Düşler, Tutkular & Suçlar

The Dreamers

0 kişi izlemiş. | 33 kişi izlemek istiyor.

Henüz videosu bulunmamaktadır.

Düşler, Tutkular & Suçlar Hata Bildir
  • IMDB Puanı : 7.2 / 10
  • Filmin Puanı : 7.7 /10  - filmin yorumlarını oku
  • Filmi Oyla :
     (506 oy) sen de oy kullan!
Film bilgisini sitenize ekleyin

 

Filmin Konusu

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir.

Zamanla, konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır. Düşler, Tutkular & Suçlar - Dreamers, The

Galeri

Henüz fotosu bulunmamaktadır. Foto ekle


Yorumlar
  • Sinema askiyla yapilmis bir film the dreamers...Hayatlarimiza disaridan , tanrinin gozuyle baktigimizda daha guzel , daha kolay gelir ve bu yuzden sinemayi severiz diyor ve kesinlikle ben de bu sekilde dusunuyorum ve bu yuzden sinemayi seviyorum.Aslinda tam bir genclik filmi , gencligin enerjisi , anarsist ruhu , isyani , cinsellige bakis acisi , ilgileri...Her seyiyler filmdeki uc gencin gencliklerinin doruklarindaki yasamlarina tanik oluyoruz...Yarini dusunmeden yasiyorlar , polislerle savasirken , kucuk cinsel oyunlar oynarkenki hazzi hicbirseye degismiyorlar.Onlar icin tek kacis yolu var: ya gaz ufleyen bir boruyu soluyarak olecekler ya da sokaklara cikip isyan edecekler ve politika ve sinema ve seks...Film bircok filme gondermede bulunyor ve bunu sahne ya da replik gecisleriyle cok hos bir sekilde yapiyor ve filmin en onemli ve basarili kismi karakterleri kimi zaman ayiran kimi zaman birlestiren aynalarin kullanimi(Kieslowski nin en cok kullandigi yontemdir).Mesela Matthew in iki kardesten once ne kadar ayri ancak film suresince onlara adim adim yaklastigini anlatmak icin farkli yollara basvuruyor.Ilk bulusmalarindan sonra bir yol ayriminin bir tarafina Matthew i yerlestiriyor ve diger yolda isabelle ile Theo nun ilerleyisini izliyoruz.Bir de bir sahnede yolda ucu yururken birden Theo ile Isabelle bir kafenin icerisine giriyor , Matthew ne oldugunu sasiriyor.Pencerelerin ve cercevelerin ardindan iki kardesin, sokakta ise Mattew in ilerleyisini izliyoruz sonra bir kapiya geldiklerinde kardesler kapiyi acip Matthew i " Artik sen de bizdensin " diyerek iceri aliyorlar.Ancak yeni arkadaslari Matthew onlara bir yere kadar ait olabiliyor ,degistirmek istedigi seyler var , onlari bazen elestiriyor ama fayda etmiyor(Vicky , Cristina .Barcelona yi hatirlatti bu bana).Bir sahne var ki aslinda her seyi ozetliyor.Kuvette yattiklari bir sahnede ucunun de kafasi ayri bir aynaya yansiyor ve soyle diyor Bertolucci " Beraber de olsalar aslinda ucu de tek basina.Hepimiz yalniziz." .Sonuc olarak sinemaya ve ustalara saygi durusu niteliginde, itinayla yazilmis ve cekilmis , akillardan silinmeyecek sahneler barindiran muhtesem bir film....10

  • Bir filmi izleyicinin iyi veya kötü olarak algılaması, esasen filmle alakalı bir konudur; izledikten sonra kafanızda "iyiydi", "kötüydü" veya "ehh fena sayılmaz" gibi yargılar oluşur. Söz konusu yargının oluşumunda film esaslı unsur olması gerekirken kimi filmlerde başka unsurlar ön plana çıkabilir, örneğin filmdeki oyunculardan biri etkileyebilir bu yargınızı ve kötü de olsa film o oyuncu için daha bir ılımlı yaklaşırsınız filme. Veya yönetmeni iyidir filmin, kötü olduğu halde o kadar da kötü gelmez film size... Tıpkı bir başyapıt olmayan The Dreamersta olduğu gibi. Bir başyapıt değil kanımca, hele Bertoluccinin başyapıtı hiç değil...Dreamersta Bertolucci 1968 Parisinde geçen bir hikaye anlatıyor bize. 1968 Parisi diyorum ama aslında küçük bir sahne dışında pek de göremiyoruz Parisi, ama o evin Pariste olduğunu biliyoruz. Parisi göremediğimizi söylesem de hikayenin geçtiği evin 1968lerin ambiyansına sahip olduğu da bir gerçek. Bu konuda yönetmen kesinlikle başarılı. Bir ev ortamında dönemin havasını verebilmek kesinlikle bir yönetmenlik başarısı olsa gerek...Aslında bu filmi beğenmememin en temel nedeni 68 kuşağı ile bağdaşmayan ögeler içermesi filmin ve özellikle de (tam olarak olmasa da) ensest… Tek kelimeyle mide bulandırıcı benim açımdan. Erotik ve hatta pornografiye yaklaşan unsurlara hiçbir itirazım yok ve hatta gerekli olduğu bile savunulabilir ancak ensestin ne gibi bir ilintisi var 68 ruhuyla anlayabilmiş değilim. "Savaşma Seviş" felsefesinin, kiminle sevişileceği konusunda bunu kastetmediğini gayet iyi biliyorum : ))) (bununla ilgili son olarak bir not: Hukuk fakültelerinde hukuk normu haline gelmiş tek doğa kanununun "ensest" olduğu öğretilir öğrencilere)Çeşitli yorumlarda da okudum, 68'li yılları anlatırken film, aslında dönemin siyasal ortamına pek de değinmediğini ve hatta Bertolucci'nin Paris'e aşık olmasına rağmen Paris'in hemen hemen hiç görünmediğini okudum. Kesinlikle doğru. Sinekritiklerde bunun bilinçli yapıldığını okudum. Elbette bunlara yeterince değinmeden dönemin ambiyansı bir evde hissettirebilmek başlı başına bir başarıdır ancak bir parça daha gösterilmiş olsa daha iyi olur, göze daha hoş görünürdü diye düşünüyorum…Oyuncular… Bence filmde en başarılı unsur. Oyuncuların performansları tek kelime ile kusursuz. Louis Garrel ve Michael Pitt'in ismini bu filmden sonra pek duymasak da (Pitt'in de rol aldığı The Village hariç) Eva Green için aynı şey geçerli değil. Green'i ses getiren başka filmlerde de gördük…Okuduğum yorumların çoğunda izleyenler filmi epey beğenmişler aslında. Ben kendi adıma izlediğime pişman değilim kesinlikle, ancak izlediğime de hiç mutlu olmadım. Şundan çok eminim ki bu filmin yönetmeni Bertolucci yerine bir başkası olsaydı muhtemelen bu denli beğenilmezdi. Bertolucci filmlerinin bir çoğunu izlemiş bir sinemasever olarak diyebilirim ki, Bertoluucci'nin iyi filmlerinden biri değil The Dreamers. Kendi adına kötülerinden biri bence. Filmi izlediğime pişman olmadığımı söyledim ancak hayal kırıklığına uğradım maalesef. İzlememiş arkadaşlar için izleyin veya izlemeyin kabilinden bir şey diyemem, en iyisi izleyip kendileri versinler kararı. Son bir not: Film ortalama bir sinema izleyicisinin ilgisini çekmeyecek cinsten, ona göre…

  • Büyük yönetmenlerin neden büyük olarak anıldıklarını anlatabilecek filmlerden biri olarak görebiliriz the dreamers ı. Oyuncuların muhteşem seçimi, arkafonun gerçekten arkada ve heran anımsatılarak, ön planda yaşanan 3 kişilik radikal bir aşkın kusursuz anlatımı, eski filmlerden alıntılar, hendrixten, joplinden, the doorstan müzikler, keyif ve merak sürekli üst düzeyde tutularak seyircinin dikkatinin sürekli filmde olması gibi birçok özellikleri içermesiyle the dreamers filminin usta elinden çıktığı apaçık ortadadır.İkiz kardeşler arasında olan ilişki filmin başında ensest bir ilişki olarak düşünülebilinir ancak film ilerledikçe bertoluccinin kardeşler arasında olan gerçek, saf ve yaşanılması muhteşem bir aşkı bize ne kadar güzel anlattığını görebiliriz. Film içerisinde yer alan ufak ayrıntılarla, insanların kişiliklerinin durumlar karşısında aldığı değişiklikler, tepkiler gerek aile içinde gerekse 3lü içinde ve toplumun o zamanki sosyolojik durumu da göz önüne alınarak güzel vurgulanmıştır. Isabellenin heykel olduğu o sahnenin ise muhteşem bir sinema adamının beyninden çıktığını ve unutulmaz sahneler arasında yer alıcağını düşünüyorum. Az bulunur derecedeki zarif güzelliğiyle ve oyunculuğuyla Eva Greenin de bu filmle ünlü bir aktris olmaya giden ilk adımı attığını söyleyebiliriz.

  • filmin bir yandan çarpık cinselliği olağan gösterirken bir yandanda bunun sebeplerini açıklıyor.tam bir avrupa filmi.pornografik öğeler bir nebze insanı rahatsız etsede filmin anlatmak istediği ironiyi farkettiğinizde pek önemi kalmıyor. izlenmesi gerek ama çok çok iyi bir filmi? maalesef...7/10

  • of çok çok güzel,sıradışı,psikolojik ve başarılı bir dönem filmi.bu filmi kesinlikle pornografik olarak değerlendirmemek lazım cinsellik üzerinde durulmuş çokça ama bu film bambaşka şeyleri anlatıyor dostluğu,aşkı..ve hiç bi zamanda o cinselliği göze sokmuyor yönetmen.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

Oyuncular ve ekip

tümü >>

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?


Hayranları
tümü >>
Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?
Mynet sinema kalitesiyle Düşler, Tutkular & Suçlar filmi hakkında bilgi alabilir, oyuncuları, konusu, yorumları okuyabilirsiniz. Ayrıca filmin yönetmeni, haberleri, afiş, fotoğrafları, seans ve Düşler, Tutkular & Suçlar filmi puanı bilgilerine kolayca ulaşabilirsiniz.
İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir