8 Temmuz 2016 20:01

Çok düşük bütçeli 7 müthiş film

Milyonluk yapımların karşısındaki düşük bütçeli filmler.

Sinema pahalı bir "sanat" biçimi. Milyonların kolayca telafuz edildiği bir alanda bunun aksini iddia etmek imkansız. Sinemaya girmek isteyen birçok hevesli genç ise bu paraları duyunca kendine güvenini kaybedebiliyor. Çünkü mesele bir senaryoyu canlandırıp kayda almaktan fazlasını içeriyor. Yönetmen olacak bir kişinin milyonlar ile oynayacak cesarete ve beceriye de sahip olması lazım. Yoksa hiçbir yapımcı ona para vermek istemeyecektir. Fakat kim demiş düşük bütçe ile iyi film çekilmez diye. Bu listenin içeriğine dahil olan filmler milyonlar ile oynayan yapımlardan çok farklılar. Çünkü bunlar sinemanın belki de gelmiş geçmiş en düşük bütçeli iyi filmleridir. Bırakın milyon dolarları, yüz bin dolarlarlık filmlerin bile bu listede yeri yok.


The Blair Witch Project (1999) - 60.000$
Listenin en "pahalı" filminin The Blair Witch Project olması biraz ironik. Amatör kamera gerçekliğinin 20y.y.'daki en büyük öncülerinden biri olan filmin en düşük bütçeli yapım olması beklenebilirdi. Tabi öteki Amerikan filmlerine göre hayli düşük bütçeye sahip olsa da listenin öteki filmlerine göre çok daha elit bir konumda. Sadece yapım olanakları ile değil, içerik olarak da kendinden sonraki birçok korku-gerilim filmine önce olan yapım üç arkadaşın belgesel çekme macerlarını konu ediniyor. Ancak belgesel için gittikleri lanetli orman pek de çıkışı olan bir yeri andırmadığı kesin. Ayrıca yapım ve gösterim dışında yaratıcıların takındığı medyatik tavır, filmin birçok kişi tarafından izlenmesine sebep oldu. Daha önce Faces of Death gibi "belgesellerin" ve şimdiki Paranormal Activity'lerin kendini pazarladığı gibi "Bu olaylar gerçekten yaşanmış ve kaydedilmiştir, biz onları sadece yeniden canlandırıyoruz." mottosu, The Blair Witch Project'in de gişede hayli başarı kazanmasına neden oldu. Tabi bir de düşük bütçeli en güzel filmlerden biri oldu.

Plan 9 from Outer Space (1959) - 60.000$
Sıradaki filmimiz listemizin öteki yapımları gibiöyle çok da başarılı bir film değil. Hatta ölümünden sonra "Dünyanın En Kötü Yönetmeni" ödülüne layık görülen bir adamın, Edward Wood Jr.'ın filmi. Yönetmenin daha önce hiç filmini izlemeyenler bile Tim Burton'un "Ed Wood" isimli filmi sayesinde bu sinemacının nasıl işler yaptığınıöğrenebilir. Fazlasıyla yapay dekorlar, kötü oyunculuklar, rezil senaryolar ve ciddiyetsiz çekimlerin altından en fazla nasıl bir film çıkabilirse Plan 9 from Outer Space o kadar "iyi" bir film. Kısa bir dönemde az bütçe ile çekilen filmlere genellikle B tipi film diye adlandıran insanlar Ed Wood'un filmlerini bu kategoriye bile sokmuyordu. C, hatta Z tipi filmler olarak dünyanın en kötü filmlerini üreten adam bilimkurgudan westerne, oradan seks filmlerine kadar her türde eserler vermiştir. Plan 9 from Outer Space'nin de gelmiş geçmiş "en kötü" film diye adlandırılmasına karşın Ed Wood, sinema tarihinin en özel insanlarındandır.


Pi (1998) - 60.000$
Requiem For A Dream filmi ile asıl şöhretini yakalayan Darren Aronofsky, ondan önce birkaç kısa metraj film ve "Pi"yi yönetti. Pi, adında da anlaşılacağı üzere, matematik ile ilişkisi olan bir yapımdır. Matematik dehası Maximillian Cohen (Sean Gullette), bir problem üzerine kafa patlatmaktadır. Bir türlü sonuca ulaşamamasının yanında işler git gide daha da karşık bir hal almaktadır. Sean Gullette filme oyuncu olarak katkı yapmasının yanında filmin senaryo ekibinde de bulunur. Böylesine zorlu bir filmi bu kadar az bir bütçe ile bitiren Aronofsky, muhtemelen yapım desteği sunan herkesi sevindirmiştir.


Funny Games (1997) - 42.000 AUD
Avusturyalı yönetmen Micheal Haneke'nin en meşhur filmlerinden biri olan Funny Games de düşük bütçeli yapımlar arasında. Filmin 42 binlik Avusturya dolarını, Amerikan dolarına çevirdiğimizde bütçe yaklaşık 32.000 dolar civarından bir meblaya dönüşüyor. Yönetmen daha sonra aynı filmin Amerikan versiyonunu yaptı. Kimine göre salt ticari amaçlarla kimine göre de resim-heykel gibi tek bir orjinali bulunmayan, kitlesel bir sanat olan sinemanın kopyalama yönüne vurgu yapılarak yeniden çekilen bu filmin bütçesi 15 milyon doları buldu. Haneke yaptığı işe her ne kadar kuramsal bakarsa baksın bu parayı duyan kimse işin, ticari mevzusundan azade olduğunu iddia edemez herhalde. Her ne olursa olsun Amerikan beyazperdelerinin, ilginç bir deneyime ev sahipliği yaptığı kesin.


Paranormal Activity (2007) - 15.000$
Amatör kamera gerçekliği furyasını net olarak başlatan film Paranormal Activity de listemizin düşük bütçeli yapımları arasında. Sinemada milyonlar harcayan insanlara karşı birkaç bin doların nelere kadir olabileceğini gösteren film, Blair Witch Project'en aldığı mirası çok daha üst basamaklara taşımasını biliyor. Serinin daha sonraki yapımlarında haliyle ciddi bir bütçe artışı yaşandı. 2.film 3 miyon dolara çekilirken, 3-4 ve Paranormal Activity: The Marked Ones isimli filmler 5 milyon dolara ve serinin son filmi Paranormal Activity: The Ghost Dimension ise 10 milyon dolara bitirildi. Sektörün genel durumuna bakıldığında yine çok da pahalı filmler sayılmazlar. İlk filmde ortaya 15 bin'i koyan yapımcılar şu an muhtemelen milyonerler.


Permanent Vacation (1980) - 12,000$
Amerikan bağımsız sinemacıların şu andaki en büyük temsilcilerinden olan Jim Jarmusch, henüz büyük işler yapmadığı dönemler de küçük adımlarla ilerliyordu. Bu film ise onu, New York Film Okulu'ndan mezun eden kısa filmin uzun metraja dönüştürülmüş versiyonudur. 16mm'lik film kamerası ile tamamladığı uzun metaj onu asıl şöhretine kavuşturmasa da ilerleyen yıllardaki sinemasına dair birçok ortak öğe barındırıyordu. Film, Manhattan'ın "kenar mahallerinin" birinde yaşayan bir gencin kendini arama öyküsünü anlatıyor. Caz şarkıcısı Charlie Parker'ın hayranı olan genç babasından bihaber bri yaşam sürmektedir. Akıl hastası annesini de arkasında bırakarak çıktığı yolculuk ona, farklı bir hayatın keşfini sunmaktadır.


Following (1998) - 6.000$
Birçoğumuz Christopher Nolan'ı Batman serisi ile veya Inception filmi ile tanıdık. Biraz daha eskiye inenler Memento ile çok daha sarsılmaz bir Nolan hayranı olan ise onu ilk kısa filmi Doodlebug ile tanımaya başlamıştır. Following ise Nolan'ın ilk uzun metraj yapımıdır. Filmi izleyenler zaten bu filmin öyle pek de büyük bütçelere sahip olmadığını bir bakışta anlarlar. Ancak kimse Nolan'ın 6 bin dolar ile harikalar yaratabileceğine düşünmezdi. Gerçekten şaka gibi bir rakam 6 bin dolar. Bugün öğrenci kısa filmlerine bile binlerce liranın harcandığını duyarken gerçek bir sinemacı bu kadar az bir bütçe ile de kendini gösterebiliyormuş demek ki. Film, bir yazarın, kendi koyduğu kurallar çerçevesinde insanları takip etmesini anlatıyor. Ancak karşısına çıkan ve ondan daha kurnaz olan bir adam tüm kuralları yerle bir edip onu kendi işlerine alet ediyor. İlk bakışta Nolan'ın öteki yapımlarına benzemiyor gibi görünse de filmin temeli, yönetmenin sinema anlayışı ile ciddi bir uyum içerisinde.



AHMET TOĞAÇ

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir