Üç Renk: Beyaz

Three Colors: WhiteTrzy kolory: Bialy

0 kişi izlemiş. | 3 kişi izlemek istiyor.

Henüz videosu bulunmamaktadır.

Üç Renk: Beyaz
  • IMDB Puanı : -
  • Filmin Puanı : 8.4 /10  - filmin yorumlarını oku
  • Filmi Oyla :
     (210 oy) sen de oy kullan!

 

Filmin Konusu

Karol, Paris'te yaşayan Polonyalı bir kuafördür. Evliliklerini cinsel açıdan doyurucu bulmayan bir Fransız olan karısının kendisini boşamasının ardından, bir de kuaför salonunu ateşe vermesi, üstelik zavallı adamı kundakçı olarak gammazlaması bardağı taşırır.

Memleketi Polonya'ya dönemeyecek kadar parasız ve duygusal olarak çökmüş olan Karol, hala sevdiği karısıyla durumu eşitlemek için fantastik bir plan yapar...

Kieslowski'nin Fransız bayrağının renkleriyle adlandırdığı meşhur üçlemesinin ikinci ayağı olan Beyaz, "Eşitlik" temasını işliyor. Bunu yaparken, en alışılmadık yöntemlere başvuruyor ve alaycılıktan ödün vermiyor.

Öykünün merkez karakterinin, kendisini küçük düşürmüş olan -Julie Delphy'nin canlandırdığı- eski karısını tekrar kazanmak için intikam alarak onu incitmeyi seçmesi çok çarpıcı. Usta sinemacı Kieslowski, modern ve en özgürlükçü toplumlarda bile "Eşitlik" kavramının mümkün olamaması, aşkta ve savaşta en "güçlü" olanın en "eşit" olduğu bir dünyada yaşıyor olmamız durumunu dahice bir yöntemle tiye alıyor.

Yine de Beyaz, ne Mavi'nin görsel estetiğine, ne de Kırmızı'nın dramatik yoğunluğuna sahip. Üçlemenin en zayıf halkası olsa da, artık hayatta olmayan yönetmeninin sinemasını idrak etmek için mutlaka izlenmesi gereken bir yapım. Üç Renk: Beyaz - Trois Couleurs: Blanc

Ç.K.

Galeri

Henüz fotosu bulunmamaktadır.


Yorumlar
  • iyi işte

  • Üç Renk: BeyazYönetmen: Krzysztof KieslovwskiÜçlemenin "eşitlik" kavramı üzerine kurulu ikinci halkası Beyaz… Polonya asıllı Karol (Zbigniew Zamachowski) ve fransız Dominique'in (Julie Delpy) boşanma davalarıyla başlar film. İkiside kuaför olan çift bir kuaförlük yarışmasında tanışmıştır, başlarda herşey seyrinde ilerlerken Karol'un kendi topraklarından ayrılıp eşiyle Fransa'ya yerleşmesiyle iktidarsızlık sorunu baş göstermiş ve beyaz tenli güzelimiz bu sorun üzerine boşanma davası açmıştır. (Yönetmen burada, Karol'un iktidarsızlığıyla aslında Polonya'nın Batı Avrupa üzerindeki iktidarsızlığına vurgu yapmış) Dilini bilmediği bir ülkenin mahkemesinde kendini savunamayan Karol hakime, aslında herkese ilk soruyu sorar: "Eşitlik nerede?" (filme ruh veren "eşitlik" kavramının geçtiği ilk sahnedir.) Karol, davadan sonra yabancı bir ülkede beş parasız kalır, kendi ülkesine gidecek kadar bile parası yoktur. Dominique çoktan bi valize doldurduğu eşyalarını oraya bırakıp gitmiş ve yalnız bırakmıştır onu.(Dominique karakterine hayat veren Delpy, acımasız tawırlarıyla nefret edilesi güzellikte bir performans sergilemiş) Geçimini kazandığı tarağıyla metro istasyonunda kendi ükesine ait şarkıları çalarken Nikolaj'la tanışır, Nikolaj'da Polonya asıllıdır ve ülkeye girişine yardım eder Karol'un. Filmin buradan sonrası adeta kendi topraklarında can bulmaya çalışan,yeniden filizlenen ve zamanla bambaşka birine dönüşen Karol'un hikayesi…Ne mi yapar Karol? Yıkılan sosyalist rejimden sonra Polonya'yı etkisi altına alan kapitalist rejimin kollarına bırakır kendini. Serbest Pazar ekonomisiyle kısa yoldan zengin olmak çok kolaydır, birilerinin sırtına basıp zirveye tırmanmak olağandır… Bu olağanlıktan yararlanmaksa Karol'un en doğal hakkıdır,hele ki yaşadıklarından sonra. Eski eşine karşı aşk ve intikam ateşiyle yanmakta olan Karol çok sinsi bir plan hazırlar. Bakalım eşinin ülkesinde düştüğü duruma eski eşini düşürebilecek midir ?Küçük bir adamın bu dünyada varolduğunu ispatlama çabası aslında film… Yönetmen eşitlik kavramını "eşitsizlik" temasını gözümüze sokarcasına işleyerek anlatmış bizlere. Eşlerin eşitsizliğinden toplumların eşitsizliğine oradan ülkelerin eşitsizliğine geçiş yapmış usulca… beyazın saflığını anlamak için siyahın dibine vurmak gerekir bazen. Yönetmen de tam olarak bunu yapmış işte. Eşitsizlikle başlayıp karanlıkta kalan hayatlarla biten bir film; Beyaz…

  • Karol Karol...Son sahneside ağlamamak mümkün mü ?

  • Kieslowski gerçekten bir sinema ustası...Filmlerinde sinemanın bir sanat dalı olduğunu kesin bir anlatımla belirtiyor.Beyaz filmi gerçekten de usta işi bir yapım oyunculuklar,atmosfer,Fransa ve Polonya manzaralarındaki Kieslowski yorumu ve Kieslowski kamerası...Üçlemeyi seyredince keşke hayatta olsaydı da daha bir çok filmini görebilseydim diyorum...Üç renk serisini mutlaka görün...

  • Filmin şiirsel anlatımı izleyicinin konuya hakimiyetini artırmakla beraber Karol karakterinin "aşk"ından intikam almak için göze aldıklarını, yaptıklarını, uğraşlarını derin ve etkileyici bir şekilde izleyiciye ulaşmasını sağlıyor. bütün bunlar, filmde ne kadar az görünse de Dominique yörüngesinde gelişmesi ve Dominique karakterinin "beyaz" tenli oluşu mükemmel uyum sağlamış.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

Oyuncular ve ekip

tümü >>

Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?

Hayranları
tümü >>
Artık sinema biletinizi cep telefonunuzdan satın alabileceğinizi biliyor musunuz?
Mynet sinema kalitesiyle Üç Renk: Beyaz filmi hakkında bilgi alabilir, oyuncuları, konusu, yorumları okuyabilirsiniz. Ayrıca filmin yönetmeni, haberleri, afiş, fotoğrafları, seans ve Üç Renk: Beyaz filmi puanı bilgilerine kolayca ulaşabilirsiniz.
İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Yasal Uyarı

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir