15 Mart 2018 23:32

Kaybedenler Kulübü Yolda Filmi Eleştirisi

Her zaman kaybettik senle ben!



Her zaman kaybettik senle ben!



“Unutmamalı insan çocukluğunu, gençliğini… Ne bileyim yani, ben öyle hissediyorum…” Nejat İşler’e Kaybedenler Kulübü’yle özdeşleşen Kadıköy, Rock’n Roll ve 90’lar nostaljisine dair ne hissettiğini sorduğumda aldığım cevaptı bu. Yiğit Özşener ise “nostaljik bir adam değilim” diye yanıtlamıştı aynı soruyu. Woody Allen’in dediği gibi belki de “şimdi zaman çok sıkıcı”ydı…


İlk filmden 7 yıl sonra gelen “Kaybedenler Kulübü Yolda”, yapımın başarılı iki aktörünün farklı yorumları gibi izleyenlerde başka bir duygu uyandıracak. Tıpkı ilk film çekildiğinde gizli dünyaları ortaya çıkmış gibi hisseden kulübün gerçek fanlarıyla bu gizemli dünyayla ilk kez tanışan yeni üyelerin duyguları gibi… 2011 tarihli ilk film, Devrim Arabaları’yla sinema dünyasına sıkı bir giriş yapan ve ardından Kaybedenler Kulübü’yle rüştünü ispat eden Tolga Örnek’e emanetti. Örnek, bu zorlu görevin altından başarıyla kalmış; kulübün gerçek üyelerinden Mehmet Ada Öztekin’in güçlü senaryosu ve Nejat İşler ile Yiğit Özşener’in başarılı oyunculuklarıyla da birleşince tadından yenmez bir film çıkmıştı ortaya. Kısa zamanda da güçlü replikleri, kalbe dokunan müzikleri ve sahici karakteriyle kült mertebesine ulaştı Kaybedenler Kulübü.


İlk filme oranla daha ağır, daha dramatik bir atmosferle karşılaştığımız 'Yolda’da da karşımıza çıkan en belirgin şey kahramanları daha yakından tanımamıza imkan veriyor oluşu. İki oyuncu da rollerinin hakkını fazlasıyla veriyor, muhteşem tonlamalarıyla söyledikleri her repliği hafızamıza, kalbimize kazıyor.


Filmin kadınlara bakışı ise ilkinden farklı değil. Üstelik o final sahnesi bana kalırsa kadınlara büyük bir hakaret… Parmak sallayan replikleriyle kadınları fena halde ikiyüzlü ve maddiyatçı olarak resmediyor. Müziklerde ise ilk filmdeki kadar iyi bir seçki olduğunu söylemek zor. Filmin önemli sahnelerinden birine güç katan Nur Yoldaş’ın Mihrimah şarkısında o muhteşem sesin neden o kadar düşük tutulduğunu da anlayamadım.


Spoiler vermeden tenkit etmek zor olacak ama mümkün olduğunca bunu yapmamaya özen göstereceğim: Her şeyden önce filmi bir yol hikayesi olarak ele alırsak fena, çünkü ne yazık ki bunun hakkını veremiyor. Dünya sinemasındaki türdeşlerine baktığımızda (Easy Rider, The Beach, Vicky Cristina Barcelona, Wild, Thelma & Louise, The Secret Life of Walter Mitty, My Own Private Idaho) -bu örnekleri çoğaltmak mümkün- Kaybedenler Kulübü’nün türün hakkını veren bir yol filmi olmadığı aşikar. Ancak klasik bir yerli drama olarak bakarsak ortalamanın üzerinde bir yapım olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü film en büyük gücünü edebi senaryosundan ve iki başrol oyuncusunun sahici performanslarından alıyor.


Devam filmleri her zaman zor ve tehlikelidir. Hollywood’da da ilkini çok sevip bağrımıza bastığımız birçok filmin devam filmi hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu anlamda düşünüldüğünde bu kez yönetmen koltuğuna geçen Mehmet Ada Öztekin baştan zor bir görevi devralmıştı. Ancak bir devam filmi olarak değil yeni bir film olarak bakacak olursak (ki böyle bakmak da mümkün) yönetmenin hiç de fena bir iş çıkartmadığını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Filme dair herkesin hemfikir olduğu tek şey giderek muhafazakarlaşan rakı sofrasında fotoğraf çekerken içkilerin saklandığı bir memlekette seks, alkol ve rock’n roll’un hala yaşadığını göstermesi oldu. Bir de, hem Nejat İşler hem de Yiğit Özşener’in özellikle altını çizdiği bir şey var ki o da düşünmeye değer: ısrarla "bu filmde her şey kendiliğinden oluyor" diyorlar… Her şey kendiliğinden oluyor… Bir hatırlama, hatırlatma filmi. Tüm eksiklerine rağmen kıymetli… Mehmet Ada Öztekin’in söylediği gibi, bu filmde kendinizden bir parça buluyorsanız tamamdır ve bence bulacaksınız da…

Gizem Ertürk

Puan: 6,5/10



Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir