30 Haziran 2016 13:48

Gerilimin ustası Stephen King'in en iyi 20 filmi

Edebiyatta çoktan kendine çok büyük bir yer edinen Stephen King, uyarlama filmlerle sinemada da ismini defalarca jeneriklere yazdırdı.

37 yıldan uzun bir süredir film yapımcıları, Stephen King'in kitaplarının içine dalıp altını üstüne getiriyor. Hem korku türünde olan hem de bu türün dışında tutulan tüm Stephen King romanları, bir şekilde sinema filmlerinin çıkış noktası oldu. Bunlardan bazıları elbette diğerlerinden çok daha iyiydi. Ama peki ya Stephen King filmlerini değerlendirmeye tabii tutsak ne olurdu? Tribeca Film Festivali'nin katılımcılarının verdiği oylarla yapılan bu sıralama, uyarlaması yapılan Stephen King kitapları içinden en iyi yirmi filmi ortaya koyuyor. Yeni bir Stephen King filmi geliyor. Üstelik en sevilen romanlarından birisi olan Kara Kule bu beyazperdede sadık Stephen King okurları ve izleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. Kara Kule'nin filminin yapılacağının duyurulması bile büyük bir sevinçle doldurdu sinemaseverlerin içini. İşte böyle bir ortamda, geriye dönüp en iyi Stephen King filmlerine göz atmakta yarar var.



20. Dreamcatcher (2003)

Morgan Freeman ve Damien Lewis gibi birçok ünlü ismi bir araya getirmişti Dreamcatcher. Hakkındaki eleştiriler kabul edilebilir, elbette en iyi Stephen King uyarlaması değil, ancak yine de bu listede bulunması gerekiyor. Film Türkiye'de Düş Kapanı ismiyle vizyona girmişti. Bir grup arkadaşın kamp yapmak için gittiği bölgede çok da normal olmayan şeylerle karşılaşmasını konu alıyor. Olayın kamp kısmı klasik, ama bundan sonrası ilginçleşiyor. Zira, bu kamp alanı uzaydan gelen parazit benzeri alien'lartarafından istila edilmiş durumda.
Dreamcatcher'ın seveni kadar sevmeyeni de çok. Tribeca'nın katılımcılarından Todd VanDerWerff, filmle ilgili "dürtülerinizi etkileyerek kendini izleten bir film, yine de çok kötü. Ama nasıl oluyorsa kendinizi izlemekten alıkoyamıyorsunuz" demiş Dreamcatcher ile ilgili. Karen Kemmerle ise filmle ilgili "Tamam, kabul ediyorum, çok kötü, aşırı karışık ve alien sahneleri oldukça saçma ama, gerçekten ben bu filmi seviyorum. Bu filmi her izleyişimde beklenmedik mizah ve arkadaşlık dolu arasında kendimi gidip gelirken buluyorum" diyor. Listenin henüz yirminci filmindeyiz ve bu yirminci film bile kendisi hakkında çok fazla şey söyletmeyi başardı.



19. Christine (1983)

İnsanlar bazen eşyalara, araçlara çok fazla bağlanıyor. Kimse ilk bisikletini, ilk arabasını unutamıyor mesela. Christine de bu bağlılığa odaklanan bir film. Bir gencin arabasını en az kız arkadaşı kadar sevmesini anlatıyor. Tabii ki sevgi, bir bedel de ister. Bedel, karşılık, ya da ismine ne derseniz deyin, sevginin karşılığını vermek de sancılı bir süreci işaret eder. Bu tuhaf çocuğun başına gelenler de en büyük göstergesi. Çünkü arabasının sahiden de bir ruhu var!
Erken dönem John Carpenter filmlerinden birisi Christine. En az Dreamcatcher kadar tartışıldı yıllar sonra bile. Kimse ne "çok iyi" ne de "çok kötü" diyebildi hakkında. Stephen King'in romanını Bill Phillips senaryolaştırıp sinemaya uyarladı ve başrollerinde Keith Gordon, Alexandra Paul ile John Stockwell üstlendi. Yine de, neden tüm Stephen King filmleri içerisinde bu kadar sıyrıldığını anlayamıyoruz.



18. The Dark Half (1989)

Kargalarla ilgili bir korkunuz veya takıntınız var mı? Karga gördüğünüzde ürperir misiniz mesela? Eğer böyle bir durumunuz varsa The Dark Half tam da sizlik. Stephen King'in klasik bir otobiyografik taktik olarak kullandığı yazar karakterlerinden biri, bu filmde de var. Timothy Hutton'ın canlandırdığı korku romanları yazan bir yazarın alter egosu aslında bir katildir. Gerçekten mis gibi konu.



17. Silver Bullet (1993)
Bu filmin neden listede olduğunu muhtemelen Tribeca'ya katılanlar da bilmiyor. King's Cyclye of the Werewolf isimli bir Stephen King romanını bizzat kendisi sinemaya uyarladığı için listededir belki de. Filmle ilgili sadece Karen Kemmerle bir neden belirterek şöyle söylemiş: "Gary Busey ve Corey Haim bir kurtadamla savaşıyor. Silver Bullet'ın harika olduğunu söyleyebilmek için yeterli bir neden bu."



16. Firestarter (1984)
Gizli güçlere sahip ve oldukça genç bir Drew Barrymore mu? Bakın bu güzel işte!
"Aslında bir televizyon filmi bu, ama sonsuza kadar savunabileceğim bir yapım. Drew Barrymore, gücünün ne olduğunu bile zar zor anlayan bir karakteri, harika bir şekilde canlandırıyor" diyor Mark Blankenship filmle ilgili.

15. The Running Man (1987)

Richard Bachman takma adıyla Stephen King'in kaleme aldığı kısa romanlardan biri olan The Running Man, Arnold Schwarzenegger'in canlandırdığı başrolüyle oldukça güçlü bir etki yaratıyor. Suçluların canlı yayınlanan gladyatör dövüşlerine çıkmak zorunda kaldığı bir fütüristik eser bu. Oldukça büyük ilgi çekmiş ve beğeni kazanmıştı. "Bu filme çocukken takıntılıydım. Müthiş bir bilgisayar oyunu olabilidi diyor Jason Adams.
14. Children of the Corn (1984)
Kökten dinciliğin üzerinde çok da durulmayan bir tehdit olduğunu ortaya koyuyordu bu film. King'in kısa öykülerinden bir uyarlamaydı ve hayli sevilmişti.



13. The Green Mile (1999)
Yeşil Yol gibi bir efsanenin 14. sırada kendine yer bulması şaşırtıcı gelmiş olabilir. En İyi Film kategorisinde oOscar adayı, Stephen King'in aynı adlı defalarca ve onlarca ülkede yayınlanan romanının uyarlaması ve Tom Hanks bir gardiyanı canlandırıyor. Fazla söze gerek yok.

12. 1408 (2007)

Perili bir otel odasının belki de yüz yıldır anlatılagelen hikayesi. Bunu farklı yapan ise Stephen King'in elinin değmiş olması.
"King'in daha önce başaramadığı kadar iyi kotarılmış bir otel filmi olan The Shining kadar güçlü ama bir türlü aradan sıyrılamamış bir filmi. Sinemada izlediğimde aklımı kaybettiğimi hatırlıyorum." diyor Tribeca katılımcılarından Mark Graham.
11. Cujo (1981)
Sadece alıntı yapalım: "İzledikten sonra anksiyete yaşadım. Odadan çıkıp başımı ellerimin arasına alıp öylece oturduğumu hatırlıyorum."

10. Apt Pupil (1998)
Bu bir kısa öykü uyarlaması. Oluşturduğu gerilim hiç de uçuk olmayan bir öyküye dayanıyor. Bir lise öğrencisi Nazizm takıntısı sahibi olur ve eski bir SS subayıyla karşılaşıp insanları öldürmeye başlar!

9. Pet Sematary (1989)

Bu filmi sevmek için bir sürü nedeniniz olabilir. Fred Gwynne'nin çok iyi Maine aksanı ve daha onlarca şey... Kabuslar görmenize, uykusuz kalmanıza neden olabilir. Ancak bu asla bir daha izlemeyeceğiniz anlamına da gelmez.
8. The Dead Zone (1979)
Christopher Walken ve Martin Sheen oldukça rahatsız edici bir filmde buluşunca böyle harika bir şey çıkıyor ortaya. Filmle ilgili Karen Kemmerle "Bu filmi izleyin, daha sonra Christopher Walken'ın söylediği her şeyi ciddiye almaya başlayacaksınız." diyor.

7. The Mist (2007)
King'in uzun uyarlama serüveninin içine elbette en bilindik kısa öyküsü de dahil olacaktı. Sadece bunun için en doğru kişi bekleniyordu. Bu kişi, Yeşil Yol ve Esaretin Bedeli'nin yönetmeni Frank Darabont'tu tabii ki. Eğer bulabilirseniz, siyah beyaz versiyonu, bambaşka bir güzellikte.

6. Stand By Me (1986)

Bu film, "korku içermeyen bir Stephen King romanı da sinemaya uyarlanabilir" diyen ilk filmdi. Bir büyüme öyküsü Stand By Me, enfes bir öykü hem de.
"Ölüm, yetişkin istismarları, sınıf farklılıkları ve arkadaşlık... Tüm bunlar bu filmde. Stand By Me, genç oyuncuların Rob reiner yönetmenliğinde, hareketli ve karmaşık performanslarını içeriyor" diyor Karen Kimmerle film hakkında.

5. The Shawshank Redemption (1994)

Sıklıkla tüm zamanların en iyi filmlerinden biri gösterilen bir en iyi film Oscar'ı adayı daha. Hakkında söylenecek çok fazla bir şey yok. Öyküsü ayrı güzel, filmi ayrı güzel.

4. Dolores ClaiBorne (2001)
Şaşırtıcı bir şekilde kıyıda köşede kaldı, Kathy Bates'in performansı bile dikkat çekemedi. Maine'li ve çalışanını öldürmekle suçlanan bir kadının hikayesi... Sırlar ortaya bir şekilde çıkar elbette. Saklanan çok fazla şey olsa da. Bu filmle Oscar almaları bile mümkünde aslında.
3. Misery (1990)

Yeşil Yol'u geçtik, Esaretin Bedeli'ni geçtik, Stand By Me ve hatta The Mist'i bile geçtik. Alışılmadık bir listeyle ilk üçe giriyoruz. Ancak tabii ki bu, ilk üçün tartışmalı olduğu anlamına gelmiyor. Oldukça mantıklı bir üçlü karşımızda.
Misery, yine Kathy Bates'in kadrosunda olduğu ve performansının asla tartışılamayacağı bir film. Neyse ki bu, kendisine en iyi kadın oyuncu Oscar'ını kazandırmıştı. Misery, tam bir klasik!
"Kathy Bates, bu filmi tek başına yapmış resmen. O olmasa, bu film kötü bir film olurdu, ama umrumda değil, nasıl olsa Kathy Bates var filmde!" diyor Todd VanDerWerff.

2. The Shining (1980)

Birçok sinema izleyicisine göre Shining, gerçek bir korku filmi. Aslında Shining, Jack Nicholson'ı kameranın önüne, Stanley Kubrick'i de kameranın arkasına koyunca olabilecek en muhtemel sonuç.
Düşününce bu film, gerçek anlamda bir uyarlama olmasının dışında, listenin tepelerinde yer almayı hak etmesinin bir diğer nedeni de gerçek anlamda bir sanat eseri olarak listedeki diğer filmlerden ayrılıyor. Hatta bazen o kadar iyi bir film oluyor ki, uyarlama olmaktan çıkıyor.



1. Carrie (1976)

İlk Stephen King romanı, ilk Stephen King filmi ve gerçek anlamda uyarlama standarlarını belirleyen ilk film. Brian DePalma, Sissy Spacek ve Piper Laurie, birlikte en iyi oyunculuk performanslarını sergiliyorlar. Ayrıca, en iyi sonu da birlikte hazırlıyorlar. Carrie, bu listenin başında olmayı en çok hak eden film.
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir