annesini yeniden diriltmek için cesetler üzerinde çalışmaktır.





The Hills Have Eyes:
1977 yapımı Wes Craven filmi. Bob ve Ethel çifti ailecek bir yolculuğa çıkarlar. Yolculuk sırasında Bob, New Mexico çölünü daha yakından görmek isteyince anayoldan ayrılıp ıssız yan yollara saparlar. Ancak Amerika’nın nükleer denemeler yaptığı bu alanda yaşayan ve insan etiyle beslenen bir grup mutantla karşılaşırlar. Filmin, 15. ve 16. yy’larda efsane olan, 40’a yakın kişiyi öldüren ve 1000’e yakın kişiyi yiyen İskoç Alexander “Sawney” Bean’in hayatından esinlenerek yapıldığı söylenmiştir. Alexander Bean’in yaşadığına ise elbette günümüzde tarihçilerin pek çoğu inanmamaktadır.





The Haunting In Connecticut:
Peter Cornwell’in filmi. 2009 yapımı film, 1987 yılında geçiyor. Hikaye Matthew Campbell'in kansere yakalanması sonucu ailece Connecticut'ta bir eve taşınmaları ile başlar. Hastanede kanser tedavisi gören Matthew kısa zamanda evin eskiden kullanılan bir morg olduğunu öğrenir. evde garip olaylar gerçekleşir. Film, bir ailenin yaşamış olduğu gerçek bir paranormal olaya dayandığı iddia edilmiştir. Yaşandığı iddia edilen olaydan esinlenilerek yazılan romanın uyarlaması olan filmin konusu ile ilgili bir iddia da ailenin bu hikayeyi bir kitap olması için yazara anlatmış olmaları, yani kurgu bir hikaye olduğudur.





The Strangers:
2008 yapımı filmin yönetmeni Bryan Bertino, çocukluğunda mahallelerinde gerçekleşen bir hırsızlık olayından etkilenerek bu filmi çektiğini söylese de filmin pazarlamasında “gerçek olaylara dayanmaktadır” ibaresi yer almıştır. Filmde ise maskeli katillerin bir evi terör ortamına çevirmeleri konu ediliyor.






Wolf Creek: 2005 yapımı film Greg MacLean’a ait. Gençlerin Wolf Creek parkında yaşadıkları dehşet olayları konu alan filmin Avustralya’da gerçekten yaşandığı anlatılıyor. Yönetmen filmin senaryosunu ilk başta hayal ürünü olarak yazdığını, fakat daha sonra 2 Avustralyalı katili öğrenince hikayeyi değiştirerek uyarladığını söylüyor. Yine biraz pazarlama taktiği gibi kokuyor bu dönüş doğrusu…





MELİS ZARARSIZ

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir