10 Temmuz 2016 01:40

Hollywood'a karşı gelen bağımsızlar

Amerikan Bağımsız Sinemasının gelişimi ve yönetmenleri.

Bağımısız Sinema nedir?Bağımsız sinema denildiğinde aklınızda ne canlanıyor? Türk Sineması'nda son yıllarda oldukça duyduğumuz "Bağımsızlar" kelimesi Dünya Sineması içinde de aynı anlamda mı kullanıyor? Bağımsız sinema adın da anlaşılacağı üzere net bir yapım şirketine bağlı olmadan finanse edilen filmler için kullanılır. Tabi bağımsız sinemacılar da sadece laf olsun diye "etraftan para toplamadılar". Ya bir endüstri haline getirilen sinema sektörüne alternatif oluşturmaya çalıştılar ya da sektörden çekilen şirketler sebebi ile kendileri film yapmak zorunda kaldılar. İşte ayrım da burada başlıyor. Yazının geri kalanında değineceğimiz Amerikan Bağımsız Sineması, Hollywood'a karşı alternatif oluşturmaya çalışırken Türkiye'de duyduğumuz bağımsızlar, yapımcı yokluğundan "bağımsızlaştılar". Çünkü Türk Sineması, özellikle 70'ler ile beraber üst üste çöküntüler yaşamıştı.


Amerikan Bağımsız Sineması'nın gelişimi
1910'ler filizlenen, 20'lerde rüştünü ispat eden ve 30'lu yıllarda altın çağını yaşayan Hollywood, uzun süre boyunca dünya üzerinde hükmünü sürdü. Sadece Amerika'da değil dünyanın birçok yerinde gösterim ve dağıtım haklarını da ele geçirmeye başladı. Bu sırada da Amerika'da Underground bir sinema anlayışı da ortaya çıkmaya başladı. "Gerilla" usül ile sinema üreten sanatçılar zaten yapımcılara ihtiyaç duymuyorlardı. Gösterim ve dağıtım gibi dertleri de olmadığı için Hollywood ile aşık atacak gücü yoktu. Daha ilerleyen yıllarda sektör dışında film yapmaya başlayan sinemacılar da Hollywood bünyesine dahil edildi. İnanması zor ama Martin Scorsese, James Cameron ve Quentin Tarantino dahil Hollywood'un ağır topları bile sinemaya bağımsız olarak başlamışlardı. Şimdi ise daha idealist bir biçimde bağımsız sinemaya bağlı olarak film üreten sinemacılar ve onların filmlerine değineceğiz.


George Romero
Zombi filmlerinin furyası başlamadan önce George Romero, 1968'de Night of Living Dead (Yürüyen Ölülerin Gecesi) çekti. 114 bin dolara bitirdiği film vizyonda inanılmaz bir başarı elde etti. Bir bağımsız filmin, büyük şöhretli filmler karşısında 12 milyon dolarlık bir hasılat elde etmesi öngörülen bir şey değildir. Fakat dağıtım şirketinin ilk zamanlarda yaptığı hata sonucu film kamu malı statüsünde sayılıyordu. Yapım ortakları daha önceden reklam filmleri yapmış kişilerdi. Romero'nun onlara katılması ile yaratılan bu korku filmi projesi bir süre finanse edilemedi. Eğer sonradan onlarca ortağa dahil olmayan şirket bu yapıma destek vermeseydi belki de bu kült film ortaya çıkmayacak ve birçok sinemacıya ilham olan Romero'nun adı dahi duyulmayacaktı.


John Cassavetes
TV dizilerinde yan roller ile sektöre girmeye başlayan Cassavetes 1959'da ilk sinema filmini bitirdi. Shadows ilk büyük yapımı 1968'te Faces'ti. En iyi senaryo, en iyi yardımcı erkek ve kadın rollerinde Oscar'a da aday olan film, John Cassavetes'i dünyaya tanıttı. Ayrıca o, Hollywood'un metod oyunculuğu tekniği yerine daha önce bilinen ancak sinemada pek rağbet görmeyen bir teknik ile oyuncularını yönettti, doğaçlama. Oyunculuktan kalma alışkanlığı belki de onun böyle bir tekniğe yönelmesine sebep olmuştur. Fransız Yeni Dalga'sının en büyük yönetmenlerinden biri olan Francois Truffaut, ondan aldığı doğaçlama mirasını filmlerinde ciddi bir biçimde kullanmıştır.


Sam Raimi
Sam Raimi Evil Dead'i yaparak sinema dünyasına çok hızlı bir giriş yapmıştı. Teknik manada birçok yönden kusurlu olan film, yarattığı heyecan ile birçok seyirciyi etkilemişti. Hatta Evil Dead'in devam filmi yapımın, tam olarak kültleşmesine neden olmuştu. Vahşetin, kanın ve Sam Raimi tarzı "korku"nun doruk noktasına ulaşan film, fantezi ile de birleşerek kendinden sonra gelen B-tipi korku sinemasını bütünüyle etkiledi. Artık B-tipi filmlerin bir "geçiştirme" ürünü olmaktan çıkıp bir tarz haline geldiğini bile söyleyebiliriz.


Jim Jarmusch
New York Film Okulu için yaptığı mezuniyet projesini uzun versiyona çevirerek sinema dünyasına giren yönetmen, son dönemlerin en gözde "bağımsızlarından" biri. 30'ların Fransız sinemasından Hollywood'da geçen "noir" (kara film) tarzın modern temsilcilerinden olan yönetmen, yaptığı komedilerde bile bu tavrı korumayı başarıyor. Her yeni filmi ile etrafındaki kitleyi genişleten Jim Jarmusch, sadece son dönemlerin Amerikan Bağımsız Sinemcılarının değil Dünya Sinema tarihinin en önemli yönetmenleri arasında sayılacaktır.


Kevin Smith
Bir marketin ve video dükkanına ev sahipliği yapan sokakta en fazla ne olabilir? Hadi belli olaylar gerçekleşti diyelim ancak hayatın belli bölümlerini kırpıp kayda alan sinema bu olanların ne kadarını beyazperdeye yansıtabilir ki? Siz de eğer böyle düşünüyorsanız Kevin Smith'in "ilk göz bebeği" Clerks'i izlememişsiniz demektir. Baştan sona "bağımsız sinema" konan filmi seri haline çeviren Smith, 2018'de Clerks III'ün seyirci ile buluşacağı müjdesini de verdi. Onun dışında da belli başlı rip-off'lar ile Clerks evrenini genişletti.

AHMET TOĞAÇ

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir