15 Ağustos 2016 15:54

En kötü 9 taklit film

Bir film tuttuktan sonra yapımcılar hemen bu filmi seriye dönüştürmeye çalışır. Peki ya diğer yapımcılar? Aşağıdaki filmler sizi oldukça güldürecek.

Kendi fikrini bulup özgün bir sanat eseri oluşturmak elbette zor. Bu yüzden doğrudan DVD'ler için üreten film stüdyoları var, özellikle Hollywood'da. Özellikle The Asylum isimli şirket, gişe rekortmeni filmlerin taklitlerini yapmak için epey uğraşıyor. Gişe rekortmeni filmler gibi, raf rekortmeni filmler oluşturmak adına çalışıyor. Düşük bütçeli filmlerle, yüksek bütçeli filmlerin benzerlerini üretip, bu filmlerde çok az filmde gördüğümüz aktör ve aktrisleri kullanıyorlar. Film isimleri ve afişleri, genellikle orijinal filmlere oldukça benzer oluyor. Böylelikle dikkatsiz müşterilerin DVD'leri satın alması, ya da hiç değillse kiralamasını hedefliyorlar. En açık ve en kötü raf rekortmeni filmleri sıraladık.




The Day the Earth Stopped


Eğer hedef popüler ve başarılı bir filmi taklit etmekse, raf filmi yapımcıları genellikle film üzerine de fazla düşünmemeyi seçiyor. Orijinal ismi çağrıştıran bir isim, orijinal afiştekine yakın renk tonları genellikle kullandıkları taktikler. Keanu Reeves'ü başrolünde izlediğimiz The Day the Earth Stood Still'in bir benzeri olan The Day the Earth Stopped, bu klişeti oldukça iyi kullanmış.




The Da Vinci Treasure



Bu kadar popüler olmuş bir roman ve bir filmi taklit etmemek mümkün değil. Milyonlarca kişi tarafından özellikle uçaklarda, otobüslerde ve metrolarda okunmuş bir Dan Brown romanından bahsediyoruz. Audrey Tatou ve RTom Hanks'in başrollerini üstlendiği, Oscar ödüllü Ron Howard'ın yönetmenliğini üstlendiği filmi de beğenilmese de büyük ses getirmişti. Snakes on the Train filminin yönetmeni Peter Mervis, The Da Vinci Treasure adıyla filme "farklı bir bakış açısı" getirdi. Hanks ve Tautou'nun yerine ise Lance Henriksen ve C. Thomas Howell'ı izliyoruz. Afişteki benzerlik ürkütücü derecede.



Transmorphers


Eğer çok hızlı bir şekilde "transmorphers" derseniz, "transformers" diyormuşsunuz gibi tınlıyor. Bu yönüyle iyi isim. Öykü tanıdık, uzaydan gelip transfor -pardon "transmorfe" olan robotları anlatıyor. Bu robotlar birer araca dönüşüyor. The Go-Bots'tan beri, en büyük Transformers taklidi bu film.




Pirates of Treasure Island


Bu filmin yapımcıları, harika birer pazarlamacı! Afiş neredeyse bire bir aynı, filmlerin isminin yazılı bulunduğu pankart bile! Yine Lance Henriksen başrolde, bu sefer afişte biraz utanmış görüyoruz kendisini.



Carnosaur



B-filmlerin yıldızı Roger Corman, bu filmin yapımcılarından birisi. 1993 yılında çekilen film, Steven Spielberg'ün Jurassic Park'tan kazandığı paranın hiç değilse bir kısmına göz dikmişti. İki film de, teknolojinin -aslında var olmaması gereken- dinozorları delirtip insanlara saldırtmasını konu alıyor.


The Terminators



"Terminatör'ü çektiler mi, biz de Terminatörler'i çekelim o zaman" diyerek planlanmış olmalı bu film. 2009 yılında Terminator: Salvation vizyona girdiği sıralarda, The Terminators de dikkatsiz izleyicileri hedefliyordu. Filmdeki kötü robotun gelecekten gelen makineleri öldürmesi fikri bile iki gilmde bire bir aynıydı.



Sunday School Musical




Televizyon için yapılan bir filmin taklit edildiği ilk örnek olsa gerek bu, üstelik bir müzikalden bahsediyoruz. Televizyon filmleri ucuz ve sinema filmlerine göre basit ve özensiz görünse de, müzikal oldukça zor ve yapması zaman alan bir üretim. High School Musical, yayınlandığı günden beri Disney kanallarında reyting rekoru kırınca bu taklit film yapımcılarının dikkatini çekti. Ancak hala bir taklit film için bu kadar uğraşmaya asla anlam veremiyoruz.



Snakes on a Train



Uçakta yılanlı film çekildiyse, trende yılanlı film de çekilebilir; öyle değil mi? Ancak uçaktaki yılanlardan kurtulmak oldukça zor. Eh, kapıları ya da pencereleri açamazsınız. Ama ya trendeki yılanlar? Yılanları camdan fırlatın, treni durdurun ve dışarı kaçın. Sorun çözüldü! Filmin temel sorunu gördüğünüz gibi asla çözülemeyecek bir şey değilmiş.



Monster



Cloverfield, iyi pazarlanmış bir yapımdı ve büyük bir başarı yakaladı. Filmin ismi, esas canavarla ilgili herhangi bir şey çağrıştırmıyordu ve afişte de sadece canavarla ilgili ufak ipuçları vardı. Tüm bu "açıkları" kapatmak üzere çekilen Monster, hem isimde açık açık bunun bir canavar filmi olduğunu ortaya koyuyor, hem de afişte canavarın kollarını açık açık gösteriyordu. Müthiş, değil mi?
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir