25 Temmuz 2016 20:30

Kaçırmamanız gereken 8 İran filmi

8 film ile İran yapımı en güzel filmlerin listesi.

Kısa bir zaman önce İran sinemasının gelişimi ve İranlı yönetmenler üzerine bir yazı yayınlamıştık. Şimdi de orada bahsi geçen yönetmenlerin yapımlarının bir kısmını alıp "asla kaçırmamanız gereken İran filmleri" listesi hazırladık. Tabi o yazının tüm içeriği buradaki ile aynı değil. Bu sefer filmlere tek tek yönelmekle birlikte İran sinemasının gelişiminde gözden kaçan ama yine de izlenmesi gereken yapımları bu listeye ekledik. Şimdi size düşen tek şey, listedeki filmleri inceleyip merak ettiklerinizi izlemek.


İnek - 1969
İran'da İslam devrimi öncesinde çekilen film, kırsalın yoksul kısımlarında geçiyor. Bu yoksul köyde ineği ile övünen adam köylülerin, ineği kaybetmesi üzerine sinir krizi eşiğine gelir. İneği bulmal için neredeyse tüm köyü seferber eden adam, ineğinin bulunmaması üzerine delirir ve kendini inek sanmaya başlar. Yönetmenin kırsaldaki kimlik sorununu böylesine bir alegori üzerinden anlatması filmi sembolik atmosfere soksa da seyirciler üzerinde gayet etkili olmuştur. İnek, 60'lardan sonra yükselmeye başlayan ve toplumsal içerikli filmler üretmeye başlayan İran sinemasının dünya çapında duyulan ilk filmlerinden biridir.


Tabiate Bijan - 1974
Bir demiryolu işçisi olan Muhammed, tren raylarının çaprazlandığı bölgede karısıyla yaşayan bir adamdır. Neredeyse hiçbir yere bağlı olmayan karı-koca, İran'ın kırsalında kimsesiz olarak yaşamınlarını sürdürürler. Filme konu olacak bir hikayesi olmayan film, 40'ların ortasında özellikle İtalya'da filizlenen gerçekçi ekol ile bağıntılıdır. Gerçeği çarpıtarak ya da kurgulayarak değil de gerçeği bire bir aktarmayı seçen gerçekçi ekol, sinemayı kendinden sonra ciddi şekilde etkiledi. Yavaş yavaş "şarkılı-türkülü" filmlerin rafa kalkması ve insanların gerçeği beyazperdede deneyimleme istekleri dönemlere göre değişim gösterse de muhtemelen hiç sönmeyecek.


Köker üçlemesi - 1987, 1992, 1994
Abbas Kiyarüstemi'nin, adını tüm dünyaya duyurduğu üçlemeyi parçalayıp, yapımları tek tek incelemek yerine bir bütün olarak değerlendirmenin daha yararlı olacağını düşündük. Sinema yazarları, yönetmenin sırayla yaptığı "Arkadaşımın Evi Nerede", "Ve Yaşam Sürüyor" ve "Zeytin Ağaçları Altında" isimli filmleri Köker üçlemesi olarak değerlendirmektedir. Çünkü ilk filmdeki kurmaca hikaye, ikinci filmde karakterlerin peşine düştüğü hikayeye dönüşür. Üçüncü film ise ikinci filmin "arka planını" yani çekim evrelerini anlatmaktadır. Ancak Abbas Kiyarüstemi, böyle bir üçlemeyi kabul etmemekte çünkü filmlerin geçtiği Köker köyü dışında hiçbir ortak özelliğinin olmadığını söyler. Ayrıca Nuri Bilge Ceylan, kasaba üçlemesini yaparken de bu Köker üçlemesinin biçimini ciddi bir biçimde kendine uyarlamıştır.


Cennetin Çocukları - 1997
İran sinemasının belki de en duygusal filmlerin olan Cennetin Çocukları, Mecid Mecidi'nin sinemasının en bilinen filmlerindendir. İki kardeşin masumiyet ve fedakarlık öyküleri birçok sahnede çok yoğun hissedilir. Babaları çok fakir olduğundan okula giderken aynı ayakkabıyı kullanan iki kardeşin yaşadıkları, küçük kız kardeşin ayakkabıyı bir akıntıya düşürmesi ile neredeyse darmadağın olur. Artık çocuklar kendi ayakkabılarını kendileri bulmak zorundadır. Büyük erkek kardeş ise çözümü bir koşu yarışmasında bulur. Ancak sorun şudur ki kardeşler için büyük ödül yarışmanın birincisine değil ikincisine verilecektir. Abisi, kardeşi için "yavaş koşup" ikinci olabilecek midir?


Sarhoş Atlar Zamanı - 2000
Türkiye, İran ve Irak sınırında geçen film, bir kaçakçı tayfası içinde yaşamaya çalışan bir Kürt aile üzerinedir. Ancak bu aile bir bütün değildir. Ebeveynleri ölen çocuklar, katırlarla kaçakçılık yapan bu grubun içine girmiştir. Üç kardeşten biri engellidir ve ablası ona bakarken asıl iş yükü öteki kardeşin üzerindedir. Ancak dağlık arazinin soğuk hava şartları hem çocuklar hem de katırlar için yıpratıcıdır. Filmin ismi de buradan çıkmıştır. Katırların soğuktan etkilenmeyip yoluna devam etmeleri için onlara viski içirilirken çocuklar, hiçbir merhamet gösterilmeden çalıştırılır. Hayvanlar kadar bile değeri olmayan çocukların acıklı hikayesi taş kalpli bir adamı bilr ağlatacak cinstendir.


Bir Ayrılık - 2011
Oscar'ın Yabancı Dilde En İyi Film Ödülünü İran'dan ilk defa alan film Bir Ayrılık, Orta Doğu coğrafyasından da bu ödülün şu andaki tek sahibidir. Teknik anlamda Akira Kurosawa'nın Rashmonon filmi ile "akraba" olan yapım, Rashomon'da incelenen gerçeğin göreceli olduğu teorisinden çok "bulmaca film" yapısındadır. Şöyle ki Rashmonon'da ortada kesin hatlarla çizilmiş bir gerçek yoktur. Ancak Bir Ayrılık, filmde ortaya çıkan "bebek cinayeti" sorununu farklı gözlem yolları ile beyazperdeye aktararak seyircinin algısını çarpıtır. Asghar Fahradi'nin bu "kaçak" tavrına rağmen film beğenilmiş ve Oscar gibi sinema dünyasının en büyül arenalarından birinden ödülle dönmüştür.

AHMET TOĞAÇ

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir