21 Mayıs 2010 00:00

Pers Prensi aksiyonla geliyor

Bugün vizyona giren "Pers Prensi: Zamanın Kumları" filmine ait ilginç notlar ve Jake Gyllenhaal'ın söyleşisi yayınlandı.

Mike Newell'in yönettiği ve Jake Gyllenhaal, Ben Kingsley, Gemma Arterton ile Alfred Molina'nın oynadığı Pers Prensi: Zamanın Kumları (Prince of Persia: The Sands of Time), bugün vizyona girdi.

Pers Prensi: Zamanın Kumları; Gizemli Pers diyarlarında geçen destansı bir aksiyon - macera filmi.

Haylaz bir prens (Jake Gyllenhaal) istemeden de olsa gizemli bir prensesle (Gemma Arterton) güç birliği yapar. Birlikte, zamanı tersine çevirebilen Zamanın Kumları'nı açığa çıkarabilecek ve sahibinin dünyaya hükmetmesini sağlayabilecek olan eski bir hançeri korumak üzere karanlık güçlerle bir yarış içine girerler.

Mike Newell'ın yönettiği ("Harry Potter ve Ateş Kadehi"), Sir Ben Kingsley ve Alfred Molina gibi oyuncular yer alıyor.

Filmden Detaylar

YÜKSEĞİ HEDEFLEMEK — “Pers Prensi: Kumların Zamanı”nın ilk çekim mekânı, Yüksek Atlas Dağları’ndaki 2500 rakımlı Oukaimden dağ köyüydü ve etrafı yerel Berberi topluluklarla çevriliydi. Orada çekilen zorlu sahneler için oyuncu kadrosunun kendilerini iklime alıştırması gerekliydi.


KUMLARIN ZAMANI, GERÇEKTEN – Fas, Ouarzazate’nin dışındaki Little Fint’te prodüksiyon şiddetli kum fırtınalarıyla boğuştu.


HARARETLİ —Prodüksiyon süresince Fas’ta hava 38 derece civarındaydı. Marakeş’teki 2. Hasan Lisesi’nde büyük, klimalı çadırlar kuruldu. Futbol sahası büyüklüğünde olan çadırda, filmin arka plandaki oyuncularının kostümleri bulunuyordu, saç ve makyajları burada yapılıyordu. Yanındaki çadır sadece giysilerin yıkanması ve kurutulması için kurulmuştu. Fas’taki son çekim gününde hava sıcaklığı 51 dereceydi (Erfoud’un dışındaki Merzouga Kumulları). Fas’taki tesislerin müdürü Gregoire Mouveau’nun dediğine göre, “Pers Prensi” grubu 1.114.894 şişe su tüketti.


DİKKATLİ—Fas’taki çekim takvimlerindeki tipik uyarılar şöyleydi: LÜTFEN BUGÜN SETTE DEVEKUŞU’NA DOKUNMAYIN ya da DİKKAT – BURADAKİ KAYALIKLARIM ALTINDA VE ÇEVRESİNDE YILANLAR VE AKREPLER OLABİLİR. DİKKATLİ OLUN.


KÖY BÜYÜKLÜĞÜNDE — Fas’ta, 800’ü yerli Faslılar olmak üzere oyuncular ve set ekibinin toplamı 1350 kişiydi. Post-prodüksiyonda çalışan 500 kişiyi de eklersek, oyuncuların ve set ekibinin toplam sayısı 1850’den fazlaydı.


YILANCI ADAM – Bir Faslı çöldeki çekim alanındaki engerekleri ve akrepleri temizlemesi için tutuldu. Üstünde “Yılancı Adam” yazan tişörtüyle onu ayırt etmek kolaydı.


YEREL SİMGELER — Nasaf pazarı ve şehir kapıları UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan Ait Ben Haddou’ya bitişik inşa edildi fakat film yapımcıları orijinal yapıya dokunmadılar.


FARKLI HANÇERLER—Kumların Zamanı’nın tuttuğu Hançer, film için 20 farklı modelde yapıldı; “kahraman” modeli çelikten yapılırken, dublör sahneleri için lateksten yapıldı.


DEVEKUŞU YARIŞLARI VE ROMANTİZM — “Pers Prensi” için çekilen devekuşu sahnesi dışındaki diğer tek devekuşu sahnesi bir başka Disney filmi için çekildi, 1960 çevrimi “Swiss Family Robinson.” Şeyh Amar rolündeki Alfred Molina’nın en sevdiği devekuşunu boynundan öpmesi kesinlikle senaryoda yoktu. Molina olay için şöyle demiş, “Ya gözüm çıkar ya da hoş bir anı olur diye düşündüm.”


DOĞRUDAN KAYNAĞINA GİTMEK—Filmin parkur danışmanı parkuru bizzat bulan Fransız David Belle’den başkası değil.


SAYI OYUNU—Wolf Kroeger tarafından tasarlanan Alamut’un dış seti Marakeş’in 20 km Güneybatısında bulunan Tamesloht köyünün yaklaşık 700 yıllık duvarlarının etrafında inşa edildi. Bunun için 50 km. uzunluğunda iskele borusu, 400 ton harç ve inşaat ekibinden 350 eleman gerekti. Seti süsleyen renkli freskler ve duvar resimleri 7 haftada boyandı. Yine Wolf Kroeger tarafından tasarlanan Alamut Doğu Kapısı seti Pinewood Stüdyoları’nda “007 Stage”de kuruldu ve 2.40 mx1.20 m. Ebadında 3000 ahşap plaka, 70.000 adet 7,62 cm x 2,64 cm. ebadında kereste ve kalıplar için 40 ton alçı kullanıldı. 14 hafta gibi kısa bir sürede bitirildi.


SİLAHLI VE TEHLİKELİ—Silah yapımcısı Richard Hooper ve departmanı: kılıçlar, kalkanlar, mızraklar, baltalar, oklar, yaylar, sadaklar, kılıç kınları, hançerler ve Hassansin silahlarından oluşan 3500 özgün parça yaptılar.


EPİK YARDIMCI YÖNETMEN— “Lawrence of Arabia,” “The Fall of the Roman Empire,” “Doctor Zhivago,” “The Charge of the Light Brigade” ve “Barry Lyndon” gibi filmlerde çalışan ve epik filmler hakkında bir iki şey bilen İngiliz efsane yardımcı yönetmen Michael Stevenson, İngiltere’deki Pinewood Stüdyoları’nda birkaç gün film için çalıştı.


GARDIROP


BOLCA KOSTÜM — Film için 7000’den fazla kostüm yapan kostüm tasarımcısı Penny Rose’un gardırop departmanı, kendisi de kostüm tasarımcısı olarak çalıştığı “Pirates of the Caribbean” filmlerinin gardırobunu geçti.


ALIŞVERİŞ HİLELERİ — Alfred Molina’nın Sheikh Amar rolünde giydiği yamalı kabanlar birbirine dikilen Hint işi yatak örtülerinden yapılmıştı. Farklı kumaşları ortaya çıkaran küçük küçük kesilmiş görüntü peynir rendelerini kumaşa sürterek el edilmişti. Diğer kostümler taşlarla betonyere atılarak eskitilmişti.


ÇOKKÜLTÜRLÜ KOSTÜMLER—Kostüm tasarımcısı Penny Rose filmde kullanılan kostümlerin kumaşlarını Hindistan, Tayland, İtalya, Fransa, Malezya, Çin, İngiltere ve tabii ki Fas’taki yerel mağazalarda buldu.


AMCA’NIN YENİ GİYSİLERİ—En çok gardırop değiştiren karakter güzel Gemma Arterton’ın canlandırdığı Tamina değil, Sir Ben Kingsley tarafından canlandırılan Nizam karakteri.


“PERS PRENSİ: ZAMANIN KUMLARI” JAKE GYLLENHAAL SÖYLEŞİSİ
“Bu film, 'Pers Prensi' adlı video oyununun uyarlamasından öte bir şey olacak. Çıkış noktamız bu oyun olsa bile. Son derece eğlenceli olacak ve ayrıca bu harika bir hikaye. Çok ilginç karakterleri barındırıyor ve destansı özellikleri var.”

Oscar ödülü adayı Jake Gyllenhaal son filmi “Pers Prensi: Zamanın Kumları”yla ilgili olarak “Karakterimi Rafael Nadal, Mick Jagger ve Afacan Dennis’in bir karışımı olarak görüyorum.” dedi. “Her şey eğlenmekle ilgili.” diye devam etti. Genç aktör en çok “The Day After Tomorrow,” “Brokeback Mountain” ve “Zodiac” filmleriyle tanınıyor. Karayip Korsanları ve Büyük Hazine gibi gişe rekortmeni filmlerin yapımcısı olan Jerry Bruckheimer ise her zamanki gibi bir çalışma içinde. Pers Prensi, büyük bir macera, bolca komedi, biraz aşk ve bolca şaşırtıcı özel efekt sunuyor. Karayip Korsanları gibi Pers Prensi de son derece büyük bir yapım. 2000 ekip üyesi ve sayısız figüran, Pinewood Stüdyoları ile Fas’taki mekanlar arasında 5 ay süren çekimlerde çalıştı. Gyllenhaal, tarihi değiştirebilecek Zaman Hançeri’nin yanlış ellere düşmesini engellemeye çalışan genç bir prensi canlandırıyor. Sir Ben Kingsley, Alfred Molina gibi tecrübeli aktörler ve sinema dünyasına yeni adım atan Gemma Arterton destekleyici rollerde. Filmin yönetmeni Mike Newell, “Harry Potter ve Ateş Kadehi” filmiyle, gişe başarısına aşina bir isim. Uzun saçlı Gyllenhaal, kostümü içinde olduğu halde Pinewood çekimleri sırasında söyleşi için bize katıldı. Dizine kadar gelen çizmeleri, deri pantolonu, önü açık bir gömlek ve kemerinde iki hançerle son derece yakışıklı ve kahramansı görünüyor.

S: Bu filmin sizin için farklı olduğunu söylemek mümkün mü? Bu yüzden mi bu filme katılmaya karar verdiniz?
C: En büyük nedeni, bu tür filmleri seyretmeyi seviyor olmam. Bu yüzden bunlardan birinde oynama fırsatından kendinizi mahrum etmeniz çok zor. Aktörlüğün pek çok farklı yönleri var. Benim gibi fiziksel yönleri ön planda biriyseniz oradan oraya sıçramak, binalardan atlamak, ata binmek, kılıçlarla oynamak ve bolca dövüşmek son derece harika bir şey. Bu çok eğlenceli. Öteki taraftan büyük bir filmde oynayacaksanız, bunu işi bilenlerle yapmalısınız ve bu konuda Jerry Bruckheimer’dan iyisi yok.

S: Birkaç sahne seyrettim ve Dastan’ın kanında biraz Indiana Jones’luk var. Amacınız bu muydu?
C: Evet, kesinlikle, aynı zamanda Afacan Dennis ve diğerlerine benzesin istedim. Dastan’ın sorun çıkartan, huysuz kişiliği, sürekli kendisinin haklı olduğunu düşünmesi, alaycılığı ve yüzsüz oluşu hoşuma gidiyor.

S: Gerçek insanlara dayalı farklı karakterler canlandırdınız. Peki 6. yüzyıldan hayali bir Pers prensi için çıkış noktası nedir?
C: Öncelikle çok uzun süren araştırmalar olduğunu söyleyebilirim fakat her şey aksan ve sesimi yansıtma çabalarıyla başladı. Bunun gibi bir filmin başarılı olabilmesi için her şeyin büyük düşünülmesi gerekir. Bir ses hocasıyla tanıştım ve bana çok eski metinler getirdi. Los Angeles’ta bir havuzun bir ucunda ben dururdum, diğer ucunda da o ve “Surları aşın askerler! Surları aşın!” gibi şeyler bağırırdım. Tiyatro yapmak gibiydi. Beni biraz daha ateşledi, kendimi biraz daha savaşçı gibi hissetmemi sağladı. Yapılacak çok fiziksel çalışma vardı.

S: Bunlara neler dahildi?
C: Altı ay süren idmanlar ve benim açımdan bunların işlevsel olması çok önemliydi. Yaptığım her şey, sette bir şeyleri yapabilmeme yönelikti, estetik bir amacı yoktu. Ağırlık çalışmaya giderken mont giyiyor ve ağır olan zırhın etkisine benzesin diye koşarken fazladan 10 kg taşıyordum. Koşarken, kılıçla koşmaya alışabilmek adına elimde bir şeyler taşıyordum. Sağımın ve solumun dengeli olması için bolca boks da yaptım çünkü Dastan sık sık aynı anda iki kılıç kullanıyor ve her şey simetrik olmalı.

S: Zor kısımları bir dublöre yaptırmayı hiç düşünmediniz mi?
C: [güler] Hayır, ben mümkün olduğunca her şeyi kendim yapmak isterim. Dövüş sahnelerinde biraz mükemmeliyetçiyim. Her hamleyi mükemmel yapmak istiyorum ve bundan azını kabul etmiyorum.

S: Çok büyük filmlerde rol aldınız ancak Pers Prensi çok ayrı bir boyutta gibi...
C: 'Vay canına!" diye düşündüm. Provalar sırasında, yapım tasarımcısının planladığı şeylerin resimlerini gördüğümde bile böyle düşündüm. Devam ettikçe aklım almaz oldu. Muhteşem kostümlerden, büyük setlere ve Fas'taki müthiş mekanlara kadar. Ve tüm bunlar sadece ve sadece filmin büyüklüğü ve ölçeğiyle ilgili değil. Kostümlerdeki ve setlerdeki ayrıntılar da önemli. Bir sette köşeyi döndüğünüzde hiç çekim yapmayacağınız bir yere gelebilirsiniz ancak yine de o ayrıntılar oradadır. Örneğin muhteşem oyma işleri ya da güzel çiniler. Mike Newell, köşeyi dönüp çekim yapmaya karar verirse ya da ben köşeyi koşarak dolaşmam gerektiğini düşünürsem, o ayrıntı düşünülmüş ve hazırlanmış oluyor.

S: “Pers Prensi” filminin yapımcısı 'Karayip Korsanları'nın da yapımcısı. Bu filmin aynı şekilde etkileyici olabileceğini düşünüyor musunuz?
C: Bence 'Karayip Korsanları' bir eğlence parkı yolculuğunun uyarlaması gibiydi ve bu film ise 'Pers Prensi' adlı video oyununun uyarlamasından öte bir şey olacak. Çıkış noktamız bu oyun olsa bile. Son derece eğlenceli olacak ve ayrıca bu harika bir hikaye. Çok ilginç karakterleri barındırıyor ve destansı özellikleri var. Bu filmin sırf çocuklara ya da video oyunu hayranlarına yönelik olduğunu asla söylemedik. Çok geniş kitlelere hitap edeceğini düşündük hep. Şu anda ise hepimiz bu filmi olabildiğince sağlam ve güçlü bir hale getirmeye odaklanmış durumdayız.
Yorumlar
  • filmi bugün izledim cok güzel bir filmdi film başdan sona kadar cok sürükleyici..

  • filmi bugün izledim cok güzel bir filmdi film başdan sona kadar cok sürükleyici..

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Son Haberler

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir