31 Temmuz 2016 01:05

Futbol beyazperdeye taşındı

Futbol ile yatıp kalkanlar için futbol temalı filmler.

Sinema kitlesel bir sanattır. İnsanların kolektif bir çalışma ile yarattıkları eser beyazperdede bir salon dolusu insana takdim edilir. Dünyanın en büyük sektörlerinden de biri olan sinema dışında da futbol, yine topluca icra edilip topluca seyredilen bir spor dalıdır. Peki ya bunlar birleşse ne olurdu. Stadlarda toplanıp film gösterimi yapmaktan bahsetmiyorum. Bunun yerine futbol hikayelerini filme almak çok daha makul ve mantıklı bir tercih olacaktır. Sinema, insanları kitleler halinde etkileyen ve maalesef bazen ciddi can ve mal kayıplarına neden olan futbolu nasıl işlemiştir? Muhakkak ki bu tercihler her bir sinemacıya göre değişecektir ancak birçok kişinin üzerinde mutabık olduğu bir konu vardır. Böyle bir alan sadece basit bir spor değildir. Yani futbol asla sadece futbol değildir, tıpkı ingiliz yazar Simon Kuper'in dediği gibi.


Zafere Kaçış - 1981
Futbol ile ilgili bir filmi daha fazla futbol içermesini isterseniz yapmanız gereken tek şey muhtemelen gerçek futbolcuları birer aktör olarak kullanmaktır. Gerçek futbolcuların bu denli rol aldığı görüntüleri herhalde reklam sektörü dışında hiçbir yerde göremeyiz. Kendi ülkelerinde efsane olan futbolculardan Osvaldo Ardiles, Bobby Moore ve hatta Pele, filmde "top koşturan" isimlerdi. İkinci Dünya Savaşında bir grup asker Almanlara esir düşmüştür. Nazi subaylarının propaganda amacıyla düzenlediği gösteri maçı mahkumların, tutuldukları yerden kaçmaları için onlara bir fırsat yaratmıştır. Ancak kaçış isteği mi ağır basacaktır yoksa Pele'den Sylvester Stallone'ye uzanan müthiş kadronun Nazilere karşı galibiyet isteği mi?



Dar Alanda Kısa Paslaşmalar - 2000
Efsane futbolcuları beyazperdede izledikten sonra gelelim Türkiye'ye. Ancak bu sefer "esas oğlanlarımız" pek efsane değiller. Çünkü onlar Bursa'nın İvazpaşa semtinde ikamet eden insanların ve semtin esnafının kurduğu "Esnafspor" takımıdır. Amatör bir futbol takımı olan Esnafspor'un hikayesinin etrafında şekillenen film merkezine futbolu alsa da mahallenin tüm yaşantısını 120 dakikaya sığdırır. Bursa ile bağını koruyan ancak daha çok bir futbol ülkesi olarka Brezilya'dan etkilenen Esnafspor Brezilya'nın renklerini alarak yeşil-sarı forma ile maçlarına çıkar. Ancak bu takımın kaderi, renkleri kadar Brezilya'ya benzemez. Takımın kötü giden performansını toparlamak için transfer edilen genç ve yetenekli oyuncu sadece futbolcuları değil mahalleyi de karıştırmaya başlar. Belki de gerçekten futbol sadece futbol değildir.


Zafer Vuruşu - 2000
Zafer Vuruşu, Esnafspor kadar amatör bir takımla ilgili olmasa da ana tema birbirine gerçekten çok yakın. Çünkü bu filmde İskoçya'nın ikinci liginde mücadele veren ve takıma yapılan yeni transfer ile değişen insanların hikayesi anlatılıyor. İki filmde de kulüplerin başkanları değiştikten sonra bu transferlerin olması ve belli yıldızların kulüplere kazandırılmak istenmesi aslında sosyal yaşama dair bazı göndermelerdir. Şöyle ki, şöhretin peşinde koşan veya sermayenin kölesi olan insanlara belli ahlak dersleri verilmeye çalışılır. Kimi sinemacı daha keskin politize bir tavırda bu işi yapar kimi de futbol üzerinden.


Bend It Like Beckham - 2002
Kim demiş futbol erkek işidir diye. Hint asıllı İngiliz yönetmen Gurinder Chadha'nın yaptığı bu film, kendi gibi kadınlara ilham kaynağıdır. Ailesinin futbol oynamasına izin vermediği kızın mücadelesi izlenmeye değerdir. Eline geçen fırsatları en güzel şekilde değerlendirmeye çalışan 18 yaşındaki genç kadın, dünyanın en ünlü futbolcularından biri olan David Beckham gibi olmak için büyük uğraş verir. Hem bir komediyi hem de futbolun ateşini aynı anda beyazperdede görmek istiyorsanız bu genç kadının hikayesini sizin için en ideal tercihlerden biridir.


Goal! - 2005
Gol, son dönemlerin futbol ile ilgili en çok ses getiren filmlerinden biridir. Daha sonra 2007'de ve 2009'da olmak üzere iki filmi seyirci ile buluşan film, yerel bir takımdan dünya futbol arenası yerel bir takımdan dünya futbol arenasının göbeğibe giden bir yolculuğu konu ediniyor. Meksikalı Santiago Muñez, yasa dışı yollarla ABD'ye giden ve bazı sorunlar üzerine para biriktirip İngiltere'ye uçan hayalperest bir gençtir. Ancak bu hayalleri uğruna herkesi karşına alabilmektedir. Santiago'nun azmini beyazperdede deneyimleyen her seyirci serinin daha sonra gelen filmlerini daha büyük ilgi ile takip etmiştir. Zaten serinin ilk filminin alt başlığı olarak gördüğümüz "Hayal Başlıyor" ibaresi, Gol'un ilerleyen bir hikayesi olacağını baştan fark ettirmiş oluyordu.


Green Street Hooligans - 2005
İngilter'de Gol filminden birkaç hafta önce vizyona çıkan "Yeşil Sokak Holiganları", isminden de anlayacağınız üzere İngiltere'deki futbolun başka bir yüzünü seyircilere gösteriyor. Uzun bir süre boyunca dünyanın en iyi futbol ülkelerinden biri olarak görülen İngiltere'deki holiganlar sorununu işleyen film, çoğu futbol hayranı için eğlenceli bir yapımdır. Ancak ciddi manada can ve mal kaybına sebep olan holiganlık ne yazık ki bizim filmden algıladığımız biçimde keyif verici bir şey değildir, en azından toplumun çoğunluğu için. Film, Amerikalı bir "Yanki"nin İngiltere'de akrabalarının yanında kalması ile başlalesi gören Matt'in zaman içindeki değişimi, holiganizmin insana ne boyutlarda etki ettiğini açık seçik gösterir.


Hayata Çalım At - 2009

Eric, orta yaş bunalımı içinde olan bir postacıdır. Yaşamı ise kendi adaşı olan Eric Cantona'nın hayatına girmesiyle değişir. Ancak Eric Cantona sadece bir hayaldir, halisünasyondur. Ya da başka bir ifade ile Cantona, Eric'in içsel motivasyonudur. Ken Loach'ın yönetmenliğini üstlendiği film merkezine, efsane İngiliz oyuncusunu alsa da sadece futbolla ilgili bir hikaye anlatmaz. Ken Loach'ın öteki filmlerini bilenler onun, İngiliz toplumunun özellikle işçi sınıfının problemlerini ele aldığını hatırlayacaktırlar. Bu yüzden bir şöhretin motivasyonu ile "ikinci baharına" kavuşan Eric'in hikayesi toplumu ilgilendiren bir olaydır. Ancak kim demiş ki futbol toplumu ilgilendirmez. Eğer Ken Loach gibi bir sinemacı da bu yolla bize bir şeyler anlatmak istiyorsa futbol gerçekten sadece futbol değildir.

AHMET TOĞAÇ
Yorumlar
  • Eric Cantona fransızdır ingiliz değil... Futbolla alaka sıfır sanırım...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Son Haberler

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir