16 Mart 2018 08:39

Tomb Raider Filmi Eleştirisi

15 yıllık aradan sonra gelen yeni Tomb Raider filmi, türdeşleri arasında ön plana çıkabilecek herhangi bir özelliğe sahip olmayan sıradan bir aksiyon.



Yeni Lara Croft Keyif Vermiyor



Bugüne kadar video oyunlarının sinema uyarlamalarıyla imtihanının pek başarılı olduğunu söylemek zordur. İlk çıktığında methiyeler dizilmiş hiçbir oyun uyarlaması yok aslında. Özellikle Hitman, Max Payne ve Tekken uyarlamalarının yetersizliği hala akıllardan çıkmıyor. Street Fighter ve Mortal Kombat uyarlamaları zamanla kimileri için kült statüsüne kavuşmuş olabilir, lakin bu filmler de zamanında hiç olumlu eleştiriler alan filmler değil. En son Warcraft ve Assassin’s Creed oyunlarının film uyarlamaları da genel olarak hem izleyici hem eleştirmenler nezdinde olumsuz etkileşim aldı. Bir oyun severi tam olarak tatmin etmek aslında çok zor. Bir roman ya da tiyatro uyarlaması olduğunda nasıl birkaç istisna haricinde senaryo farklılaşıyorsa, oyun uyarlamalarında da aynısı geçerli. Sinema bambaşka bir sanat dalı ve farklı dinamikleri var. Bu yüzden oyunda işlemesine rağmen filmde işlemeyeceği düşünülen yerler çıkarılabiliyor, aksiyon tatmini için oyunda olmayan karakterler, düşmanlar eklenebiliyor. Önemli olan, oyunun hayranlarının aksiyon ve atmosfer beklentisini gözetirken hikayeyi boşlamamak.


2001 ve 2003 tarihli ilk iki Tomb Raider filminde Lara Croft karakteri Angelina Jolie ile özdeşleşmişti. Jolie’nin hem oyundaki Croft’a olan fiziksel benzerliği hem de karizmatik/seksi bir aksiyon figürü oluşturması tatmin edici olsa da her iki filmin de başarılı olduğunu söylemek pek mümkün değildi. Con Air haricinde nitelikli bir filmi olduğunu söylemekte güçlük çekeceğimiz Simon West ve Speed serisiyle aksiyon memuriyetini gösteren Jan De Bont, ilk iki Tomb Raider filmini 15 yıl öncesinin abartılı gişe sinemasının izinden giden, Pierce Brosnan’ın Bond serisine daha yakın duran bir anlayışla kotarmıştı. Her iki film de senaryosunun abartısına, aksiyon matematiğinin mantıksal tutarsızlığına, kötü karakterlerin kartonluğuna ve saçma mizahına rağmen dönemine göre değerlendirildiğinde eğlenceli seyirliklerdi. Kuşkusuz 15 yılda çok şey değişti, aksiyon türü ve ajan filmleri abartılı/fantastik yapıyı geride bırakıp daha gerçekçi bir senaryo düzlemini, daha kanlı canlı bir karakteri temeline almaya başladı. Norveçli yönetmen Roar Uthaug’un yönettiği yeni Tomb Raider filmi de Lara Croft’u bir ‘görüntü’den çok, bir ‘karakter’e çevirebilmek için uğraşıyor. Eski filmler Croft’u bir karakter olarak hazırlamadan daha ilk sahneden Croft olarak sunuyordu, yeni filmde ise Croft’un aksiyon figürüne dönüşmesi biraz zaman alıyor.

Jolie’den sonra yeni Lara Croft’un kim olacağı tartışılırken Oscar ödüllü aktris Alicia Vikander’in bu role seçilmesi oyunun hayranları tarafından pek coşkuyla karşılanmadı. Vikander, hem Jolie’yle özdeşleşen bir karakterin yeni yüzü olmak hem de Lara Croft olduğuna kendisini inandırmak zorundaydı. Nitekim, Vikander’in zamanının Jolie’sine göre fiziksel açıdan daha çelimsiz bir yapısının bulunması ve günümüzde Lara Croft’u canlandırması için düşünülen isimlerin başında gelmemesi bir eksi. Vikander gerek aksiyon sahnelerinde gerekse belli bir karakter oluşturabilmek için elinden geleni yapıyor fakat aklımıza Lara Croft değil, sıradan bir aksiyon figürü geliyor. Bunda filmin senaryosunun yine klişe aksiyon dinamikleriyle örülü, özelliksiz bir şekilde kaleme alınmasının da payı olduğunu söylemek gerek. Yönetmen Uthaug, üç yıl önce çektiği felaket filmi The Wave ile aksiyon sahnelerini yönetmede fena olmadığını göstermişti, burada da işçilik açısından pek aksayan bir yönü olmadığını söyleyebiliriz. Diğer Tomb Raider filmlerine göre daha karanlık bir yapısı var, ilerledikçe Mumya filmleriyle benzerlik gösteren bir konsepte sahip olsa da sürekli dayak yiyen, kolları, yüzü, vücudu çizik içinde kalan bir Lara Croft yaratılıyor ama ruhu yok. Görsel efekt kullanımının ve aksiyon sekanslarının inandırıcılığının zirve yaptığı günümüzde türdeşlerinden ayırt edici bir özelliğe sahip değil. 15 sene önceki filmler aksiyon sahneleri açısından çok daha yapay gözükse de eğlenceli izle-unut filmleriydi. Yeni Tomb Raider ise izleyiciye ve oyunun hayran kitlesine karşı sorumluluğu eski filmlere oranla çok daha büyük olmasına rağmen bu sınavdan sınıfta kalıyor. Kötü adam sunumu konusunda ise bir değişim yok; 2001 yapımı filmde Iain Glen ve 2003 yapımı filmde Ciaran Hinds nasıl sıradan bir aksiyon kötüsü olarak izleyiciye sunuluyorsa yeni filmde de Walton Goggins işlevini yerine getiriyor.

HALİL İBRAHİM SAĞLAM
Puan: 4/10
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Vizyondaki Filmler

    Vizyondaki yeni filmler
    Vizyondaki eski filmler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir