24 Ocak 2017 21:25

Ölümden dönen yönetmenler

Başlarından, asla inanamayacağınız öyküler geçen yönetmenler.

Yönetmenlerin hayatları dışarıdan nasıl görünüyor? Gösterişli evlerinde sürekli keyif veren olaylar yaşayan insanlar mıdır bunlar? Ya da filmlerdeki gibi başlarına olmadık şeyler gelen kişiler midir? Şöyle düşünün, bu insanların çok standart yaşamları olsaydı bizlere böyle büyülü evrenler sunabilirler miydi? Hiç sanmıyoruz. En ürkütücü gerilim filminden ya da en ateşli aksiyon sahnelerinden fazlasını aşağıdaki yönetmenlerin hayatlarında bulabilirsiniz. Aynı zamanda onların nasıl ölümden döndüklerini de okuyacaksınız. Şaşırdınız mı? Hayır bu duygunuzu biraz daha erteleyin çünkü girişte bahsettiğimiz bu “ufak tefek” şaşkınlıklar, yönetmenlerin gerçek hikayelerinin yanında çocuk masalı kalacaktır. İşte karşınızda ölümden dönen yönetmenler.


Uçak kazasından sağ kurtulan Clint Eastwood
Clint Eastwood’un yönetmenliğini yaptığı Sully’yi gördünüz mü? Eğer filmi henüz izlemediyseniz sakın filme dair bir şeyler okumayın. Çünkü Eastwood’un gençliğinde başına gelenler en az Sully kadar heyecan verici. Kore Savaşı patlak verdiğinde, Eastwood orrdu tarafından hazırlanan listeler içindeydi. Ancak ona, yurtdışına çıkmak yerine Kaliforniya'daki Fort Ord'da yüzme öğretmeninin tehlikeli bir görev verildi. Sonunda Eastwood, Seattle'daki evini ziyaret etmek için izin aldı. Washington'a geri dönerken ise işler korkunç bir hal almaya başladı yaptı. II. Dünya Savaşı'ndaki torpido bombacı uçaklarındaki tek yolcu 21 yaşındaki Clint’ti. Durumun korkunç yanı uçağın içinde pilottan başka kimse olmaması değil, uçağın hızla düşüyor oluşuydu. Neyse ki pilot maharetliydi de uçak yeri çakılmadan suya iniş yapabilmişti. Denizin üzerindeki Eastwood, kötü hava koşulları sebebiyle kıyıyı zar zor görüyordu. Bir radyo kulübesi görene kadar yaklaşık bir mil yüzmüş. Bunca zorluğu atlatan biri “kovboy” olmayacak da ne olacaktı?



Mel Gibson bir at tarafından eziliyordu
Mel Gibson’un filmografisini şöyle bir gözümüzün önüne getirirsek onun, herhangi bir filmin çekiminde yaralandığını rahatlıkla iddia edebiliriz. Ne de olsa hiçbir zaman yerinde sakin sakin oturan bir adam olmamıştır. Hatta yönetmenlik yaptığı filmlerde bile. Braveheart’ta aldığı birkaç çizik ve kırığı saymazsak Mel Gibson’un, bir sahneye kadar tek parça olarak filmi yürüttüğünü söyleyebiliriz. O sahnede ise Gibson, koşan bir atın üzerine arkadan atlayacaktır. Tabi burada mesele atın üzerinde sabit kalabilmesi ile alakalıydı. Ancak başarılı sıçrayışının ardından attan düşen Gibson muhtemelen bir saniye içinde kendini kolları ve bacakları ile koruma altına aldığı için ezme olmaktan kurtardı.


Spielberg’e tecavüz ediliyordu
Herkes Steven Spielberg'i sever... Ama bazıları onu biraz daha fazla seviyor anlaşılan. Mesela Jonathan Norman bu “bazılarından” biri. Bir zamanlar bir grup insana arabasıyla saldırmış olan kararsız bir vücut geliştiricisi Norman, ünlülerin evlerini gösteren bir harita edinmiş. Artık bu haritayı nereden buldu onu bilemiyoruz. Haritada aradığı isimse tahmin edeceğiniz üzere Spielberg'dü. Bir ay boyunca yönetmenin konağını izledi. Amacı ise ona tecavüz etmekti. Daha sonra planını oluşturdu. Spielberg’in karısının arabasına benzeyen bir araba satın alarak eve, şüphe çekmeden yaklaşabilecekti. Ancak güvenlik görevlileri onu fark etti ve Norman, eve saldıramadan onu yakaladılar. Polisler ise Norman’ın tecavüz için hazırladığı ekipmanları medyaya paylaştı: Bir kutu kesici, jilet bıçakları, üç kelepçe ve kanal bandı. Neyse ki Spielberg o sıralar Er Ryan’ı Kurtarmak isimli filmin çekimlerinde olduğu için evde değildi. Ancak yine de düşüncesi bile ürkütücü. Norman mahkemeye çıkartıldı ve 25 yıl hapse mahkum edildi.


Brian De Palma polis kurşunu ile ölebilirdi
Brian De Palma denilince aklınıza gelen ilk film hangisi? Suspria, Scarface, The Untouchables… Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Ancak bunların hepsinin ortak yanı belli açılardan şiddet/suç öğelerini içermesidir. Ayrıca kaliteli bir şiddet izleriz Palma’da. Kan ve vahşet de gayet yeterince vardır onun filmlerinde. Peki bu şiddetin, yönetmenin gençlik anılarından kaynaklandığını söylesek çok mu abartmış oluruz? Emin değiliz ancak bu anı onu kesinlikle etkilemiştir. 22 yaşında New York’ta üniversiteden mezun olmasına rağmen depresif bir genç olan Palma, bir gece içmek için dışarı çıkar. Ancak nedeni bilinmez sarhoşken bir motor çalar. Polisin uyarısını dinlemeyip kaçmaya çalışır ve vurulur. Kurallara riayet eden bir polismiş ki onu sadece bacağından vurmuş. Şans eseri Palma, göz altına alınmasına rağmen hiçbir ceza yemeden mahkemeden beraat etmiş.

AHMET TOĞAÇ
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir