25 Eylül 2003 23:14

Sinemacılık Baba Mesleği

Lost in Translation'ın başarısı, gözleri sinemacı Coppola ailesine çevirdi!

Amerikan sinema sektörü; gizemli, dev ve aynı zamanda çekici bir şatoyu andırıyor. Bu dünyada başarılı olmak ise göründüğü kadar kolay değil. Bol yetenekli, bol şanslı veya bol akrabalı olmanız gerekiyor. Hele akrabalarınız arasında, ağırlığı olan bir sinemacı varsa, henüz 20'li yaşların başında ilk filminizi çekebilirsiniz. Fakat kötü olursa, ikinci bir şansı bulmanız pek mümkün olmayacaktır... Babası, belki de Amerikan sinemasının en saygın ismi Francis Ford Coppola olan Sofia Coppola, dikkat çekici ilk filminin ardından, yeni filmi Lost In Translation ile bolca övgü topluyor. İster istemez bütün gözler de aileye döndü. Babası endüstrinin dev isimlerinden olmasına rağmen, genç yönetmenin daha küçük ve kişisel bir sinemayı tercih etmesi de ayrıca dikkat çekiyor. Anlaşılan mesleğin başarıyla devam etmesinin sebebi akraba kayırma değil; o bildiğimiz klişe tabirle, genetik.Ekmeğini beyazperdeden koparan Coppolalar düşündüğünüzden daha kalabalık. Bir kere en başta Baba serisinin yaratıcısı Francis Ford Coppola bulunuyor. Neredeyse onun kadar popüler diğer bir isim ise, Nicolas Coppola. Çizgi roman delisi olan bu gençlik heveslisi, siyah derili çizgi roman kahramanı Luke Cage'in soyadını alıyor ve Nicolas Cage adıyla kuşağının aranılan oyuncularından biri oluyor.Baba Coppola'nın kız kardeşi de özellikle bir dönem adından oldukça söz ettiriyor. Talia Shire'ın ismini abisinin filmlerinden ve unutulmaz Rocky serisinden hatırlayabilirsiniz. Besteci Carmine Coppola ise Francis Ford'un babasından başkası değil. Oğlunun çoğu filminin besteleri müzisyene ait.Son dönemde adından en çok söz ettirenler ise, bizzat Baba'nın çocukları. Roman Coppola, genellikle sinemacı ailesinin asistanlığını yapmasıyla tanınıyor. 2001 yılında 60'ların bilimkurgu filmlerinin izini süren CQ isimli bir film yaptı. Aynı zamanda Moby'nin bir klibine el atmışlığı da var.Kardeşi Sofia Coppola'nın adı ise önümüzdeki dönemde daha çok duyulacak gibi gözüküyor. Melankolik yapısı ve müzikleri ile dikkat çeken Virgin Suicides'ın ardından Lost in Translation'ı çekti ve film bolca övgü topladı. Tokyo'da yolları kesişen Amerika bir adamla kadının öyküsünü anlatan filmin fragmanını da, filmi merak edenlere şiddetle tavsiye ederiz. Özellikle Bill Murray'e dikkat!Hollywood'da Douglas, Fonda gibi soyadlarına sahip pek çok sinemacı aile var. Sinema sektöründe çalışan aile üyelerinin hepsi de aynı oranda başarılı değil doğal olarak. Coppola'larda ise bir isim yavaş yavaş yükseliyor. Sofia, soyadının gölgesinde kalmak niyetinde değil gibi gözüküyor. Ki bu karışık dünyada Coppala soyadından daha yararlı olabilecek bir şey varsa, o da yıllar sonra Coen Kardeşler'in kayıp kardeşi olduğunuzu öğrenmenizdir! Bağımsız sinemaya ilgisinin bir gençlik hevesi olmadığını ortaya koyan Sofia'nın etkileyici filmini, dileriz fazla gecikmeden buralarda da izleriz...
Yorumlar
  • Sofia Coppala'ya Baba-3 filminde hayran kalmıştım.(Güzelliğine) Yönetmen olarak da babasının yolunda ilerlemeye devam ediyor.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Son Haberler

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir