29 Haziran 2016 20:00

Yakın zamanların en iyi 10 Türk komedi filmi

Türk Sinema tarihi içinde yakın dönemdeki en iyi komedi yapımları.

Sinemamızın en sevilen ve örneği en fazla olan türü, komedi... Beyazperdelerimiz geçmişten bugüne sürekli komedi filmleri ile aydınlanmıştı. Bazen "Sadece komedi mi izleyeceğiz?" diye feryat eden seyirciler de muhakkak çıkıyorduk. Buna ister bir lanet ister üslup isterseniz de kader deyin. Ne olursa olsun bu topraklar, sinemada komediye muhtaçtır. Belki de yeterince ileri düzeyde bir yaşantımızın olmayışı bizi, kendimiz ile "alay" etmeye zorluyordur, kim bilir? Bu soru bizi çok daha akademik bir konuya götürmeden Türk Sinemasındaki en iyi, en farklı, en samimi komedi filmlerinin bir listesini çıkartamaya çalışalım. Ancak yüzlerce film arasında bir elemeye gitmenin ne kadar zorlu olacağını herhalde tahmin ediyorsunuzdur. Bu sebeple "Hababam Sınıfı" gibi, "Süt Kardeşler" gibi artık klasikleşmiş komedilerdense onlara göre daha yeni "komedi"leri listeye eklemeyi uygun gördük.


Arabesk (1989)
Kalbalık ve müthiş kadrolu (Adile Naşit, Münir Özkul, Kemal Sunal, Halit Akçatepei Tarık Akan) Arzu film ekolünü oluşturan Ertem Eğilmez, özellikle 70'lerde zor zamanlar geçiren Türk Sinemasını alaya alan bir film ile karşımıza çıkıyor. Türk arabesk ve melodram klişelerini mizah dili ile eleştirdiği bu absürt komedi o zamanalar sinemalara pek uğramayan yerli seyircinin yeni odağı olmuştur. Ancak Eğilmez, ne yazık ki setlerde koşturarak tamamlayamadı. Çünkü hastalığı buna izin vermiyordu. Hasta yatağına gelen görüntüleri izleyerek filmi bitiren yönetmen, filmin montajlanmış halini gördükten üç ay sonra hayata gözlerini yumdu. Filmin konusu olan klişeler gibi bir ölümün onu bulması da ancak kaderin bir oyunu olabilir herhalde.


Kahpe Bizans (1999)
Sıradaki başka bir absürd film... Homeros'un İlyada'sından beri yüzyıllardır süre gelen "bir çocuğun bir ülkeyi" yıkacağı kehanetinin belli biçimde parodisi olan film Eşkıya'dan hemen sonra gişe rekortmenleri sıralamasına girmişti. Bir "tarihi" film olmanın yanı sıra birçok tarihi öğeyi de alaya alan filmin, uçak sahnesi ile yaptığı meşhur anakronik gönderme de herhalde sinemamız için unutulmaz anlardan birisidir.


Vizontele (2001)
Şu sıralar yaptığımız tüm listelere bir yerinden giren Vizontele, herhalde sadece yakın dönemlerin değil tüm sinema tarihmizin içindeki en önemli filmlerden bir tanesidir. Cem Yılmaz'dan Şafak Sezer'e uzananan yan rollerdeki komedyenlerin yanında anlattığı öykünün draması ile de yerli seyirciyi hayli etkilemiştir. Onun yanında Kıbrıs barış harekatı ve Irak ve Suriye'den bile sonra ülkemize giren TV'nin toplumda yarattığı etkileri görmek adına da başarılı bir dönem filmidir.


Neredesin Firuze (2004)
Yeniden kendi kendimizi alaya aldığımız bir komedi filmi. Bu seferde şarkı söyleyip şöhret olanların peşinden akın akın giden gençleri ve o gençlerin hayallerini bir bir yıkan Unkapanı kasetçilerine gidiyoruz. Böylesine "şarkılı-türkülü" bir konunun filmi çekilir de o film nasıl müzikale dönüşmez, mümkün mü böyle bir şey? Yönetmen Ezel Akay da muhtemelen bunun bilincinde olacak ki anlattığı güzel hikayeyi ve komediyi belli müzikal planları ile iyice geliştiriyor. Zaten kendine de yönetmen yerine boşuna "film anlatıcısı" demiyordur.


G.O.R.A. (2004)
Ve sinemamızın son dönemlerdeki tartışılmaz en komik filmi, Cem Yılmaz'ın Gora'sındayız. "Bir uzay filmi" tanıtımı ile piyasaya çıkan film, ilk "super-production"larımızdan da biriydi. Daha önce, sinema sektörü için ucuz denilecek rakamlara çekilen filmlerden sonra Gora'nın 5 milyon dolarlık bütçesi sektörü fazlasıyla değiştirecekti. Ondan önce de yine büyük prodüksiyonlar çekilmeye başlamıştı ancak 5 milyon, Türkiye'de sinema içi alışıldık bir miktar değildi. Gora ekonomisinin yanında da Türk sinemasında, "komedi" anlamında ciddi bir yenilik yaptığı aşikardır. Kim bilir belki de Cem Yılmaz'ın bize bıraktığı güzel repliklerin bir deyimi ile film, yenilik yapmaya programlanmıştır?


Pardon (2005)
Tiyatroculuğunun yanında sinema ve televizyon için da yapıt vermiş Ferhan Şensoy'un en önemli filmi Pardon olarak kabul edilir. Bundan yaklaşık bir buçuk ay önce vizyona çıkan fakat Ferhan Şensoy'un sadece oyuncu olarak filme katkı çıkan Şans Kapıyı Kırınca'nın gölgesinden kalmıştır. Belki deneyimli tiyatrocu, filmi çıkarmakta acele etmeyip bir süre beklesi idi vizyonda da neredeyse Şans Kapıyı Kırınca'nın dörtte biri kadar hasılat elde etmezdi.


Maskeli Beşler: İntikam Peşinde (2005)
Maskeli Beşler, hayatın sillesini yediği için toplumun en alt basamağında kalmış beş yakın arkadaşın öyküsünü anlatır. Aslına birer iyilik meleği olan bu adamların bir çocuk için tekrardan "pis" işlere bulaşmasını anlatan film çoğu yerde izleyiciyi güldürürken bir komedi filmine göre ciddi duygusal sahneler de içerir. Daha sonra Irak'ı ele geçirmek ve Kıbrıs'ta yapılacak bir soyguna karışan "yetimhane kardeşlerinin" öyküsü son yıllarda unutulmaya başlasa da vizyona çıktığı dönemlerde iyi işler yapmıştı. Ayrıca bu filmin 1968'de yapılan Maskeli Beşler'in bir yeniden yapımı olmadığını belirtelim. Bir kovboy filmi olan 68 yapımı film ile bu film arasında sadece bir isim benzerliği vardır.


Recep Ivedik (2008)

Kendinden sonra gelen neredeyse tüm komedi filmlerini etkileyen Recep İvedik serisi, yapımcıları tarafından çıkarttığı her yeni film ile gişeyi alt üst ediyor. Türkiye üzerinde filmi izlemeyen kimsenin neredeyse kalmamasıyla beraber filme yapılan eleştirinin de ardı arkası kesilmez. Genellikle "banel" olmakla eleştirilen film listenin başında bahsi geçen "kendi kendini alaya alan" filmler sınıfının şu dönemdeki en büyük temsilcisidir. Çünkü kendi varlığını "2009'un Güngören'inde Avrupanın orta yerinde" olarak tanımlayan Recep İvedik, aslında şu dönemde "gelişmekte olan" Türk halkının çıkmazını da göstermiş oluyor. Bu önermesini halka inen bir komedi ile yapan filmin, yıllardır festivallerde gösterilen "sanat" filmlerinden yoğun alt metne sahip olduğunu bile iddia edebiliriz.


Kolpaçino: Bir Şehir Efsanesi (2009)
Türk sinemasındaki bir başka "ağır" konuya değinen Kolpaçino, ağır abilerin sözde mafyatik yaşamlarını saf bir komedi ile anlatarak son dönemlerin en sevilen yapımları arasına girmeyi başarıyor. Beyazperdelerimiz ve TV ekranlarımızı delikanlı tavırları ile dolduran sert adamların "felakete" sürüklenen halleri bir seri filmine dönüşse de öteki yapımlar ilk filmin kalitesini yakalayamadığı düşünülüyor. Ancak gişede her film bir öncekinden çok daha fazla başarı elde etti.


İtirazım Var (2014)

TRT için yaptığı Leyla ile Mecnun dizisi ile asıl şöhrete kavuşan Onur Ünlü ile listemizin sonuna geliyoruz. Yönetmenin oluşturduğu komedi anlayışı içinde İtirazım Var filmini seçmemizin tek sebebi onun son yapımı olmasından kaynaklanıyor. Kendisin belirttiği on filmlik "Milli Cinayet Koleksiyonu"nun üçüncü ayağı olan bu film bir "dedektif imamı" konu ediniyor. Onur Ünlü, 1914'te Osmanlıca yazılan aynı isimli seri ile hikaye bazlı bir yakınlık kurmasa da o eserin, kendisini etkilediği fikri çok da saçma olmayacaktır. Ünlü, bu on film fikrini gerçekleştirebilir mi bilemiyoruz. Şimdilik geleceğe dair verebileceğimiz tek haber yönetmenin, "Kırık Kalpler Bankası" isimli yeni filminin çekimlerini tamamlayıp yapım sonrası aşamaya geçtiği.



AHMET TOĞAÇ

Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir