29 Eylül 2016 00:40

Seyircilerin beğenisi için kesilen sahneler

Test gösterimlerinden sonra bazı sahnelerinde değişikliğe giden filmler.

Bir film, beyazperde ile buluşmadan önce hangi aşamalardan geçiyordu? Senaryo yazımı, ekibi oluşturma, çekimler, kurgu aşaması... Bu sadece bir filmin seyirciye sunulmasındaki evrelerin kısa bir özeti. Filmin bitmiş hali bile bazen salonlarda gösterilmesi için yeterli olmuyor. Çünkü dışarıdan bulunacak “3. gözün” filme dair ne hissettiği merak edilir. Tabi burada büyük bütçeli filmlerden bahsediyoruz. Eğer Warner Bros. ile ya da Metro-Goldwyn Mayer ile falan çalışmıyorsanız filminizin onlarca kişilik “test gösterimini” yapmazsınız. Belki yapımcı birkaç arkadaşına “Nasıl olmuş” diye izletebilir, hepsi bu kadar.


E.T. The Extra-Terrestrial -1982
E.T. belki de sinema tarihinin en “sevimli” uzaylısıdır. Uzaylı dostları ile ziyaret ettiği dünyamızda mahsur kalan E.T.’nin hikayesini hepimiz az çok biliyoruzdur. Filmi izlemesek de E.T.’ye benzer yapımlara ya da ondan alıntılanmış sahnelere elbet rastlamışızdır. Yani şimdi kim, Elliot ile E.T.’nin bisiklet ile ayın önünde uçtukları sahneyi bilmez ki? Spielberg, senarist Melissa Mathison ile beraber bu kadar çok insana ulaşan bir hikayeyi yaratmak için elbet uğraşmıştır. Ancak bilmediğiniz şey E.T.’nin finalinin aslında göründüğü gibi olmadığıdır. Daha doğrusu bu isimlerin kafasında filme başlarken farklı bir final vardı. “E.T. sonunda ölüyordu.” Bu görüntülerden kimse hoşlanmadı. Durum böyle olunca da Spielberg, E.T.’yi evine döndürebilmenin daha iyi olacağını düşündü. İşler yolunda gitmiş olacak ki E.T. uzun bir süre en çok izlenen filmler listelerinde ilk sıralarda kalmayı başardı.



Titanic - 1997
Yıllar geçse de şöhretinden bir gram değer kaybetmeyecek filmlerin başında gelen Titanic, yönetmeni James Cameron’u, on seneden uzun bir süre boyunca sinema salonlarından uzaklaştıracaktı. Tabi ki James Cameron işsiz kalmadı, ancak Avatar’ı çekene kadar hiçbir sinema filmi yapmadı. Belki de Avatar’ı anca 12 senede çekmiştir, öyle değil mi? Şaka bir yana bu duraklama süresinin bin bir farklı sebebi olabilir ama ne olursa olsun Titanic gibi büyük bir filmden sonra tekrardan bir kurmaca yapmak için sete girmek kolay değildir. Cameron’un kariyeri ile ilgili bu kadar tahmin bir yana, Titanic’in test izleyicileri tarafından beğenilmeyen sahnesine gelelim. Üç saati aşan bu yapım, yönetmenin kurgusundan çıktıktan sonra 4 saati buluyordu. Ancak seyircilerin süreyle alakalı bir sıkıntısı olmamış. En azından söylentiler bu yönde. Daha sonra Cameron, en az 10 sahneyi kesmeye ikna olmış. Mesela, kesilmemiş versiyonunda, Leonardo DiCaprio’nun canlandırdığı Jack karakterinin, Rose (Kate Winslet) ile birlikte su basmış yemek salonuna kaçışlarından sonra, Spicer Lovejoy’la Heart of the Ocean mücevheriyle ilgili kavga ettikleri bir sahne bulunmaktadır. Test izleyicileri, muhtemelen birinin hayatını mücevher için riske atmanın gerçekçi olmadığını düşündüğünden bu sahnenin çıkarılmasını istemiş.


28 Days Later - 2002
The Walking Dead’den sonra patlayan zombi furyasından önceye gidelim. O zamanlarda da zombiler vardı ancak onları her gün görmüyorduk. Danny Boyle’nin yaptığı 28 Days Later, zombilerin ender olduğu vakitlerde “zombi hastaları” için bir vaha görevi görüyordu. Ancak bu korku filmi sevdalılarından bazıları 28 Days Later’den memnun değildi. Çünkü test versiyonlarının birindeki final, onların “korku” açlığını biraz daha iyi bastırıyordu. Ne de olsa filmin finali, sıkı bir korku hayranı için fazla yumuşaktı. Bu alternatif finalde ise filmin başkahramanı olan Jim, terk edilmiş şehirdeki yol arkadaşları elinde can veriyordu. Tabi filmin tek alternatifi bu değildi. Ancak Jim sadece asıl finalde hayatta kalabiliyordu.


Gravity - 2014
Alfonso Cuaron’un yönetmenliğindeki Gravity, görüntü yönetmeni Emmanuel Lubezki’nin müthiş kamerası ile seyretmesi hayli “büyülü” bir yapıma dönüşmüştü. Ancak 2012’nin yaz ayında bu filmi izleyen test seyirciler için bu büyü yeterince etkili değildi. Çünkü onların uzay filminden bekledikleri şey bir ışın kılıcı ya da garip uzaylı yaratıklardı. Ancak yönetmen filmine güveniyordu. O sebeple herhangi bir uzaylı saldırısı falan eklemedi. Ancak insanlara daha çekici görünmesi için daha yüklü özel efektler ile “gerçekten büyülü” bir görsellik ortaya çıkardı. Daha sonraki test için gelen seyirciler artık “uzaylı” falan aramıyordu. Çünkü beyazperdedeki görüntüler onları yeterince etkilemişti.


Goodfellas - 1990
Warnes Bros.’un yapımcılığında, Martin Scorsese’nin yönetmenliğindeki Goodfellas, sinema tarihinin en iyi gangster filmleri arasında gösterilir. Ancak bazı seyirciler bu yapımın bolca kan ve vahşet içerdiğini düşünüyor. Nereden mi biliyoruz? Tabi ki de filmin, test gösterimi sırasında bu sahnelerden dolayı salonu terk eden seyircilerden. Ancak Scorsese, bu “nazik” seyircilere boyun eğmedi. Yine de filmi test halindeki gibi piyasaya sürmeyecekti. Çünkü salonda kalan öteki seyirciler filmin belli kısımlarındaki ağırlıktan hoşnut değildi. Bu yüzden Scorsese, kurgucusu Thelma Schoonmaker ile beraber filmi “hızlandırma” işine girişti.

AHMET TOĞAÇ

Yorumlar
  • mutlaka denenmesin ,örnek olmasın diyedir

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Son Haberler

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir