27 Ekim 2016 14:12

Luke Cage 1. Sezon: Genel Bakış ve Bölüm İncelemeleri

Luke Cage’in Netflix’te yayınlanan birinci sezonunu, bölüm bölüm inceledik.

Marvel’ın Netflix dizilerinden Luke Cage, Eylül ayınının sonunda yayınlandı. Dare Devil ve Jessica Jones’dan sonra üçüncü Marvel Netflix dizisi olan Luke Cage büyük kitleler tarafından heyecanla bekleniyordu. Biz de biraz gecikmeli de olsa Luke Cage’nin ilk sezonunu sizler için değerlendirdik. Bol spoiler dolu elimiz, uyaralım.


Çizgi romanlarda genel hatlarıyla Luke Cage kimdir, ne yapar?
İlk yayın tarihi: Haziran 1972. Luke Cage – Hero for Hire (Kiralık Kahraman)
Gerçek ismi: Carl Lucas
Süper kahraman adı: Power Man (Güç Adam)
Yanında savaştığı ünlü Marvel kahramanları: Dare Devil, Jessica Jones, Spider Man, Ghost Rider, Doctor Strange, Defenders, Avengers, Fantastic Four
Romantik ilişkileri: She-Hulk, Jessica Jones
Geçmişi: New York’un belalı mahallesi Harlem’de büyüyen Cage gençliğinde hapise girip çıkan belalı bir tip. En yakın arkadaşı ve partneri Willis Stryker’la beraber mafyanın ayak işlerini yapıyorlar. Hayatını yola koymak isteyen Cage, bu işlerden çekiliyor fakat Stryker devam ediyor. Stryker’ın işler istediği gibi gitmeyince Cage’i tuzağa düşürüp hapse girmesine sebep oluyor. Hapisanedeyken Cage bir deneye katılıyor (Kaptan Amerika’da gördüğümüz Süper Asker deneyinin devamı gibi) ve süper güçlerini bu şekilde kazanıyor.


1.Bölüm (The Moment of Truth – Kader Anı)
2.Bölüm (Code of the Streets – Sokakların Yasası)





Tabii ki bir çok süper kahraman filmi ve dizisinde olduğu gibi ilk başta hikayemizin ana karakterlerini tanıyoruz, bunların geçmişine kısa diyaloglar ve geriye dönüş (flash back) sahneleriyle geçmişleri hakkında ufak fikirler ediniyoruz. Formül gayet basit ve anlatım yalın.
Geçmişle ilgili diyaloglar “sen ordan geldin,” “bana bunu demiştin,” “bilmemkimle şunu yaptığında ne olmuştu hatırlıyor musun?” tarzında. Buna rağmen ilk iki bölüm biraz yavaştı diyebiliriz. Bir bölüm değil, iki bölüm boyunca Cage’in artık sessiz bir hayat yaşamayacağını ve etrafında olup bitenlere kayıtsız kalamayacağını gördük.
Bir çok küçük olay birbirini tetikledi ve sonuçta iki büyük olay sayesinde sonunda Cage “artık bir şeyler yapmalıyım” raddesine geldi.




Karşımıza çıkan önemli karakterler:
Cage’i Jessica Jones dizisinde biraz görmüştük ve hakkında az da olsa bilgimiz vardı: Kendisi bir deney sayesinde (yüzünden?) süper güçler kazanmış, eşi Reva’yı kaybetmiş ve bir bar işletiyordu. Fakat Jessica Jones’la yolları kesiştikten ve olaylar geliştikten sonra doğup büyüdüğü yer olan Harlem’e geri dönmeye karar vermişti. İlk iki bölümde Cage’in geçmişinden yine yüzeysel, çok net olmayan hikayeler öğreniyoruz: Hapishanedeyken çete saldırısına uğraması, Harlem’deki geçmişi, Reva’yla olan geçmişi. Diğer karakterlerle tanıştıkça bunlar da yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Cage’in babası gibi gördüğü karakter “Pops” (Babalık) lakaplı Henry Hunter ilk sahnede tanımaya başlıyoruz. Pops Cage’in güçlerini biliyor, eski karısı Reva’yı çocukluğundan beri tanıyor ve aynı zamanda belalı mahallenin “tarafsız bölgesi” gibi görülen mütevazi berber dükkanının da çok sevilen sahibi. Cage sabahları bu dükkanda yerleri süpürüyor, havluları yıkıyor; kısaca ayak işleri yapıyor.
Cage’in ikinci işi Harlem’s Paradise adlı gece kulubünde bulaşıkçılık. Fakat o gece normalde barmenlik yapan kişi hasta olduğunu söyleyip gelmiyor ve Cage bara geçiyor. Bu değişimin akabinde kulübün sahibi kötü karakterlerimizden Cornell Stokes, nam-ı diğer Cottonmouth (kendisi bu lakaptan nefret ediyor) ve Stokes’un kuzeni olduğunu öğrendiğimiz yozlaşmış politikacı Mariah Dillard ile tanışıyoruz. Mariah ne kadar illegal yollarla Cottonmouth’a yardım etse aslında artık Harlem’de güzel şeyler yapmak ve burayı daha iyi bir mahalle haline getirmek istiyor. Cottonmouth’un tek derdi ise para ve güç.


Bu sahnede karşımıza çıkan diğer önemli bir karakter ise dedektif (olduğunu henüz bilmediğimiz) ve yolu tesadüfen Cage ile barda kesişen Mercedes (Misty) Knight. Kendisi de Harlem de doğup büyümüş ve bu bölgedeki herkesi çok iyi tanıyan bir dedektif.
Cage ve Misty’nin birbirlerine laf sokarak flörtleşmelerini izlemek zevkliydi ve dizinin karanlık atmosferine bir hafiflik, tatlılık kattı. Dizinin anlatımı bu tarz minik nüansları tonunu hafifletmeden kullanma konusunda çok başarılıydı.
Yan karakterler ve asıl olaylar
Çok ufak bir rolü olan ama önemli olaylardan birine sebep olduğu için belirtmeye değer karakterlerden birisi Cage’in ev sahibi Connie Lin. Kendisi sürekli kira için Cage‘i rahatsız etmesine rağmen ilk bölümün sonunda Cage onu ve kocasını mafyanın adamlarından kurtarıyor. Bu sayede uzun zamandan beri ilk defa Luke Cage güçlerini kullanarak birilerine yardım etmiş oluyor.
Dizinin ilk aksiyonu Cottonmouth’un Domingo adlı çete lideriyle yasadışı silah ticareti yaparken gerçekleşti ve bu olay sırasında en önemli yan karakterlerimiz devreye girdi: Dante, Chico, Shameek.
Cottonmouth için çalışan serseri tipler olan genç üçlü silah-para değiş tokuşu yaparken herşey çok ters gidiyor ve iki taraftan da insanlar ölüyor. Bunun üzerine ortadan kaybolan üçlü tek tek bulunuyor ve hepsinin sonu aynı oluyor.
İkinci bölümün çoğu Chico’nun aranması ve bulunması etrafında gelişiyor. Cottonmouth, Luke Cage ve tabii ki dedektifler Chico’yu ararken onu ilk bulan Cage oluyor.
Pops, Cottonmouth’u Chico ile dükkanında görüşmeye ikna etmiş gibi gözükmesine rağmen Cottonmouth yardımcısı Tone’a Chico’yu getirmesi ile ilgili belirsiz bir görev veriyor. Bu belirsizliğin sonucu Tone ve Pops’ın hayatına mal oluyor: Pops’a çok saygı duyan Cottonmouth Tone’un kafasına göre hareket etmesine çok sinirleniyor ve bu olayın üzerine bizler de Cottonmouth’un vicdanlı bir yönü olduğuna da şahit oluyoruz.
Son olarak hakkında çok şey bilmediğimiz, gizemli Shades karakterinden bahsetmek gerek. Cage’in Misty ile beraber geçirdiği gece ilk defa Shades adını duyuyoruz ve onun Luke Cage üzerinde çok büyük bir travma yarattığını detaysız bir şekilde öğreniyoruz. Bir geçmişleri olmalarına rağmen Shades, Cage’i dizinin başında ilk gördüğünde bir şekilde tanımıyor. İşin arkasında başka bir sebep mi var yoksa Cage’de bu kadar travmaya yol açan bir olay Shades’e çok normal geliyor ve onu hatırlamaya değer bile bulmuyor mu bilmiyoruz henüz.




3. Bölüm (Who’s gonna take the weight? – Sorumluluğu kim alacak?)
Bu bölüm de biraz ağır geçti ve sondaki sahne dışında çok fazla aksiyon görmedik. Bir araç soygunu ve cinayetlerle hızlı başladı bölüm, ama genel olarak bir önceki bölümde berber dükkanında gerçekleşen saldırının ve Pops’ın ölümünün etkilerini inceledik.
Luke Cage ve Cottomouth’ın arasında cenaze evinde tabut seçerken birbirlerini suçlayıcı ve gergin bir diyalog geçiyor. Luke Cage mekandan ayrıldıktan sonra Cottonmouth’un bölgesindeki bir çok insanı kontrolü altına aldığını ve rüşvet yedirdiğini öğreniyoruz.
Luke Cage sonunda Cottonmouth’un arkasındaki tüm gücü yok ederek onu alt etmeye karar veriyor. Bölüm boyunca bu planı yürürlüğe soktuğunu izliyoruz. Cottonmouth’ın zulasının toplam 7 milyon dolarını, yani servetinin %80’ini kaybettiğine tanık olduk.




Bu bölümde ilk defa beklenmeyen, şok edici bir sahne çıktı karşımıza. Dedektif Misty’nin geveze ve yavşak partneri Scarfe’ın aslında Cottonmouth için çalıştığını gördük. Polis merkezinde Misty’ye Cottonmouth’un parasını çalanların aslında polislere iyilik yaptığını söylerken ona tam kanımız ısınıyor gibi olurken bir anda ters köşeye yatırdı bizi. Çok fazla spoiler vermemek ve sahnenin heyecanını kaçırmamak için detaya inmiyoruz.
Bu arada Domingo ve Cottonmouth’un yüzleşmesine de tanık olduk ve fragmanlardan aşina olduğumuz bir isim geçti burada: Diamondback. Hakkında hiç birşey öğrenemedik ama Domingo, “sözünden döndüğünü öğrenince Diamondback ne diyecek sence?” diye sorduğunda Cottonmouth’un suratındaki korku ve endişe bize yeteri kadar bilgi verdi şimdilik.
Gelelim aksiyon sahnelerine... İlk çıkan fragmanda gördüğümüz, Luke Cage’in bir araba kapısını kendine kalkan yaparak onlarca silahlı adamı haşat ettiği o güzel aksiyon sahnesi. Bu sahne biraz Dare Devil’daki efsanevi koridor dövüşü tadında çekilmiş gibiydi ama tabi kendisi Dare Devil kadar koşturup yorulmadı. Luke Cage’in gücünden kaynaklanan bir ağırlık oluyor genelde aksiyon sahnelerinde. Daha doğrusu etrafındaki herkes fazla hareket ve efor sarf ederken Cage’in neredeyse hiç bir çaba sarf etmesine gerek kalmıyor. Bu rahatlığı çok iyi yansıtmışlar.
Luke Cage tüm bunları yaptıktan sonra aklımıza bir soru takıldı. Cottonmouth’un tüm bunları öğreneceğini, büyük ihtimalle kimin yaptığını da çözeceğini düşünemedi mi Luke Cage? Öylece oturup tüm parasının yok olmasına kayıtsız kalacağına inandığını düşünmüyoruz. Peki, bu rahat tavırlar nereden kaynaklanıyor acaba... diye düşünürken son sahnede Cottonmouth tüm psikopatlığıyla bu sorularımızın ne kadar yerinde olduğunu bize kanıtlıyor.



4. Bölüm (Step in the arena – Ringe adım at)





Dördüncü bölümde Luke Cage’in orijin hikayesine dair kafamızda olan en önemli soruların cevaplarını alıyoruz. Hapishanede ne oldu? Güçlerini nasıl kazandı?
Luke Cage’in hapishaneye ilk girdiği günden itibaren buradaki hayatı hakkında başına gelenleri izlerken bir yandan da “şimdiki zamanda” gerçekleşen olaylara tanık oluyoruz.
Hapishaneye girdiğinde adının Carl Lucas olduğunu ve eskiden polis olduğunu öğreniyoruz ama buraya nasıl düştüğünü tam olarak bilmiyoruz. Cage içeri girdikten kısa bir süre sonra para karşılığı dövüştürülmek için şantaj ve işkenceye mağruz kalıyor. Cage dövüştükçe kendini kaybetmeye başlıyor; saç sakal birbirine giriyor, tek arkadaşı Squabbles ile sosyalleşmiyor ve her zaman katıldığı grup terapilerine katılmıyor.
Grup terapilerini yöneten psikolog, müstakbel karısı Reva Connors. Luke Cage’in masum olduğunu düşünmesi ve onun hiç bir şey paylaşmaması Reva’nın ilgisini çekiyor ve aralarındaki yakınlaşma bu sayede başlıyor.
Cage bir süre sonra kendini toparlamaya başlıyor ve kendisine yapılanların intikamını alma hevesine giriyor. Ama bu hevesin bedelini öldüresiye dövülerek ödüyor. Durumu çok kritik olan Cage’in imdadına yine Reva koşuyor ve hapishane doktor Dr. Burstein’dan onu “özel yöntemleri” ile iyileştirmesini istiyor.
Hızlı iyileştirme özelliğine sahip bir makineye giren Cage’in tedavisi başladığı sırada Cage’nin belalısı hapishane görevlisi olaya müdahele ediyor ve bu müdahele sonrası makine patlıyor. Patlamadan yepyeni bir insan olarak çıkan Cage kazandığı güçler sayesinde hapishane duvarlarını yumruklayarak buradan kaçıyor.
Hapishaneden kaçış sahnesi çizgiromandakiyle çok fazla benzerlik gösteriyor.





5. bölüm (Just to get a rep – repütasyon kazanmak için)





Beşinci bölümün olayları Pops’ın cenaze hazırlıkları etrafında dönüyor. Bütün karakterler cenazeye hazırlanırken bir yandan da hayatlarına devam ediyorlar. Ayrıca bölümde ağırlıklı olarak Luke Cage, Cottonmouth çekişmesine tanık oluyoruz. İki taraf da diğerinin Harlem’den çekip gitmesini istiyor.
Bu bölümde Cage artık güçlerini gün ortasında hiç çekinmeden sergilemeye başlıyor. Bu özelliğiyle Marvel’s Luke Cage diğer Marvel dizilerinden büyük bir farklılık gösteriyor. İlk bölümlerde tek gizlenme yöntemi kapüşon takmak olan Cage artık çok daha rahat hareket ediyor, büyük bir özgüvenle kötü adamları pataklayıp, Cottonmouth’a kafa tutuyor.
Repütyasyonu yerlerde sürünen Cottonmouth bölüm boyunca çok dengesiz davranıyor, ani ve yanlış kararlar veriyor. Shades ve Cottonmouth da Cage’in gerçek gücüne tanık olduktan sonra iyice akli dengesini kaybediyormuş gibi görünen Cottonmouth Cage’i ortadan kaldırmaya takıyor. Shades bunun bir yolu olabileceğini ama buna ulaşmak için kendine çeki düzen vermesini, kaybettiği paraları geri kazanması gerektiğini hatırlatıyor.
Bu bölüm şimdiye kadar en çok aksiyon içeren bölümlerden biriydi. Luke Cage’in ağır ağır bir sürü adamı dövmesini, mermilerin üzerinden sekmesini ve tabancaları tek hareketiyle yamultmasını izlemeye henüz doymadık. Ama aksiyon sahnelerine artık biraz daha çeşitlilik katılmasının zamanı gelmiş olabilir diye de düşünmeden edemedik.
Tüm bu olaylar sırasında bir yandan Cottonmouth’un resmi mercilerde rüşvet yedirdiği çok sayıda görevli olduğunu öğreniyoruz. Yani bir yandan gücünü kaybediyormuş gibi gözükse de aslında bu insanlar sayesinde işlerini halletmeye devam edebiliyor. Ama son olan olaylardan sonra kontrolü altına aldığı bazı kişiler onun gücünü sorgulamaya ve emirlerine itaat etmemeye başlıyor.
Bölüm sonunda Pops’ın cenazesini izliyoruz. Burada sırayla Cottonmouth ve Cage konuşma yapıyor. Harlem’de Pops’ın hayalini kurduğu birlik beraberliği sağlamak için herkesin bir olup ilerlemesini söyleyen Cage herkes tarafından ayakta alkışlanıyor. Cottonmouth’ın konuşması da fazlasıyla tutkulu olsa da özellikle Cage’in ona inceden soktuğu laflardan sonra hiç bir anlam ifade etmiyor.
Bu bölümde tüm Marvel Netflix dizilerinin ortak karakteri hemşire Claire Temple’ı da ilk defa görüyoruz. Bu bölümde bize geçmiş olayları hatırlatma görevini üstleniyor kendisi. Annesiyle yaptığı bir konuşmada Marvel’in sinematik evrenine, direkt olarak Avengers, Thor ve Hulk karakterlerine göndermeler yapılıyor. Alttan alttan “hepsi bağlantılı” temasını işliyorlar.



AYDİ ŞEKER
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir