27 Ocak 2017 21:51

Yeni dünyanın yeni Westernleri

Son yılların en çok dikkat çeken western filmleri.

Sinema dünyasında, ilk zamanlarda macera filmlerinin alt dalı olarak sınıflandırabileceğimiz western hikayeler, gün geçtikçe kendilerini öyle geliştirdiler ki bağlı oldukları maceraları aştılar. Alt metinlerinde, Amerikan tarihi ve Kızılderililer üzerine önemli tezler barındıran westernler her dönemde belli değişimler geçirerek bu günlere kadar geldi. Yapımcılara zaman zaman ekonomik olarak büyük kazançlar sağlayan westernler, ABD’nin belli dönemlerinde yanından geçilmeyen filmler oldu. Dünyanın her coğrafyasında yeniden çekilen “kovboy” hikayelerini bugün, yeni biçimleri ile sizlerin beğenisine sunacağız. Bakalım geçmişten bu yana westernler kendilerini nasıl yenilemişler. Karşınızda son birkaç yılın dikkat çeken western filmleri.


Hell or High Water – 2016
90’ların ortalarından bu yana TV dizilerinde belli başlı görevler alan Taylor Sheridan, gerçek kimliğini senaryo yazarlığında buldu. Yazdığı ilk senaryo 2015 yılında dönemin yükselen yönetmeni Denis Villenneuve tarafından “Sicario” ismiyle filmi alınmıştı. David Mackenzie’nin çektiği Hell or High Water ise yine Sheridan’ın kaleminden çıkma. Türkiye için henüz vizyon tarihi belli olmayan “Wind River” isimli filmde de hem yazarlık hem yönetmenlik yapan Sheridan, adını daha da duyuracağa benziyor. Çünkü Hell or High Water ile geçtiğimiz günlerde açıklanan Oscar ödüllerine “En iyi orijinal senaryo” dalından aday oldu. Ayrıca yapım “En iyi film ödülün”de de yarışacak ancak rakipleri bir hayli güçlü. Normal standartlardaki bir westerne göre hayli sade düzeyde bir hikayeye sahip olan Hell or High Water, 21.yy’da geçen bir western izlemek isteyenlerin tüm isteklerini karşılayabilir. 21.yy’da nasıl western yapılır mı diyorsunuz? Evet belki eski tarzda kovboylar, Apaçiler etrafta dolaşmıyor ancak western dünyanın yeni bir düzeni var. Anlayacağınız Texas’ta değişen fazla bir şey yok.



The Revenant – 2015
Daha önce yoğun bir kışın yaşandığı “Vahşi Batı” kasabasına uğramamışsınızdır. Ancak geçen sene Oscar’da “En iyi film”e aday olan Revenant, içinde neredeyse tüm western dinamiklerini barındıran bir yapım. Bu dinamikleri “yarı-yerli” bir adamın bakış açısından anlatan Revenant’ın yaptığı tek şey seyircinin ezberlendiği klişeleri farklı bir pencereden ona göstermek. İnsanlığın yüzyıllardır devam eden hikaye anlatma geleneğini düşündüğümüzde artık hiçbir hikayenin özgün olmadığını kabul etmemiz gerekiyor. Ancak Revenant gibi bilindik hikayeleri tepe taklak eden zeki yapımlar olmadığı sürece de emin olun izlediğimiz şeylerden sıkılacaktık.


The Hateful Eight - 2015
Şimdiye kadar bilindik kalıplara farklı bakış açısından aktaran ve westerni günümüze taşıyan iki ayrı filme kısa bir bakış attık. The Hateful Eight ise bu ikiliden çok daha farklı biçimde kendini konumlandırıyor. Çünkü onun derdi ne westerne yeni bir bakış açısı kazandırmak ne de modern Amerika’ya taşımak. O sadece westerni “Tarantinolaştırıyor”. Evet, muhtemelen bu kelimeyi daha önce duymadınız. Çünkü Tarantinolaştırmak terimini az önce ürettik. Sizce de uygun değil mi? Daha önceki filmlerinde gördüğümüz dinamikleri westerne taşıyan Quentin Tarantino, son derece keyifli ve bol vahşet içeren bir westerni bizimle paylaşıyor. Tabi ki olmazsa olmaz geniş oyuncu kadrosu ve “muhteşem” Samuel Jackson’u ile beraber.


A Million Ways To Die In The West – 2014
Western çıktığı dönemden bugüne kadar her şeye dönüştü. Ancak tür içindeki yapımlar, herhalde hiç bu kadar bariz biçimde komik olmaya çalışmamıştır. Filmin orijinal ismindeki nüans bile neredeyse “Beni izle, yeteri kadar gülmezsen paran iade.” diyor. Yalnız bu ismin tek kötü yanı, İngilizceden Türkçeye çevirideki anlam ve kafiye kaybıdır. “A Million Ways, To Die In The West” gibi bir vurgulama ile kafiye yaratan isim Türkçeye “Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı” şeklinde çevrildi (Orijinal çeviri: (Vahşi) Batı’da Ölmenin Bir Milyon Yolu). Üzerine böyle keyifli bir sohbetin yapılacağı isme sahip olan filmin kötü olma ihtimali de çok azdır. Hele ki filmin yaratıcılarının daha önce Family Guy gibi bir fenomeni ortaya çıkartmış olması, bu ihtimali daha da aşağıya çekiyor. Western hikayelerdeki klişeleri derleyip, onları komedi ile harmanlayan film, kadrosuna Liam Neeson ve Charlize Theron gibi büyük oyuncuları da katınca izlenmeye doyulmuyor. Ayrıca daha önceki işlerinde yani Family Guy’da Peter, Stewie, Brian Griffin ve Ted filminde Ted’i seslendiren senarist/yönetmen Seth MacFarlane, yine kendi yarattığı başrolü canlandırıyor. Hem de bu sefer “cismen”.

AHMET TOĞAÇ
Yorumlar
    Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Son Haberler

    Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

    Mynet Sinema, vizyondaki filmler hakkında detaylı bilgi edinebileceğiz, filmlerin seans ve gösterimde olduğu salon bilgilerini kolayca öğrenebileceğiniz, güncel haberleri takip edebileceğiz, kullanıcıların içerik paylaşabildiği kapsamlı bir sinema sitesidir. Kullanıcılar siteye; film, oyuncu, yönetmen, teknik ekip(yapımcı, müzik, vs..) gibi alanlarda bilgi ekleyebilir, filmler için fotoğraflar ve fragmanlar yükleyebilir, kişisel listelerini oluşturabilir.

    İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

    Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir