10 Ağustos 2016 16:52

Suicide Squad: Beklenen eğlence, beklenmeyen pakette

Suicide Squad Türkiye'de de vizyona girmek üzere. Hakkında uzunca bir zamandır süren tartışmaları ve her nitelikteki argümanları kabul edebilecek kadar tartışmalı filmi, iyi ve kötüleriyle inceledik.

Süper kötülerden oluşan bir ekip kurma ve bu ekibin pek-de-süper-olmayan kötülerle savaştırılması fikri, Suicide Squad'ın çizgi romanlarda ortaya çıkmasını sağlamış. Bu fikir yıllarca güçlü kalıp ilgi uyandırabilecek kadar keyifli bir fikir. DC'nin 'esas' süper kahramanları kadar temiz hayatlara sahip olmayışları, içlerinin güzelliğinin yüzlerine vurmamış olması Suicide Squad'ı bir adım öne geçiriyordu, ortaya çıktığı andan beri. Başlarından geçen öyküler, oldukça dikkat çekiciydi. Üstelik gittikleri zor görevlerde sıklıkla ekipten birileri hayatını kaybediyordu, zira görevler hakikaten zorluydu. Peki böyle bir efsanenin sinemaya uyarlanmaması mümkün mü? Asla! Warner Bros. ve DC için Suicide Squad, bu yılın en büyük olayıydı. DC hayranları için de oldukça önemliydi. 2016'nın en büyük sinema olaylarından biri olduğu tartışılmaz bir gerçek Suicide Squad'ın. Ancak istendiği gibi gidip gitmediği pek de belli değil.

Ekibi bir araya getirip, dünyayı berbat bir durumdan kurtarmak için mücadele etmeye zorlayan karakter, çizgi romanlarda da bolca karşımıza çıkan Amanda Waller. Tüm film boyunca Suicide Squad gibi başına buyruk üyelerden meydana gelen bir ekibe hükmetmek, oldukça zor bir iş. Viola Davis'in ete kemiğe büründürdüğü Amanda Waller, bunu oldukça iyi başarıyor. Başlarda filme katkısının çok büyük olmayacağını düşündürse de Amanda Waller, film boyunca Suicide Squad karakterlerinin yolculuğuna devam etmesi için elinden geleni ardına koymuyor. Kimi zaman acımasızlığı ele alıyor, kimi zaman yok oldu sanıyorsunuz ancak hiçbir zaman ipler onun elinden uzaklaşmıyor. Suicide Squad filminin en oturmuş karakteri olduğu gün gibi ortada. Viola Davis, eline verilen tüm done'leri iyi bir Excel tablosuna dönüştüren 25 yıllık personel kadar etki sahibi filmde; o olmasa şirketin (yani Suicide Squad'ın) olmayacağı ortada. Ancak tek başına yeterli gelemiyor tabii, özellikle böyle geniş bir alana yayılmış ve görkemli bir kadroya sahip filmde.


Neler oldu, neler olmadı?
Suicide Squad, müzik işini layıkıyla yerine getiriyor. Ansızın beliren Eminem'in Without Me'si öyle güzel kullanılmış ki, filmi izledikten sonra en az bir kez bu efsaneyi dinleme isteğiyle doluyorsunuz. Öte yandan sizi sona hazırlayan Queen şaheseri Bohemian Rhapsody ve film için hazırlanan tüm şarkılar aslında Suicide Squad'ın kime ve hangi yaş aralığına seslenmesi gerekirken nerelerde dolanmayı tercih ettiğini ortaya koyuyor. Kabul edelim, daha cesur olabilirdi film. Daha gösterişli belki, daha bütüncül, daha yetişkinler için bir film olabilirdi. Farklı bir evrenin bambaşka bir ürünü olsa da Deadpool'un gittiği yolu kendine seçebilseydi, Suicide Squad'dan çok daha övgüyle bahsedebileceğimiz kesindi. Beklenmedik bir anda gelen Queen gibi, Eminem gibi o an orada gözleri kocaman açılan izleyiciyi hedefleyecek bir içerikle gelmeyi seçseydi Suicide Squad bambaşka bir noktada olabilirdi. Ancak filmin iyi noktaları sadece müzikler ve Amanda Waller değil.
Örneğin Margot Robbie, bulunduğu her planı doldurabiliyordu. Kendisinden beklenmeyecek bir işi ortaya koyup, olanca kuvvetiyle canlandırmış Harley Quinn'i. Bundan birkaç yıl sonra bu rolünü özletmek yerine üzerine bir şeyler koymayı tercih ederse hala Suicide Squad'daki Margot Robbie'ye olumlu referanslar vereceğimiz kesin. Harley Quinn filmde, Joker'den daha ince bir işçiliğe sahip. Bunun Margot Robbie'ye dönüşü olduğu elbette aşikar. Ancak performansı da yabana atılacak türden değil. Joker'le aralarındaki ilişkiyi, olup bitenleri şöyle bir el hareketiyle geçiştirmek yerine biraz daha anlatmayı seçmedikleri için olsa gerek, Joker de sallantıda kalmış. Bizim diğer Joker'lere ne oldu? Bu onlardan farklı bir Joker'se -ki olabilir, neden olmasın- ne oldu da hikayesi havada kaldı ve biz bir şekilde "Bu adam ne yapıyor" demek zorunda kaldık? Joker'in tek motivasyonu Harley Quinn mi? Hala bilemiyoruz. Gördüğümüz Joker daha öncekilerden farklı ve neden farklı olduğunu da tam olarak kestiremiyoruz.

Deadshot'ın yolu
Will Smith'in canlandırdığı Deadshot'ın iyi yanları, onun belki de solo filmini izleyebileceğimizi düşündürdü bana. Şimdilik böyle bir planı yok gibi DC ve Warner Bros.'un, ancak neden olmasın? Suicide Squad'da kendisine oldukça bonkör davranılıp tam bir başrol muamelesi görmesi sağlanmış. Bu arada Cinema Blend'de karşıma çıkan bir yazının başlığı da "Deadshot'ın solo filminin yapılmasını gerektiren 5 neden"di, filmle ilgili araştırma yaparken Demek ki, böyle düşünen tek kişi ben değilim. Ancak ayrıldığımız nokta, benim düşüncelerimin gerekli görmekten ziyade bir beklentiyi işaret etmesi. Tasarlanan öyküyü sonuna kadar getiriyor ve taşıyor. Deadshot, Harley Quinn, Joker ve Waller dışında kalan yan karakterlerden ise beni en çok etkileyeni ise El Diablo oldu. Nedense karaktere bir şekilde bağlanıp onun neler yaşayacağını öğrenmeye çalışarak filmi izliyorsunuz. Neler yaşayacağını merak etmek demişken, Slipknot'u filmin içinde kaç dakika gördüğümüzü, neden gördüğümüzü bilen var mı?



Eğer bir devam filmi gelecekse -gişe başarısını düşünleyecek olursak, gelmemesi ihtimali düşük- bunu ilk film kabul ederek Suicide Squad'ın şu haliyle başlangıç yapan bir film olduğunu farz ederek izlemenin film zevkini daha da yükselteceğine inanıyorum. Olay örgüünü güçlendirebilse, tercihlerini biraz daha yetişkinlere yönelik kullansa enfes bir film olabilirdi. Belki geleceğini umduğumuz devam filminde (ya da bir Harley Quinn spin off'unda) bunu görebiliriz.
Rotten Tomatoes'ta acımasızca eleştirilen, bu acımasız eleştirilere dayanamayan DC hayranlarının "Rotten Tomatoes kapatılsın" talebiyle imza kampanyası başlatmasına neden olan (sırf bu yüzden kapatılsa çok eğlenirdik), çok uzun zamandır hayalleriyle yaşadığımız Suicide Squad, 12 Ağustos'ta gösterime giriyor. Beklentileri yükselten fragmanlardan ve beklentileri bir anda sıfırlayan eleştiri yazılarından uzak duracağınıza söz verirseniz, yılın sinema olaylarından biri olarak lanse edilen bu filmi izlemelisiniz. Sonuçta ne olursa olsun, zar zor bekledik biz bugünleri. Türkiye'de de gişede beklediğini bulacak ve birileri size "Aman Tanrım, nasıl izlemezsin" diyecek. Artılarıyla, eksileriyle izlenmeyi hak ediyor.

Filmin Puanı: 5/10


ANDAÇ ÜZEL
Yorumlar
  • O kadar reklam o kadar poh poh bu film için miydi yani...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Son Haberler

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir