27 Ekim 2016 11:55

En gerçekçi 6 uzay temalı bilim kurgu filmi

Bilim kurgu filmleri, bazen de aklımızı gerçekçiliği ve bilime uygunluğuyla başımızdan alıyor.

Her bilim kurgu filminin süper gerçekçi olmasını bekleyemeyiz; bazı filmler ‘bilim’den çok ‘kurgu’ olsa da ‘bilim’ kısmı çok doğru ve gerçekçi olan bir çok bilim kurgu filmi bulunabilir.

20-30 sene öncesinde çekilmiş bilim kurgu filmlerini izlediğimizde o zamanlar sadece kurgu olan şeylerin şimdinin gerçekleri olduğunu da görebiliriz; androidler, bio- mekanik uzuvlar, her yerden her türlü bilgiye erişebilmemizi sağlayan cep telefonu ve tabletlerimiz, hologramlar vs.
Bugünkü listemizde şu ana kadar çekilmiş en gerçekçi uzay temalı bilim kurgu filmlerini sıralayacağız.


1.2001: A Space Odyssey (1969)





Bilim insanlarının şu ana kadar yapılmış en gerçekçi bilim kurgu filmi olarak heyecanla bahsettikleri, her sinema severin favoriler listesinde üst sıralarda yer alan ve çıktığı andan itibaren bir kült haline gelmiş “2001: A Space Odyssey” listemizin ilk sırasında, tabi ki.
Filmin yapım aşamasında onlarca bilim adamından danışmanlık alan
efsanevi yönetmen Stanley Kubrick 1969 yılınca çektiği filmin her detayını ustaca tasarlamış ve tamamen bilimsel doğrulara göre şekillendirmiş.
Uzaydaki sessizlik, astronotların yediği yemekler, uzun süre yerçekimsiz ortamda bulunmanın astronotlar üzerinde yarattığı etkiler tamamen gerçeğe dayalı sahnelerdi. Ayrıca süper-akıllı dünya dışı bir formun ekrana yansıtılmasından ziyade sadece bahsinin geçmesi de filme daha gerçekçi bir hava katıyordu.
Son olarak, bunun şu ana kadar gerçekleştiğini görmesek de süper bilgisayar HAL 9000’in “yardımsever uzay bilgisayarı”ndan “acımasız psikopat uzay bilgisayar”na dönüşmesi de çok olasılıksız değilmiş gibi. Ya da biz fazla bilim kurgu filmi izliyoruz.




2.Andromeda Strain (1971)






2001: Space Odyssey kadar popüler olmasa da Andromeda Strain de en gerçekçi bilim kurgu filmleri listesindeki yerini 45 senedir koruyor.
Filmin konusu bilmeyenler için kısaca anlatalım: Amerika Birleşik Devletleri hükümeti uzaylı bir virüs olduğunu düşündükleri şeyi yakalamak için uydularından birini kullanmaya karar verirler, fakat uydu New Mexico’nun küçük bir kasabasına düşer ve ölümler başlar. E bu ölümler pek de huzurlu ölümler olmaz, haliyle...
“E bu filmi gerçekçi kılan ne o zaman?” dediğinizi duyar gibiyiz. Kanıtlanmış bir teori olmasa da bilim insanlarının elde ettiği bulgulara göre bu senaryonun gerçekleşmesi fazlasıyla olası. Zira bakterilerle ilgili bildiğimiz kesin bir şey varsa o da uzayın ölümcül ortamında yaşamlarını sürdürebildikleri, ve uzay yolculuğunun bakterilerin yapı taşlarını değiştirerek onları daha bulaşıcı ve ölümcül bir hale getirdiğidir.



3.Contact (1997)






Son 20 yılın en çok ses getiren uzay temalı bilim kurgu filmlerinden olan Contact aynı zamanda bilimsel anlamda gerçeğe en yakın filmlerden biri olma ünvanını da koruyor. Aslında, uyarlandığı kitabı dünyanın önde gelen dünya dışı yaşam araştırmacılarından biri olan Carl Sagan’ın yazdığı göz önünde bulundurulursa bu o kadar da şaşırtıcı bir şey değil.
Bunun yanında filmin yönetmeni Robert Zemeckis kitapta anlatılanlardan sapmamaya çalışarak münkün olduğu kadar bilimsel doğrulara bağlı kalmaya çok fazla çaba harcamış.
Hem ana karakteri oynayan Jodie Foster’ın dünya dışı yaşam bulmak için radyo frekanslarını kullanması hem de sinayallerle gönderilen “uzaylı dilinin” matematiksel denkleler kullanarak çözülmesi bilim dünyasında var olan şeyler.



4.Interstellar (2014)






Bu listede Interstellar filminin bulunması sizi biraz şaşırtmış olabilir. İzleyen çoğunluğun ve özellikle bilim insanlarının katıldığı bir konu varsa o da filmin sonunun geri kalanına kıyasla biraz daha fantastik olmasıydı. Halbuki o ana kadar bilimsel verilerle bezenmiş bu uzay yolculuğu hikayesi fazlasıyla gerçekçiydi.
Filmin tüm yapım aşamasında Kaliforniya Teknoloji Enstitüsünde teorik fizik profesörü olan Kip Thorne’la sadece yönetmen Chistopher Nolan değil bütün oyuncular ve ekip de beraber çalışmış. Filmde kara delikler ve solucan delikleri ile ilgili söylenen herşey şu ana kadar yapılmış yüzlerce, binlerce araştırmaya dayanıyor. Interstellar bu alanda o kadar başarılıymış ki filmi izleyen bazı bilim insanları filmde bahsedilen bilimsel gerçekliklere övgüler yağdırdıkları yazılar yazma ihtiyacı hissetmiş; hatta bunlardan biri filmin okullarda fizik dersinde izletilmesi gerektiğini bile savunmuş.









5.The Martian (2015)






Listemizdeki en taze film, geçen sene vizyona giren ve çok fazla ses getiren, Marslı. Getirdiği seslerden hepsi olumlu değildi, tabi ki. Kimi Matt Damon’ın karakterinin Mars’ta tek başına hayatını sürdürebilmesini çok saçma bulurken kimisine de ilham kaynağı oldu. Tabi bunlar genelde kişisel fikirler, bilimsel gerçeklere dayanan teoriler değil (çünkü ağzı olan konuşuyor.) Bakalım, bilim insanlarına göre bir insanın Mars’ta tek başına Matt Damon’ın bulunduğu koşullarda hayatını sürdürmesi ne kadar olası?
Film çıktığı andan itibaren özellikle astrofizikçiler ve diğer bilim isanları tarafından övgülere boğulmuş. Denilene göre Hollywood tarihinin en gerçekçi, en bilimsel verilere dayanan bilim kurgu filmiymiş, Marslı.
Filmde portre edilen mürettebatın görevlerinden tutun da Matt Damon’ın karakterinin “önce ekip” mantalitesine; onun Mars’ta tek başına hayatta kalma taktiklerinden, kurtulmak için kullandığı ekipmanlara kadar her şey gerçeğe uygun tasarlanmış.





6.Wall-E (2008)






Eğer Wall-E animasyonunu “iki robotun sevimli aşk hikayesi” kafasıyla izlediyseniz, bir daha izlemenizi tavsiye ederiz. Ama önce şu yazıyı okumayı bir bitirin.
Wall-E ‘de dünyanın çöp gezene dönüşmesi, insan ırkının sadece eski model robotları geride bırakarak yeni bir gezegende hayat kurması, yerinden kalkamayan, her konuda teknolojiye güvenen asosyal ve şişko yaratıklara dönüşmesi sizce gerçekten olasılıksız mı?
Bir etrafınıza bakın; yemeklerimizi kendimiz yapmaktansa hazır söylemeyi, her yere arabayla gitmeyi, telefonlarımıza ve bilgisayarlarımıza yapışık yaşamayı, sosyalleşmeyi bile telefonlarımıza yüklü programlar üzerinden yapmayı ırkça çok seviyoruz. Bunların dışında gümbür gümbür gelen robotlar dünyanın sonunun habercisi de olabilir, insan ırkının iyice tembelleşmesinin de... E bunların dışında zaten kısa bir süre sonra Mars’ta koloni kurmaya gidecek olan ekip hazır bile. Yani, biz görür müyüz emin değiliz ama dünyamızın Wall-E’deki dünyaya dönüşmesi fazlasıyla mümkün gibi gözüküyor.




AYDİ ŞEKER
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir