4 Temmuz 2016 20:38

Sanat filmleri nedir, ne değildir?

Sanat filmlerinin dünü, bugünü ve geleceği.

Sanat filmi denildiğinde aklınıza ne geliyor. Sadece belli bir kitle için festivallerde gösterilip, sonunda kimsenin bir şey anlamamasına rağmen üzerinde ahkam kestiği filmlere mi sanat filmi denir? Sorunun cevabı hem evet hem de hayır. Evet, çünkü sanat filmleri diye hitap edilen filmlere böyle bir önyargı var ki bazen haksız da değiller. Hayır, çünkü eline kamera alıp "anlamsız" film çeken herkes sanat filmi yapmış olmuyor. Meselenin anlaşılmaz olmaktan çok daha büyük bir değeri vardır.


Geçmişe kısa yolculuk
Sanat filmi ve "normal film" ayrımı yapmak için şimdi biraz eskilere dönelim. Sene 1895, Lumiere kardeşler geliştirdikleri sinematograf aleti ile Paris'te ilk halka açık sinema gösterimini yapıyor. Yaklaşık bir dakika boyunca hayatın içindeki herhangi bir hareketin kaydı (Trenin gara girişi, fabrikadan çıkan insanlar, mama yedirilen bebek) sinemayı doğuruyor. Sonra yavaş yavaş sinema hikaye anlatmaya başlıyor, böylece de bildiğimiz manada klasik sinema oluşuyor. Teknoloji gelişiyor, anlatım teknikleri farklılaşıyor, dünya modernleşiyor. En önemli nokta da bu, "modern" mevzusu. Çünkü sinema modern çağ içinde doğmuş modern bir sanat biçimi. Ancak sinemanın kendi içinde "modernleşmesi için belli bir süreye daha ihtiyacı vardı.20.yy edebiyat, tiyatro ve resim gibi sanatlarda modernleşme eğilimleri gösterirken de 1920'lerin Avrupa'sı sinemanın en nitelikli "sanat filmlerini" üretti. Almanya'da dışavurumculuk, Fransa'da izlenimcilik ve sürrealimz, Sovyetlerde ise fütürizmin getirdiği bir kurgu anlayışı ile sinemacılar sanat yapmaya başladı.



Neden sanat filmi?
Bu dönemden öncesine sanat saymamak tabi ki de eksiklik sayılır ama bir milat tayin etmemiz gerekirdi. Sanat filmilerinin bu gelişimden sonra şu zamanda hangi filmin sanat filmi olup olmadığı ayrımına gelelim. O zamanlar Hollywood'un tekelini kırmak için sanat filmi yapıyorlardı, peki şimde niye yapıyorlar? Aslında problem pek farklı değil. Yine belirlenmiş ticari kuralları kabul etmeyen insanlar estetik bakış açısı ile yeni eserler üretmeye çalışıyorlar. Peki bu istek sadece ticari olana karşı çıkmak ve insanları "sıkıcı" film izleterek yormak için mi yapılıyor? Tabi ki de hayır. İnsanların sanat filmi yapmasının nedeni, eğildiği konu üzerine bir derdinin olmasından kaynaklanır. Örneğin Sovyetler laf olsun diye kurgu üzerinde çalışmamış ya da Fransa'dakiler gerçek-üstü filmler yaparken "delilik"lerini tescil etmemişler. Sanatçılar, kurgu üzerine denemeler yaparak insanlara Marksist ideolijiyi benimsetme fikrini kendilerine dert edinmiş. Ya da öteki taraftakiler sinemayı öteki sanatların hışmından kurtarıp, "masal anlatmayan" saf sinemaya ulaşmaya çalışmışlardır.



Belli ki her şey idealizm ile yoğrulmuş. O halde neden sanat filmlerini izleyen birçok insan "sıkıntıdan patlıyor" ya da arkadaşımızın "haydi kalk film bitti" uyarısını almadan sanat filmlerinin bittiğini anlayamıyoruz? Sebebi yine Hollywood. Sinema tekniğe koyduğu kurallar insanlar tarafından o kadar çok kabul edildi ki insanlar onun dışında film izleyemez oldu. Ancak Hollywood, bir "önerme" üzerine değil sadece seyircileri eğlendirme amacı ile filmler üretti. Bu sebepten de sinemada "uyumaya" alışmış seyirci için "sıkıcı" işler pek rağbet görmedi. Dışavurumcu Almanların Dr. Caligari'nin Muayenehanesi ve kurgucu Sovyetlerin Potemkin Zırhlısı filmleri dışında seyirci anlamında sanat filmleri, klasik sinemaya karşı ciddi bir üstünlük sağlayamadı. Bu filmlerin de "gişe rekorları" kırmasının sebebi Hollywood'un henüz yeterince devasalaşmamasıydı.


Peki sanat filmlerinin, klasik sinema karşısında hiç mi şansı yoktur?
Sinema kuramcıları muhtemelen senelerdir bunun üzerine kafa yormuşlardır. Onlar bulamadıysa biz burada hiç bulamayız öyle değil mi? Yine de naçizane yapılacak birkaç yorumun kimseye zararı olmaz. Neticede herkes, kitlesel seyirlikte bir ürün olarak izlediği filmler hakkında yorumda bulunabilir. Eğer sanatçılar günlük yazsaydı kimse onların ne yaptığına karışamazdı. Sanat filmleri de varolan ticari koşullarda festivaller dışında da seyirciye ulaşıp, sinema tarihinde kalıcı olmak istiyorlarsa yerine getirmeleri gereken ilk öncelik yaptıkları işin insan için olduğunun farkına varma. Bu, kendini sanatçı olarak atfeden kişilerin tribünlere oynama gerekliliğini getirmez. Bilakis kendine olan saygısının gereğidir.


Türkiye'de sanat filmi var mı?
Son olarak da Türk yapımı sanat filmlerine değinmekte fayda var. Türk sineması ne yazık ki çok geç gelişen bir sinema olmuştur. Gerek savaşın getirdiği yokluk gerekse de sansürün kısıtlamaları buna bahane edilse de neredeyse 1960'lara kadar sinemamızın olmadığı gerçeğini inkar edemeyiz. Onlarca yıllık emekle döneminden hafif hafif doğrulmaya başlayan Türk Sineması binbir badireler atlatıp ciddi felaketlerin altında kalmıştır. 80'ler ile yurt dışına çıkmaya başlayan Türk filmleri ise şimdilerin "sanat filmi" dendiği yapımların öncüleri olmuştur. Artık 90'lara geldiğimizde de Nuri Bilge'lerin, Zeki Demirkubuz'ların ortaya koyduğu eserler Türk sanatseverleri ciddi bir biçimde etkilemiştir. Hatta Türkiye'de sanat filmleri yapan bu jenerasyon yaşlanmış, yerine gençler dahi yetişmeye başlamıştır. Ancak hala bu insanların yaptığı eserler, gerçekten "sanat filmi" mi diye tartışılmaktadır.

Ancak bu sanat filmlerinin Türkiye dahil dünyanın birçok yerinde izleyici ile buluşmamasının bir başka sorunu ise dağıtım ve gösterim problemleri. Sinema eserlerine tamamen "ticari" gözle bakan dağıtımcılar haliyle bu sanat filmlerine para yatırmak istemiyor. Çünkü onlardan hiçbir şey kazanmayacaklarını biliyorlar. Bu algıyı yıkmak da ne seyircinin ne de yapımcının elinde. Eğer kendine sanatçı diyen ancak eline daktilo veya pastel boya yerine neden kamera aldığını bilmeyen biri, festivaller arasında kurulmuş saadet zincirleri içinde prestij kazanmaya devam ederse "klasik izleyici klasik sinemayı" seyretmeye devam edecektir.

AHMET TOĞAÇ
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir