21 Ağustos 2016 23:26

Dönem filmlerini bir de çizgilerden izleyin

Animasyon filmleri her zaman çocuklar için çekilmiyor, bazen bir dönemi de aydınlatıyor.

Dönem filmleri dendiğinde aklınıza, büyük prodüksüyonlarla oluşturulmuş epik sahneler, özenli sanat yönetmenlerince hazırlanan detaylar veya atmosferi sağlamak için kurulmuş bir set gelebilir. Hepsi de dönem filmlerinin içindedir ancak bu filmler her zaman devasa yapıların altında çekilmiyor. Hayır şu an bahsedeceğimiz filmler minimal ölçekte de çekilmedi. Oyuncular kostüm de giymedi, sadece sesleri ile oynadılar. Çünkü bu listenin teması animasyonlardan oluşan dönem filmleri.


Yalınayak Gen - 1983
4 kitaplı bir manga serisinden sinemaya uyarlanan animasyon, II. Dünya Savaşı'nın sonunu getiren atom bombasının atıldığı şehir Hiroşima'da geçer. Hiroşima'da yaşam mücadelesi veren "Gen" isimli bir çocuğun gözünden anlatılan hikaye, atom bombasının öncesi ve sonrasını beyazperdeye yansıtır. Savaşın bir çocuk üzerine yaratacağı korkudan çok çocuğun, bu büyük felakete karşı gösterdiği direnç herhalde birçok seyircinin yüreğini sızlatmaya yeter de artar bile. Orjinal manganın çizeri Keiji Nakazawa tarafından finanse edilen film, daha sonradan yazarı sinema için de senaryo yazıp belli uyarlamalar yapan bir kişi haline büründürmüştür. Genel olarak yarattığı "Gen" karakteri üzerine çalışsa da, kendi hikayesinin dışında uzun metrajlı sinema filmlerinin senaryo ekipleri arasına girmiştir.



Ateşböceklerinin Mezarı - 1988
Film Akiyuki Nosaka'nın, II. Dünya Savaşı'nda ölen kız kardeşinden bir nevi özür amacı ile yazdığı aynı isimli romandan uyarlanmıştır. Bir otobiyografik eser niteliğinde olan bu roman 1988'de animasyon haline getirilerek sadece Japonya'da değil dünyanın birçok bölgesinde takdir edilesi bir değer görmüştür. II. Dünya Savaşı'nın sonlarında Japonya'nın Kobe şehrinde geçen hikaye, bombalamalar sonrası ailesini kaybetmiş 14 ve 4 yaşındaki iki kız kardeşin yaşadıklarına odaklanır. Kardeşler bir yandan savaşın verdiği yıkımla boğuşurken bir yanda da "savaş kadar zalim" teyzelerinin yanında yaşamaya çalışırlar. Filmin "garip ismi" konusunda da insanlar birçok farklı yorumda bulunuyor. Kimisi kısa yaşamları olan ateş böcekleri ile küçük kız kardeşleri arasında bir bağ kurarken kimi de kardeşlerin filmde ateş böceklerini kullanarak yaptıkları eyleme dikkat çekmek için bu ismin seçildiğini düşünüyor.


Mısır Prensi - 1998
Film, İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik gibi semavi dinlerde peygamber olarak kabul edilen Musa'nın hayatını anlatır. M.Ö. 1200'lü yıllarda Mısır halkını firavunun esaretinden kurtaran peygamberin öyküsü, kendinden sonraki birçok esere de konu olmuştur. Peygamberin gerek çocukluk dönemi gerekse de firavun ile yaptığı mücadele neredeyse uzun soluklu macera öykülerinin değişmez kuralları biçimene bürünmüştür. Listenin, dönem olarak en eski zamanlarında geçen filmin ilginç bir noktası ise Musa'yı seslendiren Val Kilmer ile ilgilidir. Musa'nın Tanrı ile konuştuğu sahnede her iki ses de Val Kilmer'a aittir. Bu tercih, ilk bakışta önemsiz gibi görülse de film eleştirmenlerinin eserin, dini ve psikolojik boyutunu tartışırlarken kesinkes ele almaları gereken bir konudur.


Persepolis - 2007
İran Şah'ının henüz devrilmediği yıllardan devrim yıllarına ve oradan da İran'ın yeni yaşam koşullarına odaklanan film "dönem filmi" kavramının hakkını veriyor. Filmin yönetmen ekibinde de bulunan Marjane Satrapi'nin otobiyografik yapıdaki çizgi romanından uyarlanan animasyon, bir kızın gelişiminin ardından bir ülkenin değişimini gözler önüne seriyor. Amerika'da yaşayan ancak bir sebepten ötürü ülkesini ziyaret etmek için tekrar İran'a uçan Marjane'nin anılarından oluşan film, kesinlikle seyircinin aklını karıştıracak bir zaman bozumunu kullanmıyor. Anıları net bir şekilde beyazperdeye yansıtan film Marjane'nin düşünceleri ile birlikte kızın çevresindeki farklılaşmayı da objektif olarak sunmaya çalışıyor. Her ne kadar bireysel bir hikaye anlatılıyor olsa da seyirciye, neredeyse belgesel niteliğinde dersler veriliyor.


Beşir'le Vals - 2008
1975'te başlayan ve İsrail'in 1978'de resmi olarak dahil olduğu Lübnan İç Savaşı'ndaki bir askerin hikayesini anlatan film, yine Persepolis'e benzer şekilde anılardan yola çıkıyor. Ancak Persepolis'ten farklı olarak "Beşir'le Vasl" anılara değil de onların günümüze bıraktığı etkiler ile ilgileniyor. Ancak bu durum onu, dönem filmi kategorsinden çıkartamayı gerektirecek bir sebep değildir. Yine Persepolis gibi başkarakterin yaşadıkların oluşan film zaman zaman belgesel boyutlara kaysa da dönemin atmosferini seyirciye açık bir şekilde hissettirdiği için Beşir'le Vals'ı liste dışı bırakmak doğru olmazdı. Animasyonlarını da çok rastlanmayan biçimde üreten film, çekicilik boyutunda da seyirciyi kolayca yakalayabiliyor. Böylece bir iç savaşa katılan ve daha sonra "Ben ne yaptım?" pişmanlığının yanında hafıza problemleri de çeken bir askerin yaşamı, içerik olarak durgun ve "can sıkıcı" görülse de film, son derece akıcı bir hale bürünmüş oluyor.

AHMET TOĞAÇ
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir