23 Haziran 2016 09:01

Hızlı ve Öfkeli 15 yıla büyük başarılar sığdırdı

Serinin ilk fiminin üstünden tam 15 yıl geçeerken, geriye dönüp Fast and Furious serisinin başarısını incelemekte yarar var.

Sinema tarihinin en başarılı film serilerinden biri olarak görülen Fast and Furious, artık efsaneleşmiş durumda. Bu efsane, gün geçtikçe büyüyen bir evrene dönüştü. Hayranları arttı, seriye katılanlar ve zamansız ayrılanlar oldu, ama Hızlı ve Öfkeli serisi 15 yılda hiç hız kesmedi. Fast and Furious'un 15 yılına göz atarak hem film endüstrisine, hem aktörlerin kariyerlerine hem de değişen film kültürümüze ışık tutabiliriz. Acı kayıplara rağmen Fast and Furious serisi hala ayakta ve hala çok genç.

Durduğumuz noktadan şöyle bir bakınca ilk film The Fast And The Furious'un on beşinci yılı, serinin geleceğine de umutla bakmamızı sağlıyor. Kaldı ki zaten Hızlı ve Öfkeli, 2021'e kadar hayatımızda yer alacağı çoktan belirlenmiş bir seri. Seri, toplamı 20 saati geçen 10 filmi barındıracak. 20 saat boyunca yarışlar, kazalar, çarpışmalar, cinsellik ve daha pek çok şeyi bize sunmaya devam edecek. Dile kolay, 10 film boyunca bol bol Vin Diesel'e tanık edecek bizi ayrıca. Ancak yine de serinin bir gün sona ereceğini düşünmek yerine, bu efsanenin yaratılmasında ve büyümesinde izleyicilerinin rolünü tekrar hatırlamakta yarar var. Biraz daha dikkatli bakınca, oldukça etkileyici bir başarı olduğu da gözden kaçmıyor.


Sayılar yalan söylemiyor ve neredeyse tüm sayılar Hızlı ve Öfkeli serisinden yana. Sırf sayılar üzerinden ilerlesek bile Hızlı ve Öfkeli, inanılmaz derecede başarılı bir seri. Yedinci film olan Furious 7, tüm zamanların en çok gişe hasılatı yapan beşinci filmi oldu. Yedi filmin gişe hasılatı, sadece ABD'de 290 milyar dolar. Vin Diesel ise Forbes'un 2015 yılında en çok kazanan oyuncular listesinde 47 milyon dolarla üçüncü sırada. Ancak öte yandan, Diesel'in 2001 yapımı ilk the Fast and the Furious filminden sadece 2 milyon dolar kazandığı söyleniyordu.
Bu para konusunu bir kenara bırakırsak, serinin çıkış öyküsü de orijinalliğiyle oldukça dikkat çekiciydi. Diğer aksiyon serileri gibi eski bir filmin veya bir çizgi romanın uyarlaması değildi. Bu yarış çeteleri ve tüm karakterler, tamamen orijinaldi. Bu yönüyle, tıpkı Star Wars kadar başarılı bir seriydi. Üstelik oldukça komik bir şekilde film, 1991 yapımı Point Break (Kırılma Noktası) isimli Kathryn Bigelow filminin kötü bir "korsan kopyası" olarak yorumlanmıştı. Kırılma Noktası'nda başrolleri Patrick Swayze ve Keanu Reeves yer alıyordu.


Başlangıçta basit bir şekilde özetleyecek olursak, az sayıda araba yarışının bulunduğu bir suç filmiydi ilk the Fast and the Furious filmi. Daha sonraki Fast başlıklı filmlerde olaya Los Angeles Polis Departmanı'ndan memur Brian O'conner'ın (Paul Walker'ı anıyoruz) bu olaylara dahil olmasını ve etrafında dönenleri anlatıyordu. Vin Diesel'in canlandırdığı Don Toretto karakteri, O'Conner'a göre kilit bir roldeydi. Hızlı ve Öfkeli, her filmde dallanıp budaklanan bir seriye böylece dönüştü.
Tüm bunların dışında Hızlı ve Öfkeli, tam bir pazarlama dehası örneğiydi. Universal, izleyicileri bu filmin gerçek yıldızları birçok kez bir araya getiren özel bir seri olduğuna yoğun bir çaba harcayarak da olsa inandırdı. Herkesi tekrar bir araya getiren Fast Five filmi gibi, her filmde bazı karakterleri devre dışı bıraktıktan sonra ekibi komple tekrar bir araya toplamayı bildi. Bu da izleyicilerin filme bakışını "Şu karakter yeni filmde geri dönüyor" noktasına getirmeyi başardı. Bu, kolay bir iş değil. Öte yandan pazarlama işin sadece bu evresinde de değil.


Hızlı ve Öfkeli gibi özel seriler, yapılan yeni film duyurusunun dışında çok fazla bir şey yapılmasa da izleyicide merak uyandırabiliyor. Eğer süslemeyi ve filme gündemi de işletmeyi başarabilirse yapım ekibi, böyle serilerin yeni filmleri bir şekilde dikkat çekiyor. Ancak Hızlı ve Öfkeli, günceli yakalamakta ne kadar başarılı olduğunu yakın zamanda gelişim göstererek tarihi bir noktaya gelen ABD-Küba ilişkileri çerçevesinde Küba'da gerçekleştirilen çekimler de bunun bir göstergesiydi örneğin. Serinin sekizinci filmi için yapılan bu çekimler, oldukça da mantıklı bir yere bağlanıyordu: Vin Diesel'in canlandırdığı Don Toretto'nun kökenine... Üstelik Hızlı ve Öfkeli serisi, Küba'da çekilen en önemli ABD yapımı film de oldu, belki de türünün şu ana kadarki tek örneği.
Tüm bu hasılat başarısı, seçilen oyuncular, öykü, pazarlama yöntemleri Hızlı ve Öfkeli'yi hep birkaç adım önde tuttu. Peki ya Paul Walker'ın ölümü? Tarihin en çok izlenen beşinci filmi unvanına sahip olan Furious 7, Paul Walker'ın trajik ölümüne de borçlu olabilir mi?
Paul Walker'ın ölümü ve Furious 7


Trajik bir kazada hayatını kaybeden Paul Walker'ın ölümünün Hızlı ve Öfkeli serisine etkisinin olmadığını söylemek, oldukça güç. Seri, o güne kadar birlikte büyüdüğü Paul Walker'ın ölümünden -istemsizce de olsa- beslendi. 10 Temmuz 2014'te Furious 7 vizyona girdiğinde bir yıl kadar önce vizyona giren altıncı film Fast & Furious 6, 788 milyon dolar kadar bir gişe hasılatı elde etmişti. Bu, halihazırda daha önceki filmlerden oldukça yüksek bir kazançtı.
Furious 7, henüz ilk haftasında 500 milyon doları geçkin bir hasılat yakaladı ve bu hasılat, neredeyse Fast Five isimli beşinci filmin 626 milyon dolarlık hasılatını yakalamak üzereydi. Elbette büyüyen hayran kitlesi ve öykünün sürükleyiciliğini hesaba katmakta yarar var. Ancak Furious 7, Paul Walker'ın son filmi olarak adlandırılmış, bu unvanla müthiş bir yükseliş ve özgürlük yakalamıştı. Paul Walker'ın son filmi olması, izleyicileri bir an önce salonlara yönlendirdi, filme ilgiyi inanılmaz bir şekilde artırdı ve seriye duyulan bağlılık da bununla beraber arttı. Hızlı ve Öfkeli, hayranlarının hayatlarının içine Paul Walker'ın hüzünlü biten öyküsüyle çok daha fazla dahil oldu.
Yedi filmden altısında başrol oynayan Paul Walker'ın Kasım 2013'teki trajik ölümünün ardından bir şekilde kendini toplayıp planlanan vizyon tarihinden aylar sonra da olsa izleyiciye ulaşan Furious 7, Paul Walker'ın dublörlerinin hatta kardeşlerinin bile yoğun bir şekilde kullanıldığı ve CGI teknolojilerine başvurulan bir film oldu. Bu arada, tabii ki The Dark Knight'ın da başarısını hatırlatmakta yarar var. Heath Ledger'ın ölümünün Dark Knight'ın gişesine yansımasını unutmamak gerek.
PAul Walker, ölümüyle bir şekilde Hızlı ve Öfkeli serisini kutsadı elbette. Ancak bu, serinin Paul Walker ölmese bugünleri göremeyeceği anlamına da gelmiyor. Düşünülmesi gereken tek şey, izleyicilerin artan duygusal bağlılığının artmasını sağladı.


Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir