25 Kasım 2016 21:26

Tek mekanda harikalar yaratan filmler

Senaryoları için onlarca farklı mekan gezmek yerine tüm hikayeyi tek mekanda akıtan filmler.

Mekanlar, sinema için olmazsa olmaz öğelerdir. Bazı filmlerde her ne kadar “soyutlaşmış mekanlar” kullanılsa da karakterlerin etrafını kaplayan mekan, onlarla zorunlu bir ilişki içinde olmak zorundadır. Uzun yıllardır üzerine yazılan, çizilen bir konu olarak mekan, popüler seyircinin gözünde ancak “tek mekan” filmlerinde bir anlam ifade etmektedir ne yazık ki. Yine de bu sorunu güzelce kullanıp sizlere “tek mekanda geçen filmler” listesini sunuyoruz. Böylelikle öteki “normal” filmlerde de mekanlara bir göz atmayı düşünebilirsiniz.


La Cabina (1972)
Tanımadığınız kişiler tarafından bir yolun ortasına konulmuş telefon kulübesine girilmemesi gerektiğini beynimize kazıyan bu filmin tamamına yakını tek mekanda geçmektedir. Büyük hikayenin döndüğü mekan bir parkın ortasındaki telefon kulübesi olduşu işin bu "orta metrajlı" filmi listemize ekledik. Lafı geçmişken orta metrajdan da bahsedelim. Dijital çağa geçmeden önce filmin, pelikül üzerine kaydedildiği zamanlarda, insanlar bir sınıflandırma yapabilmek için "uzun ve kısa" terimlerini kullanmışlar. Tabi bu terimler artık uzun metrajların bir standarta girdiği dönemlerde başlamıştır. Orta metraj da uzun film kadar uzun olmayan ancak kısa denmeyecek kadar da uzun olan bir aralığı sınıflandırmak için türetilmişti. 30 dakikayı aşkın süresi ile de bu İspanyol filmini başka bir sıfatla adlandıramazdık. Gerçi bu süre onun bir TV filmi olmasında da kaynaklanıyor.


Locke (2013)
Her geçen gün oyunculuğu üzerine biraz daha fazla koyan Tom Hardy, bu filmde görünen tek oyuncumuzdur. Bir araba yolculuğu boyunca geçen film sadece arabaya yerleştirilen kamera ve ara sıra giren yol çekimlerinden oluşmaktadır. İşi ve ailesi arasında dengeyi tutturmaya çalışan bir adamın öyküsünü sadece diyalog ve oyuncunun mimikleri ile anlatan film sıkıcı gibi görünen yapısına göre hayli akıcı bir hikayeye sahiptir.


12 Angry Men (1957)
La Cabina'dan sonra gelelim tek mekan dendiğinde akla ilk gelen filme. Aynı isimli tiyatro oyunundan uyarlanan 12 Kızgın Adam, günümüzde bile izleyenleri kendine hayran bırakmaktadır. Daha sonra bir Rus uyarlaması olsa da birçok kişi 57' yapımlı bu filmi tercih etmektedir. Kasten adam öldürmekle suçlanan bir çocuğun suçlu olup olmadığını tartışmak için toplanan jürinin hararetli tartışmalarını içeren film giriş ve final sahneleri hariç tamamen tek mekanda geçmektedir. Tüm mekanı karış karış kullanan yönetmen Sidney Lumet, seyircilere adeta "bir mekan nasıl fonksyonel kullanılır"ın dersini vermektedir. Gerel oyuncu gerek kamera hareketleri ile gayet akıcı bir tek mekan filmi yapan yönetmen, yıllar boyu etkisi azalmayacak bir filme imza atmıştır. Jüri odasına "hapsolmuş" bu 12 adam acaba hangi evrelerden geçip kararını hakine bildirecektir.


Phone Booth (2002)
Colin Ferral'in canlandırdığı Stu Shepard azılı bir reklamcıdır. Azılı bir reklamcı nasıl olur bilemiyoruz ama tüm yalan dolanları ile reklam dünyasında bir saniyelik boşluğu olmayan bu adam, bir telefon kulübesine sıkışığ kalmıştır. Tabi bu sıkışma La Cabina'dakine benzemez. Çünkü Shepard, bir keskin nişancı tarafından tehdit edilmektedir. Eğer kulübeden dışarı çıkmaya kalkarsa olacaklar bellidir. Bir mermi bile onun işini bitirecek kuvvettedir. Bir aksiyon gerilim filminden beklenen hızlı kurgulanmış sahneler olsa da Phone Booth, bu alandaki çizgi dışı haliyle ciddi anlamda beğeni toplamıştır.


Buried (2010)
Kill Bill'in meşhur tabut sahnesini bilirsiniz. Uma Thurman'ın oynadağı "Gelin" karakteri tabuttan kurtulmak için yumrukları ile bu tabuttan kurtulur. Ancak Buried daha az fantaziyi içinde barındırdığı için böylesine gerçekdışı bir sahneyi hikayesinin içine almaz. Onun yerine tüm film boyunca karakterimiz ile beraber bir tabutun içine sıkışmış olarak "nefes alırız".


Rope (1948)
Alfred Hitchcock'un "nitelikli şovu" olan Rope, tek mekanda geçmesinin yanında tek planda çekilmiş algısı yaratan bir filmdir. u dönemlerde çok popülerleşen "tek planlar" ile 1949'daki denemesinden son derece başarılı olan Hitchcock, tahmin edileceği üzere bir cinayet öyküsü anlatmaktadır. İki arkadaşın bir adamı bir iple boğmasıyşa başlayan film, daha sonra cesedi koydukları bir sandıkta tüm tanıdıklarına ziyafet verme hikayesine geçer. Ve öğreniriz ki bu öldürülen kişi de aslında ikilinin bir dostudur. Nefis bir gerilim filmi olan Rope, film makaralarının yettiği kadar tek planlar halinde çekilip görünmez birleştirme noktaları ile birbirlerine bağlanır. Bunun son dönemdeki en büyük örneği Alejandro Gonzalez Innaritu'nun Birdman'iydi. Tabi bu filmdeki teknolojiye sahip olmayan Hitchcock, onun kadar görünmez geçişler yapamamıştır. Dikkatli seyirciler Rope'deki kesmeleri fark edebilir.

AHMET TOĞAÇ

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir