22 Mart 2016 01:14

Marvel hayranlarını çileden çıkaran 7 sahne

Marvel'in, hayranlarını öfkeden deliye döndüren 7 sahnesi bugün hala hafızalarımızda ilk günkü tazeliğiyle duruyor…

Son yıllarda ürettiği sinema filmleri sayesinde çizgi roman hayranlarının gözünde büyük bir saygınlık kazanan Marvel sinema evreninin yaratıcılarının bugüne dek verdiği her karar sanıldığı kadar isabetli değildi. 2008 yılında kendi başına bağımsız bir film stüdyosu olmadan önce kağıt üzerinde kusursuz görünen kaynak materyallerini beyaz perdede harcamışlığı da olan Marvel'in, hayranlarını öfkeden deliye döndüren 7 sahnesi bugün hala hafızalarımızda ilk günkü tazeliğiyle duruyor...



Deadpool'un son dövüşü
Bu senenin sürpriz derecede başarılı olan çizgi roman uyarlaması Deadpool'un beyaz perde macerası hiç hatırlamak istemeyeceğimiz bir maziye dayanıyor. 2009 yapımı X-Men Origins: Wolverine'de karşımıza çıkan ve filmin finaline doğru çizgi romanlardan bildiğimiz Deadpool karakterinin özünden iyice uzaklaşan bambaşka bir Deadpool ile karşı karşıyaydık bir zamanlar. Konuşmasın diye ağzı mühürlenen, teleport gücüne sahip dövmeli bir karakter vardı karşımızda. Sahi kimdi o adam? Zira bizim tanıdığımız ve bildiğimiz Deadpool olmadığı kesin!



Peter'ın dansı
2002 ve 2004 yıllarında vizyona giren ilk iki Örümcek Adam filminde harika bir iş çıkaran yönetmen Sam Raimi'ye ne oldu da kendisi 2007 yılında şimdiye kadar izlediğimiz en kötü Örümcek Adam filmiyle karşımıza çıkıverdı birden, hala bilmiyoruz. Tamam, film genel olarak kötüydü zaten ama o Peter'ın dans sahnesi de neyin nesiydi? Peter'a bulaşan uzaylı madde onu daha havalı ve karanlık bir tip yapıyordu diye hatırlıyoruz biz çizgi romanlardan, daha ezik biri değil.



Blackheart'ın varlığı
Kafası alev alıp bir kuru kafaya dönüşen bir motorcuyu beyaz perdede bir süper kahraman olarak gösterme konusundaki inandırıcılıktan kaynaklanan zorlukların farkındayız. Fakat her ne kadar zayıf bir film olsa da derdimiz filmle ya da gerçek hayatta da kolunda bir Hayalet Sürücü dövmesi taşıyan fanboy Nicolas Cage'le değil. Asıl meselemiz çizgi romanda son derece karizmatik bir düşman olarak tasvir edilen Blackheart'ın nasıl oluyor da hayatında ilk kez bir death metal konserine gitmiş liseli bir çocuk gibi gösterildiğiyle ilgili. Wes Bentley'e mi kızsak yoksa filmin başarısız yönetmeni Mark Steven Johnson'a mı, bilemedik?



Çekicin kerameti
Herhalde adam bir İskandinav tanrısı olduğundan Thor'un güçlerini tam olarak anlama konusunda hep bir sıkıntı yaşıyoruz. 2011 yapımı ilk Thor filminin final kısmında yer alan dövüş sahnesinde yanında çekici olmadığı için ölesiye dövülen Thor'a, çekicini neden olduğu bilinmeyen ani bir kararla geri yollayan Odin, herhalde çekicin içine bir tutam baba şefkati de katmış olsa gerek ki bir anda ne oluyorsa Thor hem aniden sağlığına kavuşuyor hem de berberden yeni çıkmış gibi gıcır gıcır oluveriyor. Tamam, tamam! Tanrı deyip geçiyoruz bunu.



Cyclops'un ölümü
Jean Grey'e yanık olmaları konusunda oldum olası birbirleriyle didişen Cyclops ve Wolverine hikayesini düşünürsek 2006 yılında vizyona giren X-Men: The Last Stand, Wolverine hayranlarına son derece büyük bir kıyak geçmiş gibiydi. Zira koskoca X-Men grubunun takım kaptanı ve grubun asil üyesi Cyclops daha henüz filmin başlarında bir yerde kız arkadaşı Jean Grey'in Phoenix'e dönüşmüş olduğundan haberi olmaksızın onu öpüyor ve kelimenin tam anlamıyla buhar olup uçuyordu. Yok artık, daha neler! Filmin senaristleri Zak Penn ve Simon Kinberg belli ki Wolverine'ciler.



Galactus bulutu
2005 yılında çekilen ilk Fantastic Four filmi yeteri kadar kötü değilmiş gibi 2007'de o filmin bir de ikincisini yaptılar. Marvel hayranları bu kez de Silver Surfer'a saygılarından olsa gerek bir kez daha bir Fantastic Four filmi izlemeye salonlara koştular. Fakat gelin görün ki yönetmen Tim Story bize ne sürprizler hazırlamış, ne sürprizler! Koskoca çizgi roman aleminin gezegen yiyen karizmatik Galactus'u oluvermiş bir toz bulutu. Galactus'u dev bir buluta çevirme fikrini ilk bulduklarında bu fikrin, filmin prodüksiyon maliyetlerini düşürmesi sebebiyle birilerine cazip gelmesini anlıyorum da bir fikrin sadece akıllara geldi diye çekilmesini aklım almıyor. Acaba bundan böyle Fantastic Four filmi yapmayı denemeseler mi?



Hulk köpekler
2003 yapımı Ang Lee imzalı Hulk filmi, çizgi roman estetiğine çok yakın duran montajı ve hikayesinde barındırdığı Yunan tragedyası alt metinleriyle sıradışı ve ilgiye değer bir uyarlamadır. Fakat yine de filmde öyle bir tuhaf ve gereksiz bir an var ki sanki sadece filmdeki aksiyon eksikliği giderilsin diye yapımcı baskısı yüzünden filme sonradan eklenmiş gibi duruyor. Sahne şöyle; Hulk, mutant köpeklerle kavga ediyor ve kız arkadaşını bu köpeklerden koruyor. İnanması güç değil mi? Hayır merak ediyorum hangi zeka küpü, pek çok insanın evinde hayat arkadaşım diyerek bağrına bastığı köpeklere atılan dayağı dev bir perdede izleyecek olma fikrini cazip buldu?

BURAK KAPLAN

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir