27 Nisan 2015 14:10

Küçük Prens Ekim'de vizyona giriyor

Dünyanın en çok satan ve okunan kitaplarından biri olan Küçük Prens filminden yeni bir fragman yayınlandı. Ekim ayında vizyona girmesi beklenen Küçük Prens'in yönetmen koltuğunda Mark Osborne oturuyor.

16 Ekim'de vizyona girecek olan Küçük Prens'ten 2. fragman geldi. Başucu kitaplarından biri olan Küçük Prens'in sinemasal yolculuğu adım adım yaklaşıyor. Dünyanın en çok satan 10 kitabı arasında yer alan “Küçük Prens” 16 Ekim 2015'te vizyona giriyor. Dünyada, kutsal kitaplar ve Das Kapital’den sonra en çok dile çevrilmiş ve en çok satılan kitaplardandır Küçük Prens. Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve 1943'te yayımlanan bir hikayedir. Hem öykünün kendine has tonlarını hem de 3D animasyonu tek potada eritmeyi hedefleyen filmde, bir pilot kendisini ıssız bir çölün ortasında bulur. Fakat pilot, bu esrarengiz çölde çok uzak bir gezegenden gelmiş olan küçük bir çocuklar karşılaşır. Bu çocuk, kendisinin torunlarına anlatacağı bir masal mirası bırakır. Kung Fu Panda ile animasyon arenasında sükse yapan Mark Osborne'un yönetmenliğini yaptığı filmin orijinal seslendirme kadrosunda Rachel McAdams, James Franco, Marion Cotillard, Jeff Bridges ve Paul Giamatti gibi ünlü isimler bulunuyor. Film ülkemizde 16 Ekim 2015 tarihinde izleyiciyle buluşacak!
Dünyanın en çok satan ve okunan kitaplarından biridir. Eserde bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Sahra Çölü'ne düşen pilotun Küçük Prens'le karşılaşması ile başlayan kitap yirmi yedi bölümden oluşur. Özellikle Küçük Prens'in yurdundan ayrılıp altı ayrı gezegene yaptığı gezileri anlatan bölümlerde bazı tipik yetişkin yaşam biçimlerinin eleştirisi yapılır. Kralın gezegeni otorite tutkusunu, sanatçının gezegeni, kendini beğenmişliği ve sanatçının toplumla yitirmiş olduğu iletişimsizliği, sarhoşun gezegeni, umutsuzluk ve buna dayanan unutma isteğini, işadamının yaşadığı gezegen, amaçsız sahip olma tutkusunu, fenercinin gezegeni anlamsız ve sorgulamaksızın yerine getirilen görev duygusunu, coğrafyacının yaşadığı gezegen ise bilimi kimin için yaptığını unutan bilim adamını ve bilim anlayışını sembolize eder. Son gezegen ise dünyadır ve dünya insanların kendi değerlerinden daha çok giysileriyle anlam ve değer kazandıkları, biçimin özden daha fazla önemli olduğunu yansıtan bir imge görünümündedir. Yazar, New York'ta bir otel odasında kaleme aldığı hikâyenin çizimlerini de yapmıştır. Exupéry hem çizimleri hem de hikâyeleri bir çocuk kitabı gibi kurgulamış olsa da, bu kitap onun moderniteye ve II. Dünya Savaşı'nın etkilerinin sürmekte olduğu topluma eleştirisini ifade ettiği bir kitap olarak da değerlendirilir. Yazarın ilhamını kendi başından geçen olaylardan aldığı düşünülür. Bir pilot olan Exupéry, 1935 yılında bir hız rekorunu denerken, Sahra Çölü’nün ortasına düşmüştü. Ayrıca karısı Consuelo’nun Küçük Prens gibi bitmek bilmeyen arzuları ve korunma arzusu olduğu, Küçük Prens’in gezegeni gibi volkanlarla dolu El Salvador’da yaşamıştı. Hikâye ilk defa 6 Nisan 1943’te hem Fransızca hem İngilizce olarak yayımlandı. Günümüzde 210 ayrı dil ve lehçeye çevrildi. Türkçe’de 15 farklı dilde çevirisi bulunur. Selim İleri, Azra Erhat, Nihal Yeğinobalı, Tomris Uyar ve Cemal Süreya eseri Türkçe’ye çevirenler arasındadır. Yazar eseri, dostu Leon Werth’in çocukluğuna adamıştır. Küçük Prens opera, tiyatro ve şarkılara ilham vermiş, 11 kez sinemaya uyarlanmıştır. Küçük Prens ve Exupéry'nin resmi Fransa'da, 50 franklık banknotların üzerine basılmıştır. Banknotların üzerine gözle görülemeyecek küçüklükte yazılmış alıntılar işlenmişti. Yazarın uçağı bozulur ve Sahra Çölüne iniş yapmak zorunda kalır. Çölde Küçük Prens ile karşılaşır. Küçük Prens yazara yaşadığı yeri, yaşadığı maceraları anlatmaya başlar. O, B612 Asteroidinde tek başına yaşayan bir prenstir. Gezegeninde çok sevdiği güle özenle bakar. Gülüne nasıl daha faydalı olabileceğinin yollarını araştırmak istediği için diğer gezegenleri gezmek zorunda kalmıştır. Kralın gezegeninde otorite tutkusunu, sanatçının gezegeninde kendini beğenmişliği, sarhoşun gezegeninde saplantıyı, işadamının gezegeninde amaçsız sahip olma tutkusunu, fenercinin gezegeninde öğrenmeden, değişmeden emir yerine getirmeyi coğrafyacının gezegeninde elitizmi görür. Hepsinden mutsuz ayrılır. Son gezegen ise dünyadır. Dünya, diğerlerinden farklı olarak büyük ve kalabalık bir gezegendir. insanların kendi değerlerinden daha çok giysileriyle anlam ve değer kazandıkları bir yerdir.

Büyükler hiçbir şeyi kendi kendilerine anlayamazlar. Onlara durmadan her şeyi anlatmak da çocuklar için yorucudur.
Bir koyun çiziver bana!
Gün batımlarına bayılırım, haydi günbatımını görmeye gidelim.
"Onu dinlememeliydim," diye açıldı bir gün bana, "Çiçekleri asla dinlememelisin. Onları seyretmeli, onları koklamalısın yalnızca."
Yalnızca çocuklar ne aradıklarını biliyorlar.
Çölü güzel kılan, bir yerinde bir kuyu saklıyor olması.
Ama gözler gerçeği göremez ki. Yüreğiyle aramalı insan.

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir