26 Mart 2015 13:55

Pi'nin Yaşamı ilk kez televizyonda yayınladı

2012 yılına damga vuran Pi'nin Yaşamı TV'de ilk kez yayınlandı. Okyanusun ortasında sandalda bir kaplanla kalan Pi Patel'in inanç, umut, yaşam ve ölüm arasında sıkışan destansı hikayesini haberimizde bulabilirsiniz. İşte sürükleyici hikayesi ile dikkat çeken Pi'nin Yaşamı!

Yönetmenliği Tayvanlı Ang Lee'ye, senaryosu Yann Martel ve David Magee ait olan 2012 yılına damga vuran film Pi'nin Yaşamı dün ilk kez televizyon izleyicisiyle buluştu. Televizyonda yayınlandıktan sonra tekrar gündeme gelen Pi'nin Yaşamını sizler için derledik. Genç bir çocuğun inanılmaz macerasına sürükleyen senaryosu ile dikkat çeken yapım 85. Oscar Ödülleri'ne damga vurmuştu. Pi'nin Yaşamı 2012 yılında En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetimi, En İyi Orjinal Müzik, En İyi Görsel Efekt Oscar'ı alarak günlerce konuşulmuştu. Oscarlı sinemacı Ang Lee'nin yönetmenliğinde sıra dışı bir öykü sunan filmin kadrosu ise oldukça renkli. Daha önce oyunculuk deneyimi bulunmayan Suraj Sharma'nın Pi'yi canlandırdığı yapımda, ayrıca Tobey Maguire, Irrfan Khan, Adil Hussain rol alıyor.

İşte sürükleyici hikayesi ile dikkat çeken Pi'nin Yaşamı: Hindistan’dan Kanada’ya giden bir yük gemisi, içindeki hemen hemen tüm canlılarla birlikte trajik şekilde batar. Bir can kurtaran filikası, uçsuz bucaksız vahşi Pasifik Okyanusu'nun ortasında yapayalnız kalır. Sandalın hayatta kalmayı başarabilen mürettebatı ise bir sırtlan, kırık bacaklı bir zebra, bir orangutan, Richard Parker adında üç yüz kiloluk bir Bengal kaplanı ve Pi adlı 16 yaşında Hintli bir çocuktan oluşmaktadır. Pi'nin hayvanat bahçesi işleten ve hayvanlarıyla göç yoluna koyulan ailesi, batan gemide yaşamını kaybetmiştir. Pi, kurtuluş yok gibi görünen bu okyanusta zayıf bir sandalda yanındaki hayvanlarla birlikte hayatta kalma savaşı verir ve keskin zekası ve zooloji bilgisiyle besin zincirine kurban gitmez. Ama şimdi Bengal Kaplanı ile teknede baş başa kalmıştır. Dev kaplana yem olmamak için hayvanla anlaşmanın ve yakınlaşmanın yollarını bulur. Sıra dışı yolculuk sona ermeden büyülü bir adaya varacaktır...
Hindistanlı bir genç olan Pi Patel’in ilginç hayat hikayesini konu alan filmin hikayesi Kanadalı Yann Martel’e ait. Amerika’da da New York Times ve Washington Post başta olmak üzere 5 ayrı gazetenin en çok satanlar listesinde yer alan ve 7 milyondan fazla satan kitabın yazarı ile film yönetmeni Ang Lee’nin yaşam serüvenlerindeki hikaye ise dünyanın iki uzak noktasını birleştiren bir bağ niteliğinde.
Life of Pi kitabının yazarı Yann Martel, Fransız kökenli bir Kanadalı ailenin İspanya’daki diplomatik görevleri sırasında dünyaya gelmiş. İspanya’da doğmasına karşın, çocukluğunda Kosta Rika, Fransa ve Meksika gibi farklı ülkelerde yaşayan ve eğitim alan Martel, lise eğitimini ise Kanada’da Trinity College School isimli bir yatılı okulda tamamladı.

Pİ'NİN YAŞAMININ SİHİRLİ DÜNYASI

Life of Pi’nin yazarı Yann Martel, bir internet sayfasında yayımlanan biyografisinde paylaşılan bilgilere göre, hikayesini yazdığı Hindistan’da cami, kilise, tapınak ve hayvanat bahçelerini gezmeye 13 ayını verirken, deniz kazaları ile ilgili hikayeleri ve dini kaynakları okumak için iki yılını ayırmış. Ontario’da Felsefe Bilimleri okuyan yazar, İran ve Türkiye’de de bir dönem yaşamış. Birçok ödüle sahip 50 yaşındaki yazarın ana dilinin Fransızca olmasına karşın hikayelerini İngilizce yazdığı biliniyor. Martel, konu ile ilgili, ”İngilizce benim hayatı ustalıkla tarif edebildiğim dil” derken Fransızca’nın ise kalbine en yakın lisan olduğunu vurguluyor.
Life of Pi’nin aynı ismi taşıyan film versiyonu ile bu sene ikinci defa Oscar jürisi tarafından en iyi yönetmen ödülü kazanan Ang Lee kayıtlarda Tayvan doğumlu olarak gözükse de o kendisini bu ülkeye ait hissetmiyor. Ailesi Çin’den Tayvan’a göçmüş olan Lee, kendisini hiçbir yere ait hissetmediğini daha önce yayımlanmış bir röportajında şu şekilde ifade ediyor:
”Ben hiçbir zaman belirli bir yerin vatandaşı olmadım. Ailem Tayvan’a gitmek için Çin’i terk etti. Orada yabancı idik. Sonra Birleşik Devletlere taşındık. Yine yabancıydık. Çine döndük, orada da yabancıyız. Amerika’dan gelen yabancılar.”
Ailesi Çin’den göç ettikten sonra 1954 yılında Tayvan’da doğan Lee, üniversite eğitiminin ardından 1979 yılında ABD’ye gitti. Hollywood’a ayak basması ancak 1995 yılında mümkün olan sinemacı, 2000 yılında Crouching Tiger ile en iyi yabancı dilde film, 2005 yılında Brockeback Mountain ve 2012 yapımı Life of Pi ile iki defa En İyi Yönetmen Oscarı’nı aldı.
Dünya genelinde son 10 yılın en büyük yayıncılık olayları arasında gösterilen Life of Pi, bugüne kadar 7 milyondan fazla satarken, kitap hakkında Amazon internet sitesinde 4 bine yakın yorum yazıldı. Sitenin kitap ile ilgili açıklama yaptığı bölümde ise ”Yayımı evrensel olarak alkışlanan Life of Pi modern bir klasiktir” deniliyor. Oscar ödüllerinin, filmin gişe rekorlarını ve senaryosunun uyarlandığı kitapların satışını artırdığı ise bilinen bir gerçek. Hintli bir çocuk ile Bengal kaplanının Pasifik Okyanusu’nda bir filikada hayatta kalma mücadelesini konu alan ‘Pi’nin Yaşamı’ kitabının yazarı Yann Martel kitabının filme dönüştürülme sürecini şöyle anlatmıştı. “Hollywood sürekli hikaye peşinde koşar ve gişe yapacağını düşündüğü hikayeleri satın alır. Benim kitabımı filme uyarlamak istediklerini öğrendiğimde bunun zorlu bir süreç olacağını biliyordum. Çünkü kitapta basit gibi görünen hikayenin filme aktarılması çok zor. Her şeyden önce bir çocuk ve kaplanı aynı filikaya koymanız gerekiyor. Öte yandan kitap ve film, iki farklı dili konuşan mecralar. Mesela kitapta 3 kelimeyle anlattığım geminin batış hikayesi, filmde uzun ve etkileyici betimlemelerle anlatılıyor. Ancak genel itibariyle film kitaba sadık kalınarak kurgulandı. Filmde özellikle Pasifik Okyanusu ve Hindistan’daki sahneler çok etkileyici ve harika tasarlanmış." Normalde Hollywood filmlerinin 50-60 günde çekildiğini söyleyen Martel, Pi’nin Yaşamı’nın 120 günde çekilebildiğini söylüyor. Film için 4 ayrı kaplan kullanıldığını belirten Martel, sözlerine şöyle devam ediyor: “Her kaplan farklı açılardan güzel kareler veriyor, bu sebeple filmde 3’ü Fransa ’dan, 1’i Kanada’dan gelen 4 ayrı kaplan kullanıldı. Filikada çocukla geçen sahnelerde gerçek kaplan kullanamadılar. Bunun için de bilgisayar ortamında gerçeğinden ayırt edilemeyen bir siber kaplan yaratıldı. Mesela filikadan suya atlayan kaplan gerçek bir kaplandı, çünkü bu büyük kediler doğal bir yüzme yeteneğine sahiptir. Ancak filikaya çıkma sahnesinde bilgisayarda yaratılan kaplan kullanıldı.

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir