5 Aralık 2016 15:40

Game of Thrones dünyasına şekil veren en önemli 5 kadın karakter ve 1 bonus

Game of Thrones altıncı sezonla birlikte genellikle arka planda olan kadın karakterler hikayenin en güçlü karakterleri haline geldiler ve artık Game of Thrones dünyasını onlar şekillendiriyor diyebiliriz.

Game of Thrones 1. sezonu yayınlanmaya başladığı andan itibaren adından en çok söz ettiren ve en çok reyting alan dizilerden biri olmasına rağmen bir çok eleştirinin de kurbanı oldu. Bu eleştiriler genelde kadın karakterlerin uğradığı şiddet ve haksızlıklar ve bunların ekrana yansıtılma biçimleriyle ilgili oldu. Game of Thrones dizisinde uyarlandığı kitaplardan (Buz ve Ateşin Şarkısı serisi) daha çok çıplaklık ve nispeten daha fazla şiddet olduğu doğru ama biz Game of Thrones’daki kadın karakterlerin uğradıkları haksızlıkların ve şiddetin onları daha güçlü kıldığına ve kadın karakterlerin çoğunun önünde sonunda hakettikleri yerlere geldiklerine inanıyoruz.

Daenerys Targaryen “Khaleesi” (Emilia Clarke)






Tabi ki bu listeye Daenerys Targaryen ile başlamak zorundayız. Kendisini ilk gördüğümüzde aşırı antipatik abisi Viserys Targaryen tarafından Game of Thrones dünyasının en vahşi ırklarından biri olan Dothrakilere “gelin gitmek” üzereydi. Fakat buna aslında “gelin gitmek”ten ziyade ordu karşılığında satılmak desek daha doğru olur. Zira Daenerys “evlenmek istemiyorum, sadece eve gitmek istiyorum,” diye itiraz edecek olduğunda Viserys’in savurduğu tehditleri unutmak ne mümkün.
Fakat unutulmayacak en güzel anlardan biri de Viserys başından aşağıya erimiş altın dökülerek ölürken Daenerys’in tepkisizliği ve attığı soğuk kanlı bakışlar oldu. Bu andan çok daha önce Daenerys’in değişmeye, güçlenmeye başladığına tanık olmuştuk. Vahşi kocası Khal Drogo’yu parmağında oynatmaya başlamıştı ki bu %1000 ataerkil bir topluluk mensubu olan bazı Dothrakilerin hiç hoşuna gitmiyordu. Zaten bu da Khal Drogo için sonun başlangıcı, Daenerys içinse yolun başlangıcı oldu diyebiliriz.
Adeta ölen kocasının küllerinden yeniden doğan (hem de üç ejderha ile birlikte) Khaleesi bu noktadan sonra (yani ikinci sezonun başlangıcından itibaren) kendisine resmen tapan bir çok takipçi edindi ama bu yine de güç sahibi diğer “liderlerin” onu buyurukları altına almaya, kontrol etmeye, kullanmaya ve ezmeye çalışmasına engel olamadı. En içinden çıkılmaz sorunların üstesinden sadık yardımcıları ve danışmanları ve tabi ki ejderhaları sayesinde başarıyla çıkan Khaleesi gerçekten Westeros ve Essos’u yönetmeyi en çok hak eden kişi diyebiliriz. Ama tabi ki Game of Thrones dünyasında kimin başına ne geleceği, kimin kaderinin ne olacağı hiç belli olmuyor. O yüzden çok da heyecanlanmamaya çalışıyoruz. Ama Game of Thrones altıncı sezonun son sahnesinde en sevdiğimiz Game of Thrones hanelerinin ve karakterlerinin altı sezondur görmek istediğimiz şekilde koca bir donanma ve üç ergen ejderha ile birlikte Westeros’a doğru yola çıktığını gördüğümüzde umut dolmamak mümkün değildi!


Arya Stark (Maisie Williams)





Arya Stark’ın Game of Thrones’un en sevilen karakterlerinden biri olduğu söylesek yalan olmaz. Game of Thrones’daki diğer bir çok kadın karakterin aksine, kendisini ilk gördüğümüz andan itibaren - minicik boyuna ve aşırı sevimli görüntüsüne rağmen - ne kadar karakterli, inatçı ve güçlü olduğunu anladık. Arya’nın başına gelenler dizideki herhangi başka bir karakterin başına gelse büyük ihtimalle o karakter üçüncü sezonu zor çıkarırdı.
Arya’nın hiç bir zaman bir leydi, prenses, veya birinin karısı olmak istemediğini biliyorduk. Game of Thrones dizisinde başlarına kötü şeyler geldikçe değişime uğrayan, akıllanan, güçlenen ve kaderleri genellikle erkekler tarafından şekillendirilen diğer kadın karakterlerin aksine Arya Stark’ın hedefi her zaman belliydi. O bir savaşçı olarak doğmuştu ve ne olursa olsun bu hedefinden şaşmadı. Başına gelen herşey onu bu hedefe doğru itti. Her şey her zaman kontrolü altında gerçekleşmese de o en kötü durumları bile avantajına kullanmasını bildi; hem de o küçücük yaşına, boyuna rağmen.
Her türlü koşula uyum sağlayabilen, farklı karakterlere kolaylıkla bürünebilen (ki bunu Bravos’taki yüz değişitirme eğitimden önce bile yapıyordu), zor kararlar vermekten kaçınmayan, doğruluğuna inandığı şeylerden asla vazgeçmeyen, çalışkan, inatçı ve başına buyruk Arya Stark’ın maceraları tek başına bile ayrı bir dizi olabilecek nitelikte.
Ne Westeros’un en vahşi ve korkulan savaşçılarından Sandor “The Hound” Clegane, ne de Essos’un en gizemli ve yetenekli savaşçısı Jaqen H’ghar Arya’yı kontrol altında tutmayı başaramadı. Ayrıca Game of Thrones dünyasının en sevilmeyen hanesinin başı Walder Frey ve oğullarını kimsenin haberi olmadan ne kadar ustaca, vahşice ve soğukkanlılıkla öldürdüğünü gördükten sonra Arya Stark’ın azmi, gücü ve yetenekleri hakkında gerçekten daha fazla bir şey söylemeye gerek kalmıyor. Bize sadece Game of Thrones’un yedinci sezonunu beklemek ve Arya Stark’ın meşhur ölüm listesindeki isimleri tek tek harcamasını beklemek düşüyor.

Brienne of Tarth (Gwendoline Christie)





Game of Thrones’un savaşçı kadınlarından söz açılmışken Brienne of Tarth’dan bahsetmemek tabi ki olmaz. Game of Thrones ikinci sezonda karşımıza Renly Baratheon’un baş koruması olarak karşımıza çıkan Brienne’i ilk gördüğümüzde fiziksel yapısı ve giydiği zırh yüzünden kadın olduğunu bile anlamamıştık. Zaman içinde bu karakterin Game of Thrones dünyasındaki en onurlu ve güçlü savaşçılarından biri olduğuna tanıklık ettik.
Asil bir aileden gelmesine rağmen fiziksel görünüşü ve her zaman “erkek gibi” davranmasından ötürü hayatı boyunca herkes için alay konusu olan Brienne of Tarth’ın bu aşağılamaları görmezden gelmeyi ve kendisiyle dalga geçen insanlara gerekli cevabı gerek sözlü gerekse fiziksel güçle vermeyi çoktan öğrendiğini Jamie Lannister ile olan yolculuğun sırasında öğrendik.
Verdiği sözleri tutma konusunda Brienne of Tarth kadar kararlı olan başka bir karakter daha görmedik Game of Thrones’da henüz. Her ne kadar verdiği sözleri (Renly Baratheon’u korumak, ve Sansa ve Arya’yı bulup, önce anneleri Cathelyn Stark’a, o öldürüldükten sonra da Jamie Lannister’a götürmek) elinde olmayan koşullardan ötürü tutamasa da Game of Thrones altıncı sezonda hakettiği saygı ve yeri Sansa Stark’ın yanında bulması bizleri çok mutlu etti. Game of Thrones dünyasında ne kadar fazla erkek savaşçı karakter olursa olsun tek kadın “şövalye” olan Brienne of Tarth’ın Game of Thrones yedinci sezonda daha da önemli bir rol oynayacağına emin gibiyiz. Eminiz diyemiyoruz çünkü bu Game of Thrones; en sevdiğimiz karakterler her an ölebiliyor.


Sansa Stark (Sophie Turner)





Sansa Stark’ın Game of Thrones dizisi içindeki karakter gelişiminden şu yazımızda bahsetmiştik. Altıncı sezona kadar sadece acınılası bir karakter olan Sansa Stark’ın yaşadıklarından ders alıp kendi kararlarını vermeye başlaması biraz uzun sürdü. Zira bu yazıyı beşinci sezon bittikten sonra yazıyor olsaydık Sansa Stark’ın bu listeye girmesi gerçekten imkansızdı. Hatta altıncı sezonun bile son iki bölümünü izlememiş olsaydık yine kendisi bu listede olamazdı.
Sansa Stark’ı ilk olarak leydilerin yapması gereken her şeyi yapmaya çalışan, Joffrey Baratheon ile evlenip önce prenses sonra da kraliçe olma hayalleri kuran, masum ve aşırı saf bir karakter olarak tanıdık. Çok uzun süre kendine ait bir iradesi olduğundan bile şüphe ettik; verdiği tüm kararlar başkaları tarafından alınıyor, gerçekleştirdiği tüm eylemler başkalarının zorlamasıyla oluyordu. Dizinin en fazla manipüle edilen ve kullanılan karakteriydi kendisi. Dolayısıyla sürekli ağlarken ve acı çekerken izledik Sansa Stark’ı. Stark Hanesi gibi güçlü ve iradeli mensuplara sahip savaşçı bir aileden nasıl böyle bir hanımefendi çıkmış çok merak ettik.
Fakat bütün bunlar Game of Thrones altıncı sezonda değişti. Bolton’ların elinden kurtulup “abisi” Jon Snow’u bulmasıyla gerçek bir Stark gibi davranmaya başlamasını izledik. Battle of the Bastards (Piçlerin Savaşı) diye adlandırılan savaşın en umutsuz anında kazanılmasını sağladı ve onun sayesinde Stark Ailesi yuvası Winterfell’i geri kazanmış oldu. Gelmiş geçmiş en psikopat karakterlerden biri olan Ramsey Bolton’a ettiği son sözler, Ramsey kendi aç köpekleri tarafından parçalanırken Sansa’nın attığı minik sinsi tebessüm Game of Thrones’da izlediğimiz en tatmin edici sahnelerden biriydi. Game of Thrones yedinci sezonda da bu çizgiyi sürdürmesini ve artık Little Finger’ın (ve başka kimsenin) manipülasyonlarına kanmamasını umut ediyoruz ve artık kendisinden büyük başarılar bekliyoruz.

Cersei Lannister (Lena Headey)




Başlarda sadece nefret edilecek “kötü kadın” olarak karşımıza çıkan Cersei Lannister hakkında karmaşık duygular beslediğimiz doğrudur. Kişiliği ne kadar iğrenç ve nefret edilesi olsa da, gelmiş geçmiş en kötü kararları vermesiyle bilinse de; bir dizi karakteri olarak fazlasıyla renkli ve sürprizlerle dolu. Zira bu kadar başarılı bir karakter olmasa içimizde bu kadar yoğun duygular uyandırması da imkansız olurdu.
Ned Stark, Oberyn Martell ve Margery Tyrell gibi en sevdiğimiz ve Game of Thrones dünyasında önemli yeri olan karakterlerin ölümlerinde direkt veya endirekt olarak parmağı olması aslında Cersei Lannister’ın Game of Thrones dizisindeki en etkili karakterlerden biri olduğunun kanıtı.
Hayatı boyunca sahip olduğu kraliçe olma arzusu gerçeklemiş olmasına rağmen yine de bu konumundan memnun olmayan Cersei Lannister’ın aslında gerçek arzusunun sadece bu titre sahip olmak değil etkili bir biçimde Westeros’u yönetmek olduğunu zaman içerisinde görüyoruz. Kim ne derse desin Cersei Lannister’ın hırsı, zekası ve taht oyunlarındaki başarısı tartışılamaz. Onu umutsuz ve kimsenin pek de ciddiye almadığı kaprisli bir kraliçeden (önce kral karısı daha sonra annesi olarak) Westeros’un gerçek ve tek kraliçesine dönüşürken izlemek bir dizi izleyicisi olarak çok tatmin ediciydi.
Tabii ki bu arada bir Game of Thrones karakteri olmanın gerçekleriyle o da az yüzleşmedi. Sevmediği biriyle evlendirildi, sevmediği başka biriyle evlendirilmek istendi, tüm çocuklarını kaybetti (her ne kadar çoğunun ölümü kendi suçu olsa da), ne babası ne de saray konseyindeki diğer yetkililer tarafından ciddiye alındı. Ve tabi bunların dışında, Game of Thrones beşinci sezonda başına gelen “kefaret yürüyüşü” o kadar küçük düşürücüydü ki Cersei Lannister’dan ne kadar nefret edersek edelim “oh iyi oldu, hak etti” diyemedik bile. Hatta bu noktadan sonra kendisine biraz sempati beslemeye başladık bile diyebiliriz.
Game of Thrones altıncı sezonun son bölümünde gelmiş geçmiş en büyük toplu katliamı gerçekletirmiş olması sebebiyle artık kimsenin onu hafife almayacağı aşikar. Yedinci sezonda Westeros ve kendi düşmanları ile ilgili yapacaklarını izlemek için sabırsızlanıyoruz.



Bonus: Olenna Tyrell




Olenna Tyrell hakkında ne desek az. Karşımıza ilk çıktığı andan itibaren ne kadar güçlü, söz sahibi, dediğim dedik ve lafı gediğine koyan bir kadın, ve ailenin gerçek reisi olduğunu gördük. Ayrıca ailesi için yapacaklarının sınırı olmadığına da tanık olduk. Zira torunu Margery Tyrell baş psikopat Joffrey’nin elinde acı çekmesin diye düğün günlerinde damadı öldürecek planı yapacak kadar gözü kara ve kararlı. Tabii ki bu özellikleri iki torununun da Cersei Lannister’ın hain planlarına kurban gitmesine engel olamadı. Genel olarak kendisini ekranda çok fazla göremesek de onu gördüğümüz her an çok tatmin edici ve zeka dolu diyaloglarla bezenmişti. Kendisini Game of Thrones altıncı sezonda en son Oberyn Martell’in baş sevgilisi Ellaria Sand ve savaşçı kızları Kum Yılanları ile iş birliği yaparak Khaleesi’nin donanmasında Westeros’a doğru yol aldığını gördük. Tüm bu güçlü kadınların birliğinden doğacak olayları, Olenna Tyrell’in Khaleesi’ye vereceği bilgece öğütleri ve ikisi arasında gerçekleşecek diyalogları izlemek için şimdiden heyecanlanıyoruz.
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir