14 Eylül 2016 00:11

O sahneler ne anlatmış, biz ne anlamışız

Seyirciler tarafından tamamen yanlış yorumlanan sahneler.

Filmleri anlamak bazen zordur. Hepimiz bu tecrübeyi yaşamışızdır; bir film izlersin, bir şey olduğunu düşünürsün, sonra herkes sana yanıldığını söyler. Bir şekilde, bir karakterin hareketini ya da bir sahneyi yanlış yorumlamışsındır. Hepimizin bir şekilde batırdığı ve herkesin filmi yanlış anladığı zamanlar vardır. İşte Gerçekte planlandığın farklı yorumladığımız birkaç sahne.


Dönen piyon - Inception (2010)
Christopher Nolan, Inception'u yayınladığında herkesin beynini havaya uçurdu. Film ilginç bir rüya mantığıyla bir banka soygununu birleştiriyor. Filmin mekaniğine çok fazla inmeden, bu sahneyle ilgili bilmeniz gereken tek şey, rüya ekibinin parçası olan herkes bir totem taşıyor. Bu sadece onların bildiği bir item, böylece eğer başka birinin rüyasına çekilirlerse bunun farkında olacaklar çünkü totem doğru olmayacak. Leonardo DiCaprio tarafından oynanan Cobb'un dönen bir piyonu var ve eğer bir rüyadaysa, piyon sonsuza kadar dönecek. Filmin sonunda, Cobb piyonuu döndürüyor ve devrilme şansı olmadan uzaklaşıyor. Filmin son çekimi üstte, titremeye başlamasına rağmen hala dönüyor. Hayranları bunu şöyle anladı Nolan, Cobb 'un gerçekte mi rüyada mı yoksa gerçekte mi yaşadığını bilmelerinin bir gizem olarak kalmasını istedi. Fakat belli ki hepimiz bunun üzerine çok fazla düşünmüşüz. Ancak sahnenin asıl olayı bu ayrımda değilmiş. Olay Cobb'un artık bu durumu umursamıyor oluşuymuş. Keşke biz filmi olduğu gibi kabullensek de sonunu tartışmaktan vazgeçsek.



Jet motoru - Donnie Darko (2001)
Merak etmeyin, kimse Donnie Darko'yu bir kere izleyip gördüklerini anlamamıştır. Yine de hepimiz sonunda ne olduğunu kaçırdık. Filmde, Donnie zaman geçidi gibi bir şeyin açılmasına sebep oluyor. Parçalayıcı bir jet motorunu zamanda geri gönderiyor ve uyurken üzerine iniyor. Böylece onu öldürüyor ve filmde olacak olayların önüne geçiyor. Gerçekte olanlar, çökecek olandan yaratılmış alternatif bir evreni kapsıyor. Bu yüzden tavşan dünyanın 28 gün içinde sona ereceğini söyleyip duruyordu. Filmin sonunda, Donnie başarılı bir şekilde alternatif dünyayı kapatıyor ve ana dünyayı kurtarıyor. Bunları anladınız mı? Her şeyi, yönetmenin yayınladığı tonlarca ek bilgilerin olduğu yazılarda okuyabilirsiniz. Ancak olay şu, kendini bir şeyleri engellemek için öldürmedi. Kendini öldürdü çünkü o hayatından memnundu ve kendini tanrıya yakın hissediyordu. Gördünüz mü? Bunu anlaması o kadar da zor değilmiş değil mi?


Spock'un Nero'nun ölmesine izin vermesi - Star trek (2009)
J.J. Abrams'ın Star Trek filminin iklimi boyunca, Spock, Nero'nun berbat gemisinin içine bir kara delik ateşliyor. Kirk, Nero'nun teknik olarak parçası olduğu Romulan imparatorluğuyla arasındaki barışı geliştirmek adına girişimde bulunmak için hayatta kalanları kurtarmayı teklif ediyor. Spock, karakterinin dışına çıktığı anlaşılan bir zamanda, Kirk'e mantıklı bir hareket olmasına rağmen teklifine katılmadığını söylüyor. Spock'un insanlık hislerinden vazgeçtiğini varsaymak kolay. Çünkü Nero önceden Spock'un dünyasını yok etti ve bu süreçte Spock'un annesini öldürdü. Onun davranışı, nasıl oluyorsa Vulcan'ın felsefesine uyuyor. Filmin en başlarında, Spock, Vulcan okul sisteminin içindeki bir çocuk olarak tanıtılıyor. Onun ilk repliklerinden biri "süper bağışlama" (supererogation) konseptinin tanımı, ki bu "ahlaken övgüye değer ancak yine ahlaken zorunlu olmayan" bir şey. Spock duygusal davranmıyordu ama duygularını mantığıyla dengelemeyi öğrenmişti. Hayranlar, sonraki sahnenin önceki sahneye çağrışım yaptığının farkına varmadılar. Büyük ihtimalle Vulcan okulunda öğretilen derslere dikkat vermedikleri için. Çünkü insanlar filmlere aynı zamanda ders öğrenmek için gitmezler.


Final sahnesi - Total Recall (1990)
Orjinal Total Recall, seyircilerin gerçeklik algısıyla oynuyor. Arnold Schwarzenegger, kafasına yerleştirilmiş olan lüks bir tatilin anılarını hatırlamak için Recall denen bir yere giden Douglas Quaid adlı bir adamı canlandırıyor. Gizli ajan macerası yaşamak istediğine karar veriyor fakat sonra bir şey ters gidiyor. Belli oluyor ki Quaid aslında uyuyan bir ajanmış ve Recall süreci onun gerçek anılarını tekrardan aktif hale getirmiş. Sonra Quaid'in parasını ödediği macerayı deneyimlediği ve her şeyin kafasındaki bir illüzyon olduğu öneriliyor. Diğer yandan belki de Recall tecrübesi gerçekten doğru gitmedi. Eğer uyanmazsa, beyninde kalıcı hasar oluşacak ve beyin ameliyatı olması gerekecekti. Hayranlar Quaid'in her şeyi hayal gördüğü hikayesinin doğru olup olmadığını tartıştılar ama yönetmen filme cevabı koydu. Final sahnesi boyunca Quaid mars dağlarında duruyor, filmin sonundaki tanıtma yazıları geçmeden önce güneşten gelen parlak bir ışık var. Yönetmen Paul Verhoeven'a göre, ışık beyin ameliyatını temsil ediyordu, yani herkesin düşündüğü mutlu son aslında bir doktorun bir adamın beynini kesmesiydi.

AHMET TOĞAÇ
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir