25 Mart 2016 00:25

İzleyiciler salonları terk ettiler

İşte, zamanında büyük bir izleyici kitlesinin perdede gördüğünde salonu terk ettikleri 5 film...

Öyle filmler vardır ki sıkı bir sinema izleyicisi olarak salona büyük umutlarla girersiniz fakat beyaz perdede karşınıza çıkan şey kaldırabileceğinizden çok daha fazlasıdır. Kimi zaman fazla iğrençlik içeren, kimi zaman çok gürültülü, kimi zaman da fazlasıyla hüzünlü olduğu için ani bir kararla ve filmin sonunu hiç umursamadan o karanlık salondan çıkma isteği uyandırır bünyenizde bu filmler…



İşte size, zamanında büyük bir izleyici kitlesinin perdede gördüğünde salonu terk ettikleri 5 film…



Tehlikeli Yürüyüş
Eğer ki izlediğiniz pek çok filmdeki 3 boyut teknolojisi zaten sizi rahatsız ediyor ve gözlerinizi yoruyorsa, The Walk yani Türkçe adıyla Tehlikeli Yürüyüş'ü kesinlikle beyaz perdede ya da büyük bir ekranda izlememenizi öneririz. Aksi takdirde sizin de bu filmin vizyonu sırasında salonu koşarak terk eden koca bir seyirci kervanına katılacağınızı garanti ederiz. 11 Eylül saldırıları sırasında yıkılan İkiz Kulelerin arasına ip gerip yürüyen Fransız cambaz Phillip Petite'in gerçek yaşam öyküsünün anlatıldığı Tehlikeli Yürüyüş, vizyonda kaldığı süre boyunca özellikle yükseklik korkusu olan izleyici kitlesinin kabusu olmuştu.



127 Saat
Filmin başrol oyuncusu 127 Saat'in bir korku filmi olmadığını söylüyor ama film, 2010 yılında ilk gösterime girdiğinde çeşitli festivallerde filmi izleyen pek çok kişi filmin final sahnesinde bayılıp ayılmış, istifra etmiş ve hatta panik atak nöbetleri geçirmişti. Tıpkı Tehlikeli Yürüyüş gibi gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenilerek ortaya çıkarılan 127 Saat, ABD'nin Utah eyaletinde bulunan bir kanyonda iki kaya arasına sıkışıp kalan ve oradan kurtulmak için finalde kendi kolunu kesen bir adamın öyküsünü anlatıyordu.



Dönüş Yok
Sansasyonel yönetmen Gaspar Noe'nin 2002 yılında vizyona giren filmi Dönüş Yok'un fragmanlarında tüm güzelliğiyle karşımıza çıkan Monica Belluci'ye kapılıp filme gidenlerin çoğu, o zaman büyük bir hata yapmış olduklarını çabucak anlamışlardı. 9 dakika süren tecavüz sahnesi ya da içerdiği vahşet yüzünden dünyanın önde gelen uluslararası film festivallerinde bile pek çok izleyicinin salonu koşarak terk ettiği bir film olan Dönüş Yok'un rahatsız ediciliğinin sadece filmin içeriğiyle ilgili olduğunu düşünenler büyük bir yanlış yapmış olurlar. Çünkü film oldukça sert ama tüm rahatsız ediciliği de sertliğinden kaynaklanmıyor; Gaspar Noe, Dönüş Yok'un ses bandına izleyende anksiyete yaratan bir düşük frekans yayını eklemiş ve kelimenin tam anlamıyla seyircisine çile çektirmek için elinden geleni ardına koymamış.



Hayat Ağacı
Sinema yazarları ve akademisyenlerin başyapıt dediği Terence Mallick'in 2011 tarihli filmi için sinemaya girip filmin yarısına kadar dayanamayan ve gişeye gidip bilet parasının iade edilmesini isteyen izleyicilerin sayısı o kadar fazla ki insan bu filmde neler olup bittiğini ve filmin izleyicilerini neden bu denli ikiye böldüğünü sorgulamadan edemiyor. Evrenin yaratılışı ve hayatın anlamını sorgulayan ve bunu 1950 yıllarda yaşamış olan bir Teksaslı ailenin hikayesi üzerinden yapmaya girişen filmin başrollerinde her ne kadar Brad Pitt ve Sean Penn gibi isimler yer alsa da; film, ana akım izleyiciler için fazlasıyla yavaş, derin ve felsefi bulunmuştu. Öyle ki Amerika'da filmin gösterimini yapan salonlardan bir kısmı baskılara dayanamayıp filmden ilk 30 dakika içerisinde çıkmaya karar veren izleyicilere paralarını iade etmeyi kabul etme kararı aldı.



Canavar
Arabada giderken yol tutması ya da vapurda giderken deniz tutması gibi bir rahatsızlık varsa sinemada film tutması diye de benzer bir rahatsızlık var. Bunu biz söylemiyoruz elbette! Cloverfield yani Türkçe adıyla Canavar'ın pek çok izleyiciyi rahatsız etmesi üzerine bir açıklama yapma sorumluluğunu üstlenen Dr. Michael W. Smith diyor. Tamamı aşırı derecede sallanan bir el kamerasıyla çekilmiş olan Canavar'ın izleyenlerde baş ağrılarına sebep olduğu ve mide bulantısına yol açtığını kısa süre içerisinde fark eden ABD'deki sinema salonları, filme ilk kez girecek olan izleyicilere yönelik uyarı mesajları hazırladılar ve salonların duvarlarına astılar. Oysa ki benzer yan etkiler 1999 tarihli yapım Blair Cadısı'nın gösterimlerinde de ortaya çıkmıştı.

BURAK KAPLAN

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir