10 Ocak 2017 00:27

Soğuk kış günlerinde içinizi ısıtacak filmler

Yaklaşan kış aylarında sizi en çok ısıtacak şey yorganınız değil bu filmler olacak.

Aşağıdaki filmlerden birini gözünüz kapalı bir şekilde seçin. Koltuğunuza şöyle rahatça oturun. Sırtınıza yorganınızı ve elinize de kahvenizi alın. Ya da bir dakika… Neden bu ekstralarla vakit kaybedesiniz ki? Yorgan ve kahveyi kenara bırakın. Çünkü aşağıdaki filmler, bu soğuk günlerde içinizi yeterince ısıtacak.


Eternal Sunshine of the Spotless Mind – 2004
Biraz geçmişe gidelim. Ülkemizde, filmlerin henüz “dünya ile aynı anda” vizyona girme olanağının bu kadar artmış olmadığı zamanlara… O günlere dair neler hatırlıyorsunuz? Bu filmin Türkiye vizyonu için iki yıl beklemiş olmak gerçekten üzücü. Günümüzde bu olay, özellikle büyük yapımlar için, neredeyse tarihe karışmış durumda. Peki yaklaşık 10 yılı aşkın sürede nasıl böyle bir “teknolojik” ilerleme yaşayabildik. Böyle bir olaya teknoloji demek günümüz dünyasının teknolojisi için biraz hafif kalacak ancak durum böyle. Peki Eternal Sunshine of the Spotless Mind’i tanıtırken lafı neden bu kadar uzattık? Aslında listeye başlarken, böylesine popüler bir filmi uzun uzun tanıtmaktansa sizi, listenin ve filmin atmosferine sokmak istedik. Böylece hem “hafızamızı tazelemiş” hem de anılarımızın sıcaklığını hissetmiş olduk. Tam da bu listeye göre duygular, öyle değil mi?


Sweet November - 2001
1968'de Herman Raucher yazdığı, Robert Ellis Miller yönettiği aynı isimli filmin uyarlaması olan "Kasım'da Aşk Başkadır" her yönü ile sizi kışa hazırlayacaktır. Filmde, her ne kadar sonbahar teması yoğun bir biçimde hissedilse de tatlı bir soğuk içindeki romantizm, içinizi ısıtacaktır. Keanu Reeves canlandırdığı işkolik Nelson Moss karakterinin bir ay boyunca peşinden koşturduğu ve sonunda aşkına ikna ettiği Sara Deever (Charlize Theron) ile yaşadıklarını anlatan film bazı eleştirmenlere göre orjinal filmin çok altında kalan bir performans sergilemiştir. Ancak sinemada daha yakın tarihli filmleri izlemekten hoşlanan seyircilerin Sweet November'in 68 yapımını değil 2001 yapımını tercih etmesini öneririz. En azından Devil's Advocate'de biraz "ürkütücü" bir ilişki yaşayan Reeves-Theron ikilisini daha yumuşak bir romantizm ile izlemek için tercihinizi yeni filme yönlendirebilirsiniz.


Aşkın İki Yüzü – 1996
Şov dünyasına 1960’ların başında çıkardığı albüm ile giren Barbra Streisand, daha sonra televizyon ve sinema alanında da yapımlara imza attı. Gösteri dünyasının neredeyse her alanında kendini gösteren Streisand, hem yapımcılığını üstlendiği hem yönettiği hem oynadığı bu film ise türdeşlerinden daha farklı bir aşk hikayesini içinde barındırıyor. Çünkü filmin başrollerinde olan Barbra Streisand ve Jeff Bridges ikilisi birbirlerini bir gazete ilanı sayesinde bulurlar. Aynı üniversitenin iki farklı dalında profesör olan ikilinin aşkı bu gazete ilanı ile başlayacaktır. Tabi bu ilan alelade bir ilan değildir. Bridges’in canlandırdığı Gregory Larkin karakteri “ideal eş tanımına uygun” birini bulmak için ilan verir. Streisand’ın canlandırdığı Rose Morgan karakterinin kardeşi ise bu ilanın tam da Rose’ye göre olduğunu düşünüp derhal bir buluşma ayarlar. Ve olaylar, aşka inanmayan bir kadın ile duygusal olarak yıpranmış bir adamın arasında gelişir.


The Groundhog Day - 1993
Filmin hikayesinin kış aylarında geçiyor oluşu illa o filmin "sıcak" bir öykü anlatmasına neden olmayabilir. Örneğin The Groundhog Day, girişi itibariyle kıştan ve onun getirdiklerinden gayet bunalan bir adamı anlatıyor. Her yıl kış aylarının nasıl geçeceğini haber veren bir "köstebeğin" haberini yapmak için Punxsutawney'e yola çıkan hava durumu sunucusu Phil Connors ve ekibi bu sene farklı bir şeyse karşılaşacaktır. En azından Connors işin işler olağan halinden çıkacaktır. "Bu kasabaya istemeye istemeye gelen sunucu asla kasabadan dışarı çıkamayacaktır." Biraz korku filmi sunumu gibi oldu öyle değil mi? Ancak her gün o aynı "sıkıcı" güne uyanan Connors'ın yaşaşıkları yer yer romantik, çoğunlukşa komik bir biçimde sizleri bekliyor.


Home Alone - 1990
Kevin McCallister, koca bir ailenin "hayalet" bir üyesidir. Filmi izleyenler, bu yorumumuz sebebiyle biraz saçmaladığımızı düşünebilirler. Ancak şöyle düşünün, koca bir ailenin tatil planında "yanlışlıkla unutulan" bir çocuğu nasıl tanıtabilirdik ki? Şaka bir yana, Kevin’ın hikayesi ilk bakışta ürkütücü gibi görünse de bu soğuk günlerde içinizi ısıtacak samimiyette. Noel vakti koca bir evde tek başına yaşayıp, gece yarılarına kadar pizza ve dondurma yemenin nesi korkutucu olabilir ki? Eğer etrafta evinizi soymaya kalkışan iki şapşal hırsız yoksa her şey daha güzel olabilirdi. Home Alone serisinin hiçbir bölümü 1990’da çekilen bu film kadar sevilmemiştir. Ancak siz Kevin ya da Kevinvari çocukların başından geçen bu öyküyü çok sevdiyseniz yapımın, iki sene sonra çıkan devam filmini ya da ondan sonra TV ve sinemaya uyarlanan eserlerini de izleyebilirsiniz.

AHMET TOĞAÇ


Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir